26 Ekim 2026 - 17:23
News ID: 1882811
Sıffin Savaşı, yalnızca iki cephenin çatışma alanı değil, Hz. Ali’nin (a.s.) pratik yaşamında rahmetin ve hidayet kaygısının tecelli ettiği bir meydandı. Bu yaklaşım bazı ashabına o kadar ağır ve yabancı geliyordu ki, savaşın başlatılmasındaki gecikmeyi İmam’ın tereddüdü veya korkusu olarak değerlendiriyorlardı. Oysa İmam (a.s.), bu duraklamanın insanları hidayet etme umudundan kaynaklandığını belirterek, “Eğer bu gecikme tek bir kişinin bile kurtuluşuna ve hidayetine vesile olursa, buna değer” buyuruyordu. Böylece Alevi pratik yaşam, ilahi velilerin mantığında insanları hidayet etmenin ve kurtarmanın, askerî zaferde acele etmekten üstün olduğunu göstermektedir. (Konuşmacı: Hüccetü’l-İslam Hüseyni Kummi)
yorumunuz