29 Nisan 2014 - 08:20
Ruhani’den bölge ülkelerine terörizmle mücadele çağrısı

İran İslam İnkılabı cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Pakistan başbakanı Navaz Şerif'in özel temsilcisi Sertaç Aziz'i kabulünde, bölgede sebat ve huzurun sağlanması için bütün bölge ülkelerinin terörizmle ciddi mücadele etmesi gibi önemli bir görevin düştüğünü dile getirerek, bu konuda tek bir ülkenin kendi başına yapacağı çabaların da yeterli olmayacağı gerçeğine dikkat çekti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran İslam İnkılabı cumhurbaşkanı Ruhani, dün Pakistan başbakanı özel temsilcisini kabulünde, terörizmi bölge ülkeleri ve bölge güvenliği için en büyük tehlike olarak nitelerken, bu tehlikenin bölge ülkeleri ve devletlerini tehdit ettiğini söyledi.

İran ve Pakistan ilişkilerini, dostane, samimi ve kardeşçe niteleyen Ruhani, İran İslam Cumhuriyeti'nin Pakistan'ın güvenliği, huzuru ve sebatını kendi güvenliği olarak gördüğünü belirterek, Pakistan'ın bu alandaki çabalarına her zaman destek vereceklerini dile getirdi.

İran İslam İnkılabı cumhurbaşkanı, Pakistan-İran sınırları güvenliğinin iki ülke açısından son derece öneme haiz olduğunun altını çizerken, bu konuda yaşanan kaygıların ortadan kaldırılması için her türlü önlem ve girişimlerin yapılmasının da zaruri olduğunu bildirdi.

Bilindiği gibi bölgede terörizmin artması ve yayılmasındaki en önemli sebep, yabancı güçlerin bölgedeki varlıklarıdır ve bu konu bölge halkları ve devletlerinin en önemli sorununa dönüşmüştür. Amerika, sözde terörizmle mücadele bahanesiyle 2001 yılında Afganistan'a askeri çıkartma yaptı ve ardından da bu ülkeyi açık bir şekilde işgal etti. Yaşanan bu gelişmeler Amerika'nın liderliğini yaptığını NATO güçlerinin de Afganistan'a girmesine neden oldu. Ama o tarihten bu yana Afganistan'da güvensizlik ve şiddet daha da artış kaydetti ve bunun da ötesinde bu ülkede uyuşturucu maddenin ana maddesi olarak bilinen haşhaş ekimi de yine işgalci güçlerin kontrolünde onlarca kat artış kaydetti. Yani, Afganistan'ın sözde terörle mücadele bahanesiyle Amerika tarafından işgali süreci, tamamen Afgan halkı ve devletinin zararıyla sonuçlanmıştır.

Terörizm kavramı bugün başta Amerika olmak üzere batılı ülkelerin şom çıkarlarını temin etmek için kullandıkları bir terim olmuştur. Terörizm kelimesinin nasıl da çarpıtıldığı, Amerika'nın Pakistan ve Afganistan'daki askeri ve diğer girişimlerinde açık bir şekilde görülmüştür. Zira Amerikan güçlerinin yanı sıra diğer NATO güçlerinin Afganistan'daki varlığı ve Pakistan'da ise Amerika'ya ait insansız hava araçları İHA'larca düzenlenen saldırılar sonucu her iki ülkede binlerce sivilin kanının akıtıldığına, bütün dünya şahit olmuştur ve bu cinayetler hala sözde terörizmle mücadele adı altındaki operasyonlar şeklinde sürmektedir.

Aslında Afganistan 2001'den sonra Afgan halkına adeta zindan olmuştur. Zira, her gün işlenen cinayetler, güvensizlik, uyuşturucu madde kaçakçılığı ve haşhaş ekiminin artması gibi durumlar, bu ülkede sorunların daha da büyümesine neden olmuştur.

Aslında bölgede yabancı güçlerin varlığı bölge ülkeleri sınırlarının güvensizliğine de neden olmuş. Amerika'nın bölgedeki varlığıyla teröristlerin faaliyetleri de artış kaydederken, bu durum hem Afganistan hem de Pakistan'da dikkat çekici şekilde kendini gösterdi. Elbette bu durumdan İran sınırları da müstesna değildir. Zira, Pakistan topraklarında yerleşik teröristlerin faaliyetleri ve onların batılı devletlerle işbirliği, İran ve Pakistan sınırlarının da güvensiz hal almasına sebep olmuştur. Bu doğrultuda terörist gruplar İran halkından onlarcasının kanını akıtırken, birçoğunu da kaçırmıştır. Bunun son örneği ise İran sınır güvenlik güçlerinden 5'inin kaçırılması ve biri hariç 4'ünün İran'ın diplomatik çabaları sonucu serbest bırakılmasında görülmüştür.

Pakistan'da Amerika ve emperyalist ülkelerin işbirlikçisi terörist grupların varlığı dikkate alındığında, Pakistan hükümetinin sınırların güvenliği konusunda daha çok önlem alması kaçınılmazdır.

İslami İran cumhurbaşkanın Pakistan başbakanı özel temsilcisini kabulünde vurguladığı gibi iki ülke sınırlarının güvenliği iki ülke açısından hayati öneme haizdir ve bunun için de Pakistan hükümetinin güvenlik önlemleri alması ise kaçınılmaz bir zarurettir. Aksi halde terörizmle ciddi bir şekilde mücadele edilmemesi halinde bölge ülkelerinin sınırları da güvensizlik sınırları olarak kalmaya mahkûm olacaktır.

irib

Ekler