Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Suriye sahasındaki şartların değişmesi, Rusya güçlerinin Suriye’den beklenmedik şekilde geri çekilmesi ve Halep etrafındaki stratejik Han Tuman şehrinin yeninden düşmesi, Suriye krizinde yer alan aktörlerin ve tekfirilerin taktiğinin değişmesiyle sonuçlandı. Bu taktiksel değişim, Suriye ve Hizbullah ortak askeri güçlerinin Halep civarındaki stratejik iki şehir olan Nubbul ve Zahra etrafında kaydettikleri son ilerlemelerin sonucu olarak gelişti; çünkü Halep şehri, Suriye yönetimi ve tekfiriler için itibar ve imaj getiren bir bölge olarak telakki ediliyor.
Tekfirci guruplar, Suudi Arabistan ve Siyonist rejim istihbarat servisleri arasında ortak bir istihbarat paylaşım merkezinin kurulması yoluyla Hizbullah’ın Suriye’nin değişik noktalarındaki üslerinin belirlenmesi, bu değişimin bir parçadır. Altıncı yılına giren Suriye krizi, son yıllar boyunca sahadaki durum ve siyasi açından birçok gelişmeye tanık oldu ve şu anda sahadaki şartlar Suriye yönetiminin lehine değişmiş durumda. Suriye müttefiki güçlerin Halep etrafındaki ilerleyişi, bu ülkenin askeri coğrafya satrancının değişmesine yol açtı. Ancak Rus güçlerinin ani çekilişi, beraberinde belirsiz bir takım askeri koşullar getirdi. Bu gelişme, Suriye krizine müdahil aktörlerin ve tekfirci gurupların başat güçlerinin heder olmasının önüne geçmek için Hizbullah’ın sahadaki etkili şahsiyetlerine karşı terör eylemine girişmeyi gündemlerine almalarına neden oldu.
Nusra cephesi, Ceyşu’l-İslam ve Ahrar-ı Şam guruplarının en son Şam civarında Hizbullah’ın sahadaki etkili komutanlarından Mustafa Bedreddin’in şehit düşmesiyle sonuçlanan saldırıları, bu yeni stratejinin çerçevesinde yer alıyor. Bu saldırı, Mossad’ın Suudi istihbarat servisi ve tekfirci guruplarla ortak istihbarat işbirliğinin neticesinde vuku buldu ve yakın gelecekte Hizbullah’ın sahadaki diğer komutanlarına karşı da tekrar olunacaktır. Suriye krizine müdahil aktörler, Suriye ve Hizbullah güçlerine karşı doğrudan savaşmak için gereken güçte olmadıklarını artık anlamış durumdalar ve bu yüzden Hizbullah’ın üst düzey komutanlarını terör etme mevzusunu gündemlerine aldılar.
Öyle görünüyor ki Hizbullah da Suriye’de güçlerinin hasar görmesini önleme amacıyla, mütekabil bir taktik değişime giderek daha zeki bir şekilde sahada insiyatifi ele geçirmesi gerektiğini anlamış bulunuyor. Böyle bir ortamda, Suriye yönetiminin ilerde muhaliflerle Cenevre’de yapacağı müzakereler, sahadaki durumdan kesinlikle etkilenecektir ve en nihayetinde çıkmaza girecektir. Fakat Suriye krizinde bütünüyle açıklığa çıkmış olan bir şey var, oda şu ki Rusya bu krizin uzamasından ve kendi güçlerinin yıpranmasından oldukça kaygılı ve Suriye’de gelecek çıkarlarını korumak için bir çözüm yolunu bulma peşindedir.
Aslında Suriye krizi şu anda oldukça kritik bir noktaya gelmiş bulunuyor ve askeri satranç Suriye yönetiminin muhaliflerle pazarlık çıtasını yüksek veya alçak tutmasında etkili olabilir. Bununla birlikte, Suudi Arabistan, Siyonist rejim, Amerika ve tekfirci guruplar Hizbullah güçlerini uzun bir süre Lübnan’ın Filistin işgal topraklarıyla olan ortak sınırlarından uzak tutmaları için Suriye’nin iç krizini asimetrik bir savaşa doğru sürükleme çapasındalar. Bu taktikler, Suriye’de kriz ortamından yararlanarak Hizbullah’ın sahadaki üst düzey komutanlarına karşı terör saldırısı düzenlemek için Siyonist rejimin eline uygun bir fırsat verebilir. Buna göre, Hizbullah Suriye’nin yerli güçlerini eğiterek ve sahadaki durumu onlara devrederek seçkin ve nitelikli güçlerini kaybetmesinin önüne geçebilir.
Hasan Hanizade
Çev: Mehmet Gönül
15 Mayıs 2016 - 18:56
News ID: 754442
Bu saldırı, Mossad’ın Suudi istihbarat servisi ve tekfirci guruplarla ortak istihbarat işbirliğinin neticesinde vuku buldu ve yakın gelecekte Hizbullah’ın sahadaki diğer komutanlarına karşı da tekrar olunacaktır.