13 Aralık 2016 - 07:45
Şam 5 yıl nasıl direndi?

Suriye'nin başkenti Şam ve etrafında ordunun hızlı ilerleyişi sürerken, bölgenin 5 yıl boyunca cihatçı taarruzlarına nasıl direndiği de hafızalarda yerini koruyor.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA -  Son günlerde tüm dünya meydası Suriye ordusu ve müttefiklerinin doğu Halep semtlerindeki ilerleyişine ve Bab kentine yönelik yarışa odaklanmışken Şam çevresinde cihatçıların hükümranlığı da sona yaklaşıyor. Aslında Halep'ten daha kritik olan bu gelişme, başkent Şam'da güvenliğin tamamen sağlanması anlamına geliyor.

3 yıl önce, tıpkı Halep'in batı semtleri gibi başkent Şam da cihatçılar tarafından tamamen abluka altına alınmıştı.

Cihatçıların deyim yerindeyse kapılarına dayandığı Şam 2013 yılında zorlu bir süreç atlatarak bugün tamamen kurtulmak üzere.

Bu abluka boyunca Şam çevresindeki birçok yerleşim yeri Batı, Türkiye, Suudi Arabistan ve Körfez şeyhlikleri tarafından desteklenen cihatçı grupların saldırılarına, katliamlarına maruz kaldı.

Bunun en çok ses getiren örneklerinden birisi Doğu Guta'da, Alevi yerleşim yeri olan Adra bölgesinde yaşandı.

Bu abluka boyunca Şam çevresindeki birçok yerleşim yeri
cihatçı grupların saldırılarına, katliamlarına maruz kaldı.


Adra kasabası, Alevi çoğunluğun yanı sıra Hıristiyan, Dürzi ve İsmaililere de ev sahipliği yapıyordu.

Aralık 2013'te yaşanan Adra katliamında, Suriye hükümeti tarafından yapılan gözlemlere göre 80 ila 100 arasında kişi hayatını kaybetti.

Adra katliamından kurtulan Suriyeliler ile yapılan röportaj Aralık 2013'te soL Haber Portalı'nda da yer bulmuştu.

Cihatçılar sadece Adra'da değil; Yabrud, Doğu Guta semtleri ve Batı Guta'da da çok sayıda yerleşim yerini kontrolüne geçirdikten sonra kendilerine ''biat etmeyen'' sivillere karşı baskı ve katliam uyguladılar.

Burada dikkat çeken nokta, cihatçılar için sivilleri katledilmesine sebep olarak sadece Suriye hükümetini desteklemeleri yetiyordu. Yani Alevi, Hıristiyan ve Dürzilerin yanı sıra çok sayıda Sünni kökenli sivil de katledildi, işkence gördü veya hapsedildi.

2013 yılı boyunca örnekler çoğaltılabilmekle birlikte Şam'ın kuzeyinde yer alan Yabrud bölgesinden sürekli sokak ortasında işkence gören sivillere ait görüntüler gelirken, yine Şam'ın kuzeyinde, Lübnan sınırına yakın bir bölgede bulunan Malule bölgesinden de İsa ve Meryem heykellerinin parçalandığı, kilise ve mezarlıklar gibi Hıristiyanlarca kutsal sayılan yerlerin tahrip edildiği görüntüler geliyordu.

Lübnan sınırına yakın bir bölgede bulunan Malule bölgesinden
Hıristiyanlarca kutsal sayılan yerlerin tahrip edildiği görüntüler geliyordu.


Şam'ın 56 kilometre kuzeydoğusunda yer alan Malule kasabası da Eylül 2013'te cihatçı ablukasına karşı müthiş bir direniş gösterdi.

Malule, Aramilerin yaşadığı antik bir bölge olmasıyla dikkat çekerken Doğu Akdeniz ve Mezopotomya coğrafyasında hala İsa'nın dili olan Aramicenin konuşulduğu birkaç bölgeden biri.

Malule, Aramilerin yaşadığı antik bir bölge olmasıyla dikkat çekiyor


Eylül 2013'te bir buçuk hafta süren şiddetli çatışmaların neticesinde Malule bölgesi de rahata kavuştu.

Suriye ordusu ve Hizbullah'ın Malule'nin komşusu Yabrud kentini kurtarması Malule'deki acı tablonun son bulmasında en önemli etken olduğu kabul ediliyor.

Eylül 2013'te bir buçuk hafta süren şiddetli
çatışmaların neticesinde Malule bölgesi de
rahata kavuştu.


Ablukanın sonlandırılması ve Suriye ordusunun mutlak zaferiyle sonuçlanan savaşta, Lübnan Hizbullah'ı ve Hıristiyan halk komitelerinin desteği azımsanamayacak kadar büyük.

Savaşta, Lübnan Hizbullah'ı ve Hıristiyan halk komitelerinin desteği
azımsanamayacak kadar büyük.


Şam'ın güneyinde yer alan ve Şii nüfusun varlık gösterdiği Seyyide Zeyneb bölgesi de geçtiğimiz 3 yıl boyunca neredeyse her ay intihar saldırılarına maruz kaldı ve yüzlerce sivil katledildi.

Seyyide Zeyneb üzerine batı medyasında başlayan bir tartışma da, silahlı gruplar tarafından saldırı altında olan ve Şiiler için kutsal kabul edilen türbenin korunması için Irak ve İran'dan çok sayıda gönüllü milisin bölgeye gelmesiydi.

Seyyide Zeyneb'te türbenin korunması için
Irak ve İran'dan çok sayıda gönüllü milisbölgeye geldi


Seyyide Zeyneb türbesine yapılan en büyük saldırı, Şubat 2016'da yaşandı.

IŞİD tarafından üstlenilen ve Seyyide Zeyneb türbesine yaklaşık 400 metre uzaklıkta gerçekleştirilen intihar saldırısında, Suriye hükümetine yakın kaynakların verdiği bilgiye göre 134 kişi hayatını kaybetti, 180 civarı kişi de yaralandı.

Seyyide Zeyneb türbesinin yakınında gerçekleşen
intihar saldırısında 134 kişi hayatını kaybetti


Yine Şam merkezin hemen güneyinde yer alan Filistinli mülteci kampı Yermuk, Nisan 2015'te IŞİD, Nusra Cephesi ve diğer ''ılımlı muhalif'' grupların eş zamanlı saldırısıyla karşılaştı.

Zaten bu grupların kısmen ablukasında olan ve açlık ve insani yardım krizleriyle boğuşan kamp, çatışma ortamında çok daha kötü bir duruma düştü.

Açlık ve sefaletle boğuşan kamp sakinlerinin yakarışları hala hafızlarda yerini koruyor.

Açlık ve sefaletle boğuşan kamp sakinlerinin yakarışları
hala hafızlarda yerini koruyor.
Nisan 2015'teki çatışmalarda IŞİD ve Nusra'nın devasa saldırıları karşısında Suriye ordusu, ulusal savunma kuvvetleri, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi-Genel Komutanlık'a bağlı Cihad Cibril Halk Komitesi ve El Fetih'in Suriye kolu olan Fetih el-İntifada'nın direnişine rağmen tutunamadı.

Yermuk kampının cihatçı grupların eline geçmesine zemin hazırlayan en büyük nedenlerden birisi, Hamas'a bağlı Eknaf Beyt el-Makdis isimli grubun çatışmalar sırasında saf değiştirmesi oldu.

Kampın düşmesiyle 2 bin kadar Filistinli mülteci yerinden oldu. Zaten Nakba'da Siyonist paramiliter gruplar tarafından sürgün edilen Filistinliler 40 yıllık yurtlarını terkedip ikinci bir defa mülteci konumuna düştü.

Geçtiğimiz haftalarda Suriye ordusu, tamamen abluka altına aldığı Yermuk kampındaki cihatçılara teslim olmaları için 1 aylık bir süre verdi.

Önümüzdeki günlerde Yermuk kampının tamamen kurtulması veya yeni bir çatışma ortamının oluşması ihtimal dahilinde.

Yermuk kampının batısında yer alan Kaddem ve Hacer ul-Esved semtleri de geçtiğimiz 2 sene boyunca IŞİD ve Nusra ve onun müttefiki İslam Ordusu arasında çatışmalara sahne oldu.

2015 bahar aylarında yaşanan bir gelişme de, Lübnan Hizbullah'ının Suriye ordusunun da desteğiyle Suriye-Lübnan sınırındaki Kalamun dağlarını temizlemeye girişmesi oldu.

Kalamun dağları, yani Suriye-Lübnan sınırı, 2015 yaz aylarına doğru yüzde 90 oranında kurtarıldı ve IŞİD ve Nusra'nın Lübnan'ın kuzeyindeki Trablusşam'la yani bu grupların Şam bölgesine militan akışı sağladığı bölgeyle bağlantısı tamamen kesilmiş oldu.

2015 yaz aylarında ise yine Şam'ın batısında yer alan Zabadani ilçesi, Suriye ordusu, Hizbullah ve Filistinli komiteler tarafıdan kuşatılarak büyük oranda kurtarıldı. Hala küçük bir kısmı cihatçıların kontrolünde kalan Zabadani, yer yer anlaşma sağlanan cihatçıların tahliye edilmesiyle gündeme geliyor.

Geçtiğimiz 3 yıl içerisinde köy köy, kasaba kasaba cihatçılar tarafından ele geçirilen Batı Guta da bu hafta içerisinde Han el-Şeyh kasabasının Suriye ordusu tarafından kurtarılmasıyla mutlu sona ulaştı.

Han el-Şeyh'ten önce Derayya ve komşu semti Mudamiye de cihatçılarla bir dizi görüşme ve varılan anlaşma neticesinde ordu kontrolüne bırakıldığı biliniyor.

Bu haftaysa, aylardır Suriye ordusunun ablukası altındaki Han el-Şeyh, cihatçılarla yapılan anlaşma neticesinde Suriye ordusunun kontrolüne geçti.

Bu hafta, aylardır Suriye ordusunun ablukası altındaki Han el-Şeyh
cihatçılarla yapılan anlaşma neticesinde
Suriye ordusunun kontrolüne geçti.
Kasabadan tahliye edilen silahlı militanlar, aileleriyle birlikte İdlib'e nakledildi.

Önümüzdeki günlerde Suriye ordusu ve müttefiklerinin Doğu Guta'daki ablukayı tamamlamak için operasyon başlatacağı tahmin ediliyor.

Doğu Guta, başkent Şam'daki sivil yerleşim yerlerinin güvenliği karşısındaki en büyük tehlikelerden biri.

Sayısız cihatçı grubun barındığı bu bölge Suriye ordusunun ablukasında olmasına rağmen aylardır Şam merkezine yapılan füze ve havan toplu saldırıların merkez üssü olmasıyla dikkat çekiyor.

2015'in sonlarında Doğu Guta bölgesinin güneyindeki Merc el-Sultan kasabası ve radar üssünün de cihatçılardan kurtarılması Doğu Guta'daki ablukanın daraltılması hamlesinin ilk aşaması olarak kabul ediliyor.

Daha önce Suriye hükümeti tarafından İsrail'in gözetlendiği radar üssü, 2 yıl boyunca cihatçı grupların elindeydi.

Geçtiğimiz aylarda Doğu Guta'nın doğu kesiminden geniş çaplı bir saldırı başlatan ordu, 2013'te katliamın yaşandığı Adra bölgesine 1,5-2 kilometre bir mesafede.

Geçtiğimiz aylarda Doğu Guta'nın doğu kesiminden
geniş çaplı bir saldırı başlatan ordu
2013'te katliamın yaşandığı Adra bölgesine
1,5-2 kilometre bir mesafede.
Doğu Guta'daki en zorlu savaş tahminlere göre Duma ve Adra sanayi bölgesinde patlak verecek.

3 yıldır İslam Ordusu başta olmak üzere Nusra ve irili ufaklı ÖSO gruplarının da kalesi sayılan Doğu Guta'da, bölge sakinlerinin bir kısmının cihatçılara destek verdiği yadsınamz bir gerçek.

Ordunun Cobar semtini aylardır süren ablukaya rağmen kurtaramaması bunu çok iyi açıklıyor.

Fakat, Şam-Humus karayolunun kurtarılması Cobar, Harasta gibi semtlerin kısa bir süre içerisinde temizlenebileceğine işaret ediyor.

Ekler