Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Yaklaşık bir ay önce müttefiği Körfez ülkelerinin kral, emir ve şeyhleri ile birlikte ‘Sünni alem’ adına Şiilere karşı ‘büyük cihat’ı başlatan Suudi Kral önceki gece ani bir karar ile savaşı durdurdu. Bu bir ay içinde çoğunluğu sivil bin kadar Yemen’li öldürüldü ve bombalama sonucu her taraf yıkıldı.
Korkak Suudiler Pakistan ve Mısır’dan beklediği kara desteğini alamayınca artistlik numarasına son verdi. Tam da bu sırada Obama’nın beyzbol sopasının ucu görünmüş İran ise ‘bu saldırı durmazsa sessiz kalamam’ demişti. İki gün önce Kral Hazretlerini arayan Putin ise ona ‘bırak artık bu bayat numaraları’ demişti.
Kral Hazretleri bu numaraları hep yapıyor.
Genetik bir alışkanlık.
1770 yıllarla birlikte Osmanlıya karşı ayaklanan Vahabi Mezhepli Suud aşireti 1803’te Mekke’ye girdiklerinde Kabe hariç her tarafı yıktılar. Bugün artık Mekke ve Medine’de İslam tarihine ait hiç bir eser yoktur.
Adamlar Sevgili Peygamberin evini bile ortadan kaldırdılar.
Tek kelime ile adamlar İslam ve Müslümanlık düşmanı.
Adamlar ABD ile 1945’te imzaladıkları gizli kölelik anlaşmalarından sonra hep emperyalizm, Siyonizm ve gericiliğin hizmetinde oldular.
Dünyanın neresinde olursa olsun CİA’nin işaret ettiği tüm ‘İslami’ parti, örgüt, cemaat, grup, gazete, dernek ve oluşumlara para ve ideoloji desteğinde bulundular.
Arap ve Müslüman ülkelerinde din ile ilgili yaşanan tüm karanlık ve kanlı sorunların arkasında hep Suudiler olmuş ve öyle devam ediyor.
Suudilerin milyarlarca doları CİA’nin anti- Komünizm projelerinin emrine verildi. ABD’nin düşman bellediği herkes Suudi ailesinin de düşmanı oldu. ABD ise her zaman Suudilerin sapık ve sapkın hayallerine destek verdi bazen de provake etti.
ABD gerektiğinde bu sapık ve sapkın ideolojik yapıları çok iyi kullandı.
Petrol ve silah tekelleri ile Yahudi lobilerini unutmayalım.
Çok örnek var ama en somut ve etkin olanı Taliban ve Kaide.
‘Arap Baharı’ sürecinde IŞİD, NUSRA, ÖSO ve benzeri yüzlerce örgüt.
Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Irak, Somali, Nijerya…
Öncesinde Afganistan, Pakistan, Cezayir, Sudan, Lübnan…
Adamlar Allahu Ekber nidaları ile insan öldürüyor.
Hepsinin ideolojik kaynağı Müslüman Kardeşler.
Arap ülkelerinde iktidara geleceklerdi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bölgenin lideri yani Halifesi olacaktı. Hem de Suudi ve müttefiği Körfez ülkelerinin çağ dışı, bağnaz, gerici ve ilkel kral, emir ve şeyhlerinin siyasi ve mali desteği ile.
Ama olmadı.
Olamazdı da.
İnsanlar çağ atlarken siz çağı geriye atlatamazsınız.
İnsanlar her türlü bağnazlıktan kurtulma mücadelesi verirken siz insanlara papağan gibi aptalca iki kelimeyi tekrarlattıramazsınız.
İnsanlar onurlu ve ilkeli olmanın erdemliğini yakalamaya çalışırken siz insanlara ilkel kalmaya zorlayamazsınız. Paranızın gücü ile dönek, yalaka ve ruhsuzları satın alabilirsiniz.
Hatta başarır gibi görünebilirsiniz ama aslında kaybeden hep siz olursunuz.
Bakmayın siz Suudilerin göreceli varlığına.
Allah’a inanıyorsak en büyük intikam onlardan alınacak ve alınmalıdır.
Adamlar ellerinden gelse Kabe’yi yıkarlar.
Kabe’nin çevresinde diktikleri gökdelenlerle ne demek ve ne yapmak istedikleri ortada!
Ama hiç bir Müslüman ülke ve lider sesini çıkaramıyor.
Adamların çok parası var ve herkesi susturuyorlar.
Yani herkesi satın alıyorlar.
Esad’ı Esed yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan keşke Suud’a da yeni bir isim bulsa.
Bulsa da Osmanlı’nın intikamını alsa. İşte o zaman Osmanlı olmanın heyecanını hep birlikte yaşar Medine ve Mekke’e üzerinden Yemen’e uzanırız.
Tam da Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılını kutlarken.
Orada ‘Aynalı Çarşı’ yok ama Türküleri çok acıklıdır!
Hüsnü Mahalli