2 Temmuz 2018'de , Belçika ve Avusturya, münafıklar terör örgütünün Paris'teki mitingini bomba ile hedef alma teşebbüs şüphesiyle biri İranlı diplomat olmak üzere beş kişinin tutuklandığını duyurdu; İranlı bir çift bu suçlamayla Paris'te tutuklandı ve Belçika, "Esedullah Esedi" adlı İranlı bir diplomatın kendileriyle temas halinde olduğunu ve Almanya'nın "Bayern" eyaletinde tutuklandığını ve Belçika'ya iade sürecinden geçeceğini duyurdu. Bu bağlamda bu İranlı diplomatın Bamberg mahkemesinde yargılanacağı bildirilmişti. Alman savcılığı da bu İranlı diplomatın Belçikalı-İranlı çifte patlayıcı verdiğini iddia etmişti. Siyonist rejim, münafıklar ve bazı Avrupa güvenlik servislerinin ajansları tarafından kurgulanan bu senaryo, İran ile Avrupa ülkeleri arasındaki ilişkileri krize sokmak gibi amaçlar gütmüş ve bu doğrultuda Amerika'nın tek taraflı olarak Kapsamlı Ortak Eylem Planı-KOEP'ten geri çekilmesinin hemen ardından hayata geçirilmiştir.Daha sonra bu İranlı diplomatın keyfi olarak tutuklanmasının ardından tamamen siyasi ve güdümlü bir göstermelik yargılamayla 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Başından beri İran İslam Cumhuriyeti, İranlı diplomatın diplomatik dokunulmazlığının ihlal edilmesini protesto ederken ve kınarken, mantıklı pozisyonlar alarak ve İranlıların haklarını savunarak, bu İran vatandaşı ve diplomatın serbest bırakılması için tüm çabalarını kullandı.
Aslında bu diplomatın tutuklanması diplomatik hakların ihlaliydi. Diplomatik Haklara İlişkin Viyana Sözleşmesi'nin 40. Maddesi'nin açıkça ihlal edildiği bu şekilde belirtildi. Bu durumun ağır bir insan hakları ihlali olduğu da vurgulandı. Örneğin Esedi 100 gün akıl hastaları koğuşunda, 3 ay penceresiz hücrede tutuldu, bu İranlı diplomatın serbest bırakılması, devrim karşıtı unsurların bu konudaki tartışmaları nedeniyle son aylarda birçok inişli çıkışlı süreç de yaşadı.
Bu davayla ilgili en son gelişme, iki ay önce Belçika Anayasa Mahkemesi'nin İran'la yapılan mahpus mübadelesi anlaşmasının iptali taleplerini reddetmesi üzerine oldu. O dönemde medya, bu mahkemenin kararının Esedullah Esedi'yi bir başka mahpusla takası edilebileceği için imkan tanıdığını öne sürdü. Bu arada İran'da tutuklu tutulan"Olivier Fandecastille" adlı bir Belçikalının ismi takas için öne sürüldü. Tabii ki Belçika Parlamentosu, İran ile yapılan esir mübadelesi ve takası anlaşmasını Temmuz 2022'de onaylamıştı, ancak bu anlaşmaya karşı çıkan bazı ülke dışındaki unsurlar ve devrim karşıtı grupları, bazı yasal itirazlarda bulunarak, uygulanmasını engellediler. ABD Kongresi temsilcileri bile bu planın uygulanmasını engellemeye çalıştı. Başta münafıklar grubu olmak üzere İran İslam Cumhuriyeti'ndeki terör örgütlerinin ve hareketlerinin son 5 yılda Belçika hükümeti ve yargı sistemi üzerindeki baskılarını artırmak ve toplanma ve lobicilik yoluyla bu süreci engellemek için gösterdikleri tüm çabalara rağmen bu karar hayata geçirildi. Belçika ve İran, nihayet Umman'ın arabuluculuğuyla birbirlerinin tutsaklarını iade etme konusunda anlaşmaya varabildiler. Bu İranlı diplomatın serbest bırakılmasının hem münafıkların hem de muhalefetin yenilgisini ve İran'ın başarısını gösterdiği açıktır. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Esedi'nin serbest bırakılması için alınan diplomatik tedbirler sürecine ilişkin şunları söyledi: "İran ve Belçika Dışişleri Bakanları arasında dönüşümlü olarak gerçekleştirilen ortak güvenlik ve istişare toplantılarının ardından, ikili bir görüşme sırasında Belçika hükümeti ile anlaşma sağlanarak bu rehin alınmış diplomatın serbest bırakılması sağlandı."
342/