Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- 1400 yıl peşimizdeler. 500 yıl önce ordularıyla geldiler düzlükte bir tek diri insanımızı bırakmadılar. Dağlarda, vadilerde hayvanlar gibi yaşamaya mahkum edildik. Köle edildik serf olduk. Sadece yaşam hakkı için elleri altında inledik durduk. Ama yılmadık, kimliğimizi inancımızı değiştirmedik direndik. Biz 3000 yıllık direniş sürecinin sonucuyuz, imparatorluklar gelip geçti ve şu an tarihte esamisi bile kalmadı ama biz dimdik ayaktayız alın yazımıza direnmek yazılı bizde bu kaderi yaşamaktan kaçmadık direndik ve hep kazandık; çok acı çektik ama yok edemediler. Tarih bir üst aşamada aynıyla tekrar ediyor, selefi caniler vahşeti aratacak cehennemi kıyımla Maan’da halkımızı doğradılar (9 Şubat 2014 / Pazar; 70 ölü, bir dizi kayıp ve sayısı bilinmeyen esir). Bu son üç yılda 11. Toplu kıyım yapıldı. Sonuncuları Adra kıyımı ve öncesi Sılnfi kıyımıydı; 350 esir kadın çocuk yaşlı hala ellerinde, şeyhimiz Bedreddin Ğazal’ı hunharca katledilmişti.Burası Maan. Burası inancı için ayrımsızca insanlığın katledildiği yer. Ben de katloldum halkımda katloldu. Burada bir kez daha gömüldük, yok ettiklerini sandılar ama biz yeniden acılarımızdan doğduk. Maan’da Anka kuşu, bir daha belirdi ve yaşama kanat çırptı. Bu inancın ilkeleri arasında reankarnasyon var; cenneti de cehennemide yeryüzünde bilir cehaleti cehennem aydınlanmayı bilgiyi cennet sayar. Yeniden doğuş dengesini madde ve ruhun yok edilmezliği ilkesine bağlar. Pozitif bilim gibidir bu inanç, iyilik yapanların yeniden daha mutlu insan olarak yeryüzünde yaşam sürdürmek üzere döneceğine inanır. Kötülerin ise insanlıktan çıkmış donlara bürüneceğine inanır. Bu ölüm yaşam dengesinde hiçbir Alevi’yi öldüremezsiniz, yok edemezsiniz. Onu yok etmeye gelseniz bile sizinle alay eder, çünkü o sırrı biliyor ölüm yaşam dengesini ve yaratıcının kudretini göğsünde bir sır olarak taşıyor… Maan’da hepimiz katledildik ama yeniden doğduk ve direnme mevzilerinde bu vatanı korumaya bu halkın yaşam hakkını savunmaya devam ediyoruz. Buradan, bu ölüm kalım mücadelesinde kimsenin sesiz kalmaması gerek diyorum insanın yaşam hakkını kabul eden tüm erdemli insanlar selefi cinayet şebekelerine karşı bir biçimde duruş sergilemelidirler.Son olarak Antakya’nın, Samandağ, İskenderun, Adana, Mersin’in inanç önderi şeyhlerine sesleniyorum neredesiniz… Sonra tüm Anadolu Alevilerine ve tanrı inancı rahmetle dolu tüm Sünnilere sesleniyorum… Kardeşleriniz, halkınız yaşam hakkı mücadelesinde vatansever tüm Suriye halkı omuz verirken Sünni, Dürzi, Hıristiyan ve tüm etnik topluluklar ve din adamları Maan katliamını şiddetle lanetlerken siz utancınızla hala diktatör Erdoğan’ın kurduğu baskı rejiminden korkunuzla sesinizi bile çıkartmaktan acizsiniz. Siz zaten hep acizsiniz, yiyip içmeyi yaşam sanıyorsunuz güzel arabayı saray gibi evleri yazlıkları yaşam sanırsınız ama Suriye’de kardeşlerinizi doğrayan eller in kampları topraklarınızda bıçakları da bilenmiş halde boğazınızı kesmek üzere pusuda bekliyor ama siz hala uyuyorsunuz. Utanın, o utanmaz suratınıza bir şamar vurun da kendinize gelin, aynaya bakın gerçek katili göreceksiniz artık kendinize gelin.Sanmayın ki aranızda erdemli onurlu yiğitleri de utanç girdabında katledebilirsiniz. Onlar size de sizin gibilere de onur dağıtacak duruşları er ya da geç sergileyecektir. Beyler yerinizi belirleyin bu ağır sözlerimin derinde yatan anlamını bilince çıkarmaya çalışın. Bu topraklarda bir tek siz yaşamayacaksınız, gelecek kuşaklarınız karşısında sorumlu olun bu da yeter.Mihrac Ural /tahahaber
10 Şubat 2014 - 20:30
News ID: 505175
Burası Maan. Burası inancı için ayrımsızca insanlığın katledildiği yer. Ben de katloldum halkımda katloldu. Burada bir kez daha gömüldük, yok ettiklerini sandılar ama biz yeniden acılarımızdan doğduk.