14 Mart 2015 - 12:54
Yeni Şafak Gazetesi’nden İran İçin “Paralel Yapı” Dili…

Merkez medyanın, “İran destekli Husiler Yemen’de darbe yaptı, İran Irak’a girdi, Osmanlı şehirleri İran’ın elinde, Tikrit’te Şii kuşatması” başlıklarla kamuoyunu yanıltan Yeni Şafak ve yakın çevreler, bugün bir adım daha atarak neye hizmet ettiklerini “İran Şam İslam Devleti” başlıklı haberleri ne anlama geliyor?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Merkez medyanın, “İran destekli Husiler Yemen’de darbe yaptı, İran Irak’a girdi, Osmanlı şehirleri İran’ın elinde, Tikrit’te Şii kuşatması” başlıklarla kamuoyunu yanıltan Yeni Şafak ve yakın çevreler, bugün bir adım daha atarak neye hizmet ettiklerini “İran Şam İslam Devleti” başlıklı haberleri ne anlama geliyor?

İran’a karşı düşmanca söylemleriyle bilinen Gülen hareketi, yaptığı asılsız haberlerle gündemi meşgul ediyor. Özelikle Ak Parti hükümetini itibarsızlaştırmak için hükümeti İran’la ilişkilendiren Paralel Yapı, İran’ı da mezhep üzerinden vurmaya çalışıyor. Cemaat cephesinde bu mesnetsiz politika sürerken, İktidar nimetlerinden nemalanan Yeni Şafak gazetesi de son zamanlarda İran’a yönelik düşmanca tutumu okuyanları hayrete düşürüyor. Dış haber ve Ortadoğu konusunda önemli çalışmaları olan gazetenin genel yayın yönetmeni İbrahim Karagül, köşesinde aralıksız olarak İran’ı hedef alan yazılar yazdı. Zaman zaman yazdıklarıyla çelişen Karagül, IŞİD terör örgütünü İran’la ilişkilendirmek istedi.

Gazete’nin bugünkü manşetinde ise herkesi şaşkına çevirecek bir başlık attı. Haberin detayında IŞİD terör örgütünün İran ile ilişkisi olmadığını güçlendiren ifadeler kullanırken, IŞİD’e karşı İran destekli “khorasan” örgütünü servis etti.

Faaliyet ve yapı itibariyle IŞİD’le farkı olmayan örgütün, İran tarafından desteklendiği ve bu örgütle Osmanlı topraklarını işgal ettiğine dikkat çekiyor.

Gazete, özelikle IŞİD’in Irak’a yönelik işgal ve terör faaliyetlerini görmezden gelerek Şiileri hedef alması ise, iktidarın mezhep merkezli açıklamalarıyla denk gelmesi manidar bulunuyor.

Yeni Şafak gazetesi ve yakın yayın grupları tarafından pompalanan asılsız haberlerin arkasında ne gibi gerekçelerin yattığı bilinmezken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan ziyareti sırasında Kral’ın mezhepsel teklifleri etkili olduğu düşünülüyor.

İran’a karşı “Sünni Cephe” teklifiyle Erdoğan’a direktif veren Suud kralı, aynı zamanda Mısır diktatörü Sisi’nin de aynı halka içinde yer alması gerektiğini belirtmişti. Yemen Halk Devrimiyle büyük bir yenilgi yaşayan Suudi Arabistan, Irak’taki hedeflediği stratejik kazanım planları da suya düştü. Bu kayıplar karşısında sıra kendisine de geleceğini bilen Suud yönetimi, çareyi “Sünni” söylemlere ve hassasiyetlere sığınmakta buldu.

Hükümetin en tepesinden dillendirilen “Şİİ” eksenli söylemlerin Medyada karşılık bulması elbette yadırganamaz, ancak kullanılan dilin kin ve nefret merkezli olması, telafisi olmayan yeni hatalara dönüşeceğinden endişe ediliyor.

Peki, Yeni Şafak’ın servis ettiği gibi İran tarafından oluşturulan böyle bir MİLİS güç var mı?

IŞİD terör örgütünün Musul’u işgali sırasında Şiileri hedef alan açıklamaları ve toplu katliamlara karşı Şiilerin örgütlendiği doğrudur. Ancak Ülkedeki Şii mercilerin çağrıları doğrultusunda Sünni ve Şiiler aynı safta toplanmasına ve ülkeyi yangın yerine çeviren IŞİD örgütüne karşı cihat ettiler. Sünni aşiretlerin de yer aldığı halk komiteleri IŞİD’e karşı büyük bir zafer elde edince, özelikle Suudi Arabistan olmak üzere bazı çevreleri endişelendirdi. Bu endişelerini haklı kılmak için de bu yola başvurdukları belirtiliyor.

IŞİD’e karşı oluşturulan kuvvetlerin tamamında Türkmen, Kürt, Arap ve diğer farklı kesimlerden oluşuyor. Bu konuda bütün kesimden aynı görüşler hakim iken, Ankara ve yakın medya gruplarının mezhepçi tutumları kaygıyla karşılanıyor.

İşgal altındaki topraklarını kurtarmak için bir araya gelen ve bütün Müslüman ülkelerin duyarsız kaldığı Irak halkını destekleyen İran, neden hedef tahtasına oturtuluyor? Yeni Şafak ve benzeri medya kuruluşları IŞİD’e karşı her türlü planı hayata geçiren ve mücadele ettiğini duyuran Türkiye ve Amerika’ya karşı aynı tavrı neden sergilemedi?

IŞİD terörüne karşı üstünlük sağlayan halk komiteleri neden “İran Şam İslam Devleti” olarak servis ediliyor?

Halk mücadelesini itibarsızlaştırmak için her türlü yalana başvuran bu çevreler çaresiz kalınca konuyu “Osmanlı İlleri” söylemlerine bağlıyorlar.

Irak’ta hiçbir şekilde varlığı söz konusu olmayan El Khorasani örgütü nereden çıktı?

Musul işgaliyle birlikte ilk kez ABD tarafından servis edilen haberlerin tamamında “KHORASAN” örgütü işlenmişti. Özelikle bu hayali örgütün Suriye’de nokta operasyonları yaptığı ve korkunç yöntemlerle hareket ettiğini belirtiliyordu. Ancak bu asılsız haberler itibar görmedi ve servisten kaldırıldı.

ABD tarafından imal edilen örgüt, Yeni Şafak’ın ağzında sakız oldu

Benzer yöntemlerle kamuoyunu asılsız haberlerle yönlendiren “Paralel Yapı”la aynı nokta buluşan İktidar yanlısı medyanın kime ve hangi gerekçelerle hizmet ettiği merak ediliyor.

“İran destekli Husiler Yemen’de darbe yaptı, İran Irak’a girdi, Osmanlı şehirleri İran’ın elinde, Tikrit’te Şii kuşatması” başlıklarla kamuoyunu yanıltan Yeni Şafak ve yakın çevreler, bugün bir adım daha atarak neye hizmet ettiklerini “İran Şam İslam Devleti” başlıklı haberle gözler önüne koydular.

Ekler