Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Tahran ve Riyad arasındaki ilişkiler bir süreden beri dünyanın siyasi ve medya çevrelerinin ilgi odağında bulunuyor. Bunun sebebi ise Riyad yetkililerinin bölgede aptalca siyasetlerini devam etmek ve İran'a karşı boş ve içeriksiz koalisyon oluşturmasıdır.
Fakat Arabistan veliahdı Muhammed Bin Salman’ın çirkin ve kışkırtıcı sözleri, Amerika'da Başkan Trump ve siyonist rejimin ele başlarından Netanyahu'nun sözleriyle paralel olan güdümlü bir harekettir. Tabii ki bu uyum Riyad’ın Tahran'a karşı düşmanca siyasetlerin sebebini açıklıyor.
Michigan Üniversitesi'nin uluslararası ilişkiler hocası ve" Global Policy" düşünce Enstitüsü'nün üyelerinden Muhammet Eyyub Suudi Arabistan'ın politikalarını yorumladığı bir makalede şöyle yazıyor: Riyad, sürekli Donald Trump’ı İran'a karşı askeri mücadele için kandırmaya çalışıyor." Muhammet Eyyub sözlerinin devamında şöyle diyor: Suudi Arabistan’ın Petrol rezervleri, dünyanın beşte birini oluşturmasına rağmen Riyad'ın bölgedeki son nüfuz çalışmaları yenilgiye uğramıştır. Ayrıca Suudi Arabistan'ın (Arap Dünyası'nda) Katar'ı inzivaya sürüklemek ve karantinaya alınmasına dair çalışmaları, yenilgiye uğramakla kalmamış, hatta Doha'yı İran’a bile yönlendirmiştir."
Bu arada pazar günü Tahran’da İran, Türkiye ve Katar ekonomi yetkililerinin ortak oturumu ve İran yoluyla Katar'a transit geçişlerinin kolaylaştırılması üzerine varılan anlaşma, Suudi Arabistan için bir diğer yenilgi sayılır. Türkiye, İran ve Katar arasında ticari malların taşımacılığı ve transit geçişi kolaylaştıran anlaşma, Türkiye Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İran Maden, Sanayi ve Ticaret Bakanı Muhammed Şeriatmedari ve Katar Ekonomi ve Ticaret Bakanı Şeyh Ahmed bin Casim bin Muhammed El Sani tarafından imzalandı.
Günümüzde Arabistan'ın IŞİD kartıyla oyun dönemi, sona ermiştir ve Arabistan bu büyük kumarı kaybettiğinin çok iyi farkındadır. Suudiler, Suriye ve Irak'ta IŞİD’in yenilmesi ardından Lübnan'ın siyasi piramidinden Lübnan başbakanı Saad Hariri’yi çıkarmakla Lübnan'da direniş eksenini sarsmaya çalıştılar. Arabistan Yemen’de de ambargo ve kuşatma baskısını sürdürerek bölgedeki gelişme sürecini ters çevirmek için çok çalıştı fakat pratikte hiç bir sonuca varamadı.
Dışişleri bakanı eski sözcüsü Mahmut Muhammed'i İran basınından İtimad gazetesine yazdığı bir makalede bu bağlamda şöyle diyor: Halihazırda Arabistan’ı kendini, gagasında İsrail ve pençelerinde de Amerika silahıyla donanmış bir kartal gibi görüyor, fakat Kartal kördür ve bir dağa doğru hareket etmektedir, bu yüzden kesinlikle bir kayaya çarpacaktır."
Belki bir süreliğine gerçekler göz ardı edilebilir fakat onları yok etmek mümkün değildir. Arabistan'ın siyasetindeki çıkmaz da işte burada. Riyad yetkilileri bölgede hedeflerine ulaşmak için IŞİD’e destekten Gazze'deki yaptırma benzer Yemen’e ambargo uygulamaya kadar ve hatta çocukları öldüren rejimlerin listesinden çıkmak için Birleşmiş Milletler'e rüşvet vermek ve İran'a karşı koalisyon oluşturmak için büyük paralara harcamaktan çekinmiyor. Suudi Arabistan yetkilileri Amerika ile 400 milyar dolarlık anlaşma imzalamakla Trump'ın İranofobi şemsiyesinin altına girmeye çalıştılar, fakat tüm bu siyasetler ve girişimler çıkmaza vardı.
Arabistan Kendi hatalarını kabul etmeli zira Riyad’ın hataları inkar edilemeyecek gerçeklerdir. Tahran'a karşı her türlü çocukça davranışlar ve Tahran'a karşı koalisyonu oluşturmaya yönelik tüm çalışmalar Suudi Arabistan için daha ağır sonuçları olacaktır.
28 Kasım 2017 - 16:53
News ID: 869686
Tahran ve Riyad arasındaki ilişkiler bir süreden beri dünyanın siyasi ve medya çevrelerinin ilgi odağında bulunuyor. Bunun sebebi ise Riyad yetkililerinin bölgede aptalca siyasetlerini devam etmek ve İran'a karşı boş ve içeriksiz koalisyon oluşturmasıdır.