Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Barış ve refah içindeki Suriye birkaç yıl içinde nasıl oldu da kan donduran vahşet fotoğrafları ile anılan bir harabe haline geldi? Barış ve refah içindeki Libya birkaç ay içinde nasıl oldu da devlet başkanını linç etme görüntüleriyle gündeme geldi?Kadim Mısır toprakları nasıl oldu da iki yıl arayla iki kanlı darbeye sahne oldu?Ortadoğu ateş çemberine nasıl düşürüldü?Çok değil 16 Nisan 2011 tarihli ve “İSYANCILARI ABD EĞİTMİŞ” başlıklı haberde şöyle deniliyordu:“Ortadoğu’da isyanlarla başa çıkmaya çalışan diktatörlerin ‘ülkemizi dış güçler karıştırıyor’ iddiasının çok da gerçekdışı olmadığı ortaya çıktı. Amerikan gazetesi New York Times, Kongre’den demokrasiyi teşvik etmek için yılda 100 milyon dolar alan National Endowment Fonu’nun finanse ettiği kuruluşların, başta Mısır ve Bahreyn olmak üzere birçok Arap ülkesindeki eylemcilere ‘demokrasi dersi’ verdiğini ve bu kişilerin büyük kısmının sonradan isyan hareketlerinin kilit liderleri haline geldiğini yazdı.”Aynı haberin ‘Askerleri de eğittiler’ başlıklı bölümünde ise şöyle deniliyordu: “Mübarek’in 42 yıllık yönetiminin çöküşüne yol açan protestoları internetten örgütleyen gençlik hareketinin kurucusu Başim Fethi, toplantıyı şöyle anlattı: ‘Nasıl organize olacağımızı öğrendik. Bu devrimde bize çok yardımcı oldu. Ama ABD aynı zamanda birçoğumuzu hapse atan güvenlik teşkilâtını da eğitiyordu’.” (16 Nisan 2011, Milliyet) ABD, Mısır’daki isyancıları ve onları hapse atan emniyet teşkilâtını eğitirken diğer Batı ülkelerinin boş durduğu düşünülemez. Demek ki Batı, kendi vatandaşlarını birlik-bütünlük için eğitmekle kalmıyor, başka ülke vatandaşlarını da gruplara ayırarak farklı istikametlerde eğitebiliyor ve bu grupları karşı karşıya getirebiliyor. Şimdi vicdan kabul etmez işkence fotoğraflarıyla gündeme getirilen Suriye de millî eğitim ve millî savunma yarışını önemsemeyen diğer Ortadoğu ülkelerine revâ görülen aşamalardan geçiriliyor:1) Sorun aşaması: Ülkedeki huzur ve güvenliğin bozulması süreci; yasadışı silâhlı örgütlerin devlet topraklarından bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya yönelik terör/isyan faaliyetlerinin devlete “çatışma/savaş” olarak kabul ettirilmesi süreci. 2) Çözüm aşaması:a) Ülkede akan kanın durdurulması, güvenliğin sağlanması gerekçesiyle başlatılan “çözüm süreci”. Yani birlik sisteminin yıkılarak halkı gruplara ve ülkeyi bölgelere ayıran çoğulcu sistemin kurulması süreci. b) Ülkede oluşturulan bölgeler arasındaki barışın sağlanması gerekçesiyle başlatılan “barış süreci”. Yani özerk bölgelerin ayrı devlet haline getirilmeleri süreci. Gerçek şudur ki Suriye halkı içine düşürüldüğü ateş çemberinden ancak kendi azim ve kararıyla çıkabilir. Av. Gülseren Aytaş /Yeni Mesaj
25 Ocak 2014 - 20:30
News ID: 500422
BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, 22 Ocak’ta başlayan Cenevre-2 Konferansı’nda böyle söylüyordu: “Suriye önceden barış ve refah içinde bir ülkeydi. Defalarca ziyaret etmiştim.” (22 Ocak 2014, TRT-Türk)