4 Mart 2014 - 20:30
ABD’nin çelişkili Ortadoğu siyaseti

Amerika Başkanı Obama Siyonist İsrail Başbakanı Netanyahu ile beyaz sarayda gerçekleştirdiği görüşmede, Tel aviv Washington’un Filistin’de sözde barış için ileri sürdüğü planı kabul etmediği takdirde uluslararası arenada inzivaya itileceği uyarısında bulundu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Obama Netanyahu’dan fırsatı değerlendirmesini ve Amerika’nın planını kabul etmesini istedi. Ancak Netanyahu Amerika’nın bu bağlamda baskılarına boyun eğmeyeceğini ileri sürdü. Obama beyaz saraya girdikten sonra son beş yılda kendisinden önceki 11 başkanını yolunu izlemeye ve Ortadoğu krizine bir çözüm bulmaya çalıştı. Gerçi Obama da selefleri gibi Siyonist İsrail’in varlığını, güvenliğini koruma ilkesine bağlı kaldı ve Tel aviv’i Amerika’nın en iyi dostu ilan etti. Hatta Tel aviv’in oğul Bush döneminde kabul edilmeyen birçok taleplerinin Obama döneminde kabul edildiği belirtiliyor. Buna karşın Tel aviv’in sürekli yasaları çiğnemesi ve dünya kamuoyunun da Filistin milletine destek vermesi, Amerika yönetimini en önemli müttefiki yani Siyonist İsrail’e yönelik politikalarını gözden geçirmeye zorladığı anlaşılıyor. Nitekim Obama yönetimi Tel aviv’e hakim olan radikal akımın düşüncelerinin aksine işgal altındaki Filistin’de Siyonist yerleşke inşaatının durdurulmasını istedi ve uzlaşma sürecini yeniden başlattı. Obama yönetimine göre 21. Yüzyılda artık bir ülkeyi zorla işgal altında tutmak veya işgal edilen topraklarda yerleşke inşa etmek mümkün değil. Nitekim dünya kamuoyunun Filistin milletine reva görülen zulmün bilincine varması da Tel aviv’in müttefikleri tarafından baskı altında tutulmasına yol açıyor. Örneğin son yıllarda AB, 1967 yılında işgal edilen topraklarda faaliyet yürüten Siyonist firmalara yaptırım uyguluyor. Bu yaptırım hatta Siyonistlerin akademik çevrelerini de kapsamaya başladığı belirtiliyor. Öte yandan Gazze şeridine dayatılan 22 günlük savaş ve bu bölgede bir buçuk milyon Filistinlinin en ağır kuşatma altında insani facia ile karşı karşıya gelmesi de dünya kamuoyunun Siyonist İsrail’den daha fazla nefret etmesine yol açtığı anlaşılıyor. Bu çerçevede hatta Siyonist rejim elebaşlarının bu cinayetleri yüzünden uluslararası mahkemelerde yargılanmasından söz ediliyor. Bu şartlarda Amerikalı yetkililer Netanyahu gibi radikal siyonistlerin günümüz dünyasının gerçeklerini kabullenmeye zorlamaya çalışıyor. Fakat tarihi deneyimler eli kanlı Siyonistlerin hiç bir zaman dünya gerçeklerini umursamadığını ve bu yüzden de sürekli Amerikalı ve Avrupalı müttefiklerinin başını derde soktuğunu gösteriyor. Gerçekte Siyonistler için asla anlam ifade etmeyen tek şey barış ve Filistin milletinin haklarına uymaktır.