Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Muhammed Cevad Zarif Cuma günü Élysée Sarayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Bercam Nükleer Anlaşması ve Batı Asya bölgesi ile Fars Körfezi'nde olup bitenler ile ilgili görüştü.
İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Fransa Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından muhabirlere yaptığı açıklamalarda şöyle dedi: "Fransa Bercam Nükleer Anlaşmasının uygulanması ve de iki tarafın atması gereken adımlar ile ilgili öneriler sundu. İran'ın da bu anlaşmanın tam olarak uygulanması için önerileri vardı."
İran İslam Cumhuriyeti nükleer anlaşmaya taraf olan Avrupalı ülkelerin taahhütlerini yerine getirmesindeki pasifliğine tepki olarak iki temel adım çerçevesinde Bercam Nükleer Anlaşması'ndaki taahhütlerini azaltarak şimdi de bu çerçevede üçüncü adımı atmak üzere.
Amerikan'ın Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilmesinin ardından anlaşmaya taraf Avrupalı ülkeler İran'ın bu anlaşmadaki çıkarlarını korumayı ve garanti altına almayı taahhüt etti. Amerika'nın nükleer anlaşmadan çekilmesinden yaklaşık bir yıl dört ay geçmesine rağmen Avrupalılar hala bu çekilmenin telafisini yapamamışlardır.
İran ile yapılan nükleer anlaşmanın korunması ve bekası, İran'ın bu anlaşmadaki temel haklarının karşılanmasına bağlıdır. Bu mesele ise Avrupalıların nükleer anlaşmadaki taahhütlerini pratikte yerine getirmesi ile ilişkilidir.
İran İslam Cumhuriyeti Avrupa'ya özel mekanizmalar oluşturarak İran'ın nükleer anlaşmadan doğan çıkarları ve haklarını karşılaması için fırsat vermiştir. Ancak Avrupalıların Amerika'ya olan siyasi ve ekonomik bağlılığı ve de gerçek iradenin olmaması İran'ı da Amerika'nın anlaşmadan çekilmesinin ardından taahhütlerini azaltmasına yöneltti.
Şimdi ise Fransa Cumhurbaşkanı'nın İran Cumhurbaşkanı ve makamları ile aralıksız istişareleri ve de Avrupa'nın siyasi himayeleri nükleer anlaşmadaki durumu temelden etkileyememiştir. Mevcut durumun devam etmesi ile iki haftadan daha az bir sürede İran belirlediği ültimatomun sonunda nükleer anlaşmadaki taahhütlerini azaltması çerçevesinde üçüncü adımı da atacaktır.
Aslında Avrupalıların pratik girişimlerde bulunması nükleer anlaşmada açıkça belirtilen bir husustur. Ancak Fransa Cumhurbaşkanı'nın önerileri mevcut durumun değiştirilmesi için yeterli olmayıp Avrupalıların 11 maddelik taahhütlerinin uygulanması anlamına gelmemektedir.
İran'ın petrolünün satılmasına imkan sağlanması, mali ve bankacılık ilişkilerinin yürürlüğe sokulması ve de temel ilaçlara erişim sağlanması Avrupalıların hala hayata geçiremediği taahhütlerinden sayılır.
Fransa Cumhurbaşkanı'nın Elysee Sarayı'nda İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanına nükleer anlaşmanın korunması için sunduğu öneri de bu anlaşma çerçevesinde olmalıdır. Nükleer anlaşmanın dışında önerilerin yapılması mevcut durumun iyileşmesine yardımcı olamayacaktır. Çünkü İran İslam Cumhuriyeti nükleer anlaşması dışında kalan hiçbir öneriyi kabul etmeyecektir.
Nükleer anlaşmanın korunması karşılıklı taahhütlerin yerine getirilmesi ve tüm tarafların bu anlaşmaya karşı eşit sorumluluğu üstlenmesine bağlıdır. Avrupalılar ise Amerika'ya tarihi bağımlılığı yüzünden şimdiye dek Amerika'sız bir nükleer anlaşmanın masraflarını karşılayamamışlardır.
Böyle bir ortamda Fransa Cumhurbaşkanının görevinin önemini arttıran mesele ise Avrupalıları taahhütlerini pratikte yerine getirmeleri için bir araya getirmesi olacaktır.
Muhammed Cevad Zarif'in de Fransa Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin ardından vurguladığı gibi " İran nükleer anlaşmasını tekrar görüşmeyecektir."
......
340