Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA- Doktor Ruyveran: "Ramazan ayının son Cumasının Dünya Kudüs günü olarak isimlendirilmesi İmam Humeyni'nin Kurani derk ve anlayışına dayanır, siyasi bir çabaya değildir. Filistin'e olan bağlılığımız İslami bir görevdir siyasi değildir."
Filistin Halkını Savunma Cemiyeti tarafından oluşturulan Mehdeviyet inancında Filistin Zirvesi, Dünya Kudüs Günü'nün 39. yılı arifesinde Tahran'daki Uluslararası Kur'an ı Kerim Sergisinde Filistin İslami Cihad Hareketi'nin Tahran temsilcisi Nasır Ebu Serif ve Filistin Halkını Savunma siyasi komisyonu başkanı Hüseyin Ruyveran'ın katılımlarıyla düzenlendi.
Qodsna'nın haberine göre oturumun başlangıcında Doktor Ruyveran Kur'an ı Kerim'in nazarında Kudüs ve Mescidi Aksa'nın önemi ve Peygamber Efendimizin İsra ve miraç olayına değinerek şunları söyledi: "Bu olaylar Kudüs'ün önemini gözler önüne seriyor ve yine bu olayların Kudüs'te olmasını da Allahu Teala irade etmiştir. Kudüs'te gerçekleşen İsra; çok önemli ve hayret verici olaylarla doludur." Ruyveran İsra süresi ilk ayete işaret ederek şunları ekledi: " سُبحان الذي أسرَی بِعبده لیلةً من المسجِدِ الحرام إلي المسجد الاقصی الذي باَرَکنا حولهُ لِنُرِیهُ من ایاتِنا إنه هوَ السَّمِیعُ البصیر İsra ve Miraç iki surede geçmiştir ve Necm suresinde de detayından bahsedilmiştir. İsra'da gerçekleşen ilk olay peygamber efendimizin kendisinden önce hiçbir peygamberin gidemediği bir yere gitmesidir. قابَ قوسینِاو ادنی 'Araları iki yay aralığı kadar, belki daha da yakın oldu' Peygamber efendimiz o geceyi sabaha kadar Allah ile konuşarak geçirdi. Bu kutsal yolculuk Filistin'de gerçekleşmiştir. Allahu Teala; Kudüs, Mescidi Aksa ve etrafını (و باركنا ما حوله) mübarek kılmıştır." Doktor Ruyveran konuşmasının sonunda şunları söyledi : "Tüm bu faktörler Filistin ve Kudüs'ün önemi ve ilgilenmemiz için yeterli değil bununla birlikte bizi Filistin'e bağlayan başka konular da var. İşte bu yüzden İmam Humeyni r.a Kurani bir anlayış esasınca Ramazan ayının son Cumasını Kudüs Günü olarak isimlendirdi, siyasi bir içtihad esasınca değil. Bizim Filistin halkına olan bağlılığımız siyasi değil İslami bir göreve dayalıdır. "
Ebu Şerif ise konuşmasında şunları söyledi : " Filistin sadece coğrafi bir bölge değil; tüm Müslümanlar ve bütün dünya için kutsal bir mekandır. Filistin ve Kudüs'ün önemini ve kutsallığını vurgulayan birçok hadis ve Kurani metin vardır. Bu yüzden başlangıçtan bugüne kadar Müslümanlar bu konuya öncelik vermişlerdir. Kudüs bu önemine rağmen tarih boyunca müslümanlar ve diğer dinler arasında çatışmanın merkezi olmuştur. Oysa ki biz dinler arasında hiçbir fark gözetmiyoruz. Ancak şunu söylemeliyiz, Kudüs'ün bütün dinlerin üzerinde hakkı vardır. Bu hak coğrafi ve egemenlik hakkı değil dini bir haktır."
Nasır Ebu Şerif Filistin işgal tarihine ve Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmayı hedefleyen siyonizm projesine işaret ederek şunları belitti: "Onlar büyük güçlerin ve Yahudi göçmen kurumlarının desteğiyle bu topraklarda kendilerine yer edinmeye çalıştılar ancak şunu bilmeliler ki bu topraklar Filistin'indir."