29 Haziran 2021 - 08:13
Bercam anlaşması kader yol ayrımında

Avusturya'nın başkenti Viyana'da şimdiye kadar Bercam Anlaşmasının canlandırılması hedefi ile İran ile 4 + 1 grubu arasında 6 tur müzakere gerçekleşti.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Bu görüşmeler birçok konuda mevcut olan ihtilafların  çözümüne sebep oldu.  Buna rağmen hakkında yeteri kadar müzakere yapıldığı fakat kaderi artık ülkelerin kararına bağlı olduğu bazı konular geride kalmıştır.

 Şimdi Bercam anlaşması ile ilgili akıllara bir soru geliyor, acaba Temmuz 2015'te imzalanan anlaşma olan Bercam'ın sonucu nereye varacaktır?
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri bakanı siyasi işlerden sorumlu yardımcısı ve Viyana müzakerelerinde İran heyeti başkanı Seyit Abbas Irakçı pazar günü İslami Şura Meclisi dış siyaset ve Ulusal güvenlik komisyonu üyeleri ile görüşmesi ardından yaptığı açıklamada, Viyana'da yeteri kadar müzakere yapıldığına işaretle, "artık karşı tarafların karar alma zamanı ve Bercam Anlaşmasının yeniden ihyası konusunda bir toparlama yaparak anlaşmanın sağlanması zamanının geldiğini"  belirtti.
Hiç şüphesiz mevcut çetrefil şartlarda Bercam Anlaşmasının korunması için, müzakereci iki tarafın çıkarlarını güvence altına alacak girişim ve eyleme ihtiyaç var.  Fakat Amerika'nın siyasetleri hala  zaman kazanma ve imtiyaz almaya dayalı olduğu için müzakerelerin afeti haline gelmiştir.
Amerika'nın İran işlerinden sorumlu özel temsilcisi ve Viyana müzakerelerinde Amerika müzakereci takım başkanı Robert Malley  Cuma günü yapılan bir röportajda açıkça, " Biz Bercam anlaşmasına dönüş için gerekli olan yaptırımları kaldırmaya hazır olduğumuzu söyledik,  fakat Trump hükümetinin uyguladığı tüm yaptırımları kaldırmayacağı"  dedi.
Uluslararası  hukuk meseleleri uzmanı Rıza Nasri  bu konuda şöyle diyor:
Temel sorun Bercam muhalifleri ve Washington'da çok etkin olan lobilerin sabotajları ile ilgilidir. Trump döneminde “terörist yaptırımlar” olarak yeniden tanımlanan bazı “nükleer yaptırımların” kaldırılmasını engellemeyi planlıyorlar. Bunlar, kendilerine göre Bercam çatısı altından çıkmak için Trump yönetiminde tam da "bir sonraki yönetimin işini zorlaştırmak" için etiketlenmiş yaptırımlardır.
Şu anda Amerika'nın en önemli hedefi, imzalanan Bercam anlaşması kapsamında İran'ı yeni koşulları yeniden kabul etmeye zorlamaktır.
İran İslami Şura Meclisi dış siyaset ve Ulusal güvenlik komisyonu üyesi Ebulfazl Amui  Pazar günü İranpress kanalına  verdiği röportajda İran'a uygulanan tüm yaptırımların tamamen kaldırmada hiçbir konunun kabul edilmeyeceğinin altını önemle çizerek,  Amerikan'ın bazı yaptırımları sürdürmeye çalıştığını bunun ise Amerika'nın İran'a karşı maksimum baskı siyasetinin yenilgiye dayalı iddialarının tersi olduğunu söyledi.
Amerikalılar  bu amaca ulaşmak için birkaç yol izliyorlar;  bunlardan biri Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yönetim kurulu tarafından İran'a baskıları arttırmak, diğeri ise İran ile 4 + 1 müzakereleri ortamına baskı uygulamaktır.  Fakat Bercam anlaşması güvenlik konseyinin 2231 sayılı kararı çerçevesinde çok yönlü taahhütleri belirlemiştir ve onlara uymak gerekiyor.
İran'ın nükleer anlaşma kapsamında gönüllü eylemleri askıya alma kararı, yaptırımları kaldırmak ve İran halkının çıkarlarını korumak için İran İslami Şura Meclisi tarafından onaylanan yasayı uygulamak bağlamında ve de  Bercam'ın 26 ve 36. maddelerine göre, karşı tarafların yasa dışı yaptırımları kaldırma yükümlülüklerine uymamaları nedeniyle alındı.
İran İslam Cumhuriyeti'nin Bercam yükümlülüklerine dönüşüne ilişkin genel durumu ve politikası, "yaptırımların kaldırılmasının doğrulanması" nedeni ile Washington'un bu konuda engel çıkararak sabotaj ihtimali, Tahran'ın bir sonraki adımları atmaktan vazgeçmesine sebep olabilir. Bu yüzden Bercam anlaşmasına dönüş ise karşı tarafın iradesine bağlıdır.
Nitekim İslam inkılabı rehberi de, "İran ancak Amerika'nın tüm yaptırımları, sözde veya kağıt üzerinde değil, pratikte kaldırdığı ve yaptırımların iptalinin ise İran tarafından doğrulanması durumunda Bercam sorumluluklarına döner." dedi.

342/