Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Beni Suud Yemen'e saldırarak çok büyük bir hata mı yaptı? Eğer çatışma uzun sürerse Necd Bedevilerinin kumdan kaleleri yıkılacak gibi görünüyor.
Bir savaşı başlatmak kolaydır, ancak yönünü, getirilerini veya nasıl biteceğini tayin etmek zordur. Herhangi bir generale sorun, en iyi şekilde hazırlanmış planların bile silahlar ilk ateşlendiği anda gereksiz hale geldiğini teyit edecektir. Suud rejimi, oldukça fakir olan Yemen'e saldırmakla ahmakça bir stratejik hata yaptı. Aslında savaş, son haftalar ve aylarda savaştan harap olmuş ülkede etkili ilerlemeler kaydeden Husi militanlarına karşı başlatılmıştı. Kendilerine "Suudi" diyen Necd bedevileri, tam da beklenildiği gibi "Kararlılık Operasyonu" adı verilen ve Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Emirlikten seçme savaşçıların katıldığı operasyonu mobilize ettiler. Yemenliler, sarsılmış olmalıydı. "Bölgesel polis" rolü oynamak isteyen "Suudiler" ayrıca Mısır, Fas, Ürdün, Sudan ve Pakistan'dan da yardım aldı.
"Suudi"lerin Yemen savaşı hem gayrimeşru hem de gayri ahlakidir. Başka bir ülkeye karşı sahte sebeplere dayanan apaçık bir saldırganlıktır. Örneğin, Suudi rejimi şimdiye dek Filistin'i işgal eden Siyonistlere asla tek el ateş etmemiştir, ama Müslümanlara saldırırken her zaman aceleci olmuştur. Suudi rejimi, Yemen'deki "meşru hükümetin" yardım istediği bahanesinin arkasına saklanmaktadır. Necd Bedevilerinin Arap Yarımadasında meşruiyeti yokken nasıl olur da başka bir yerdeki "meşru hükümete" destek verirler? Meşru denilen hükümetin başı "Abd Rabbu Mansur Hadi" , Suudiler çok sayıda masum sivili katleden hava saldırılarına başlamadan önce zaten ülkeden kaçmıştı. Tüm bunlar savaş suçlarını oluşturuyor ve Suudi idareciler suçlu yönetimleri için mahkeme önüne çıkarılabilir.
Meşruiyetin ötesinde diğer nahoş gerçekler yatmaktadır. "Suudi" ordusu amatörlerden oluşmaktadır. Çok nadiren gerçek bir çatışmaya girmişlerdir. Rejimin, geleneksel olarak bel bağladığı -onun esas operasyon modu olan- mezhepsel fitneler çıkartmak ve diğer ülkelerden paralı asker kiralamaktır. Mezhepsel fitneler Yemen'de başka yerlerdeki kadar başarılı olamaz, çünkü ülkedeki esas devrimci güç olan Zeydi Şii Husiler ile birlikte Hadi'nin gayrimeşru rejimine karşı savaşan çok sayıda Sünni grup vardır. Suudiler mezhepçi politikalarını daha önce Husilere karşı savaşan, ama şimdi onlarla işbirliği yapan eski başkan Ali Abdullah Salih'e karşı nasıl kullanabilir? Ayrıca çok sayıda Sünni aşiret de Husileri desteklemektedir. Salih, 2012 Şubat ayında görevi bırakmaya zorlandığından beri Suud Kralı Abdullah'ın baskısı altındadır. İlaveten Husiler bugün Yemenlilerin çoğu tarafından ülkelerinin bağımsızlığının kahramanı ve dış saldırılara karşı ülkeyi koruyan olarak görülmektedir.
Necd Bedevilerinin, Yemen'e saldırmasında iki faktörün olduğu görülmektedir. Birincisi, kafa kesicileri ve ciğer yiyenleri üstüne saldıkları Suriye ve Irak cephelerinde aldıkları yenilginin verdiği panik modudur. Her ne kadar bu canavarlar büyük acılara sebep olsalar da hükümeti devirmek olan esas gayelerinde başarısız olmuşlardır. İkinci faktör, yönetici sultanın genç üyeleri olan Muhammed bin Naif ve Muhammed bin Salman, maçolukta ehil olduklarını kanıtlamaya çalışmalarıdır. Naif, Kral Abdullah'ın ölümünden sonra Kraliyet Prens Yardımcısı olarak atandı. Zaten, ülkenin içişleri bakanıydı, Krallığın Bay Güvenliği ve acımasız yöntemleri ile ün kazanmıştı. Salman, Abdullah'ın ölümünden sonra kral olan babası tarafından savunma bakanı olarak atanmıştı. Belki de "hanedanın" bu iki genç üyesi, ordu güçlerinin sahip olduğu Amerikan yapımı parlak silahların sarhoşluğuna kapılmıştı. Anlamadıkları husus ise önemli sonuçlar doğuran silahın arkasında silah değil insanın olduğuydu. Suudiler belki zulmetmekte meşhurlar, ama cesaretleri hiç yoktur.
Silahlara bel bağlama aptallığının birçok örneği vardır. ABD'nin muhtelif yerlerde giriştiği savaştan çıkarılacak ciddi dersler vardır. Sofistike silahlarına rağmen Afganistan'da küçük düşürücü bir yenilgiye uğrayacağını kim düşünürdü? Hindikuş Dağları bir kez daha imparatorluklar mezarlığı olduğunu kanıtladı. 40 yıla yakın bir zamandır Afganlılar savaştan başka bir şey bilmiyorlar ve ülkenin bir bölümü o kadar fakirdir ki, Taş devri bile yanında modern kalır. 10 yıldan fazla bir zamandır, ilkel denilebilecek bu insanlar sadece kendisini süper güç ilan etmiş Amerika'nın askeri saldırganlığa değil aynı zamanda 40 müttefikine de katlandı. Amerika'nın her bir müttefiki arkalarına bakmadan ülkeyi terk ettiler. Amerikalıların da terk etmesi yakındır. Amerikalılar Irak'ta da veya 50 yıl önce Vietnam'da da daha iyi bir sonuç almamışlardı. Amerikalıların cesaret yoksunlukları ile alay ederken Suudilerin onlardan çok daha geride olduğunu görüyoruz.
Savaş becerilerinin veya beceriksizliklerinin ötesinde bu durumu aynı şekilde açıklayan başka faktörler de vardır. Suudiler, Yemen'e Arap çıkarlarını korumak için saldırdıklarını gizlemediler. İslamcılık maskeleri , kendi söz ve gerçeklikleri ile düştü. Samimi Müslümanlar, tüm geçmişi İslam'a ihanetten ibaret olan bu rejimin doğası ile ilgili illüzyonlara kanmadılar. Necd Bedevilerinin Krallığının, Hadimü'l-Harameyn (iki kutsal mescidin koruyucusu) olduğuna ve İslam'ın amaçlarına hizmet ettiğine dair propagandasına, saflıkları ve cehaletleri yüzünden aldanan Müslümanlar da şu an bu mitin doğru olmadığına kendilerini ikna etmiş olmalılar, çünkü onlar Hadimü'l-Müfsidin'dir.(Fesad çıkaranların, ABD ve İsrail'in , Koruyucusu)
İslami kimlikleri her zaman şüpheliydi. Ayrıca, Müslüman dünyasında , Vahhabiliğin dar gerçekçiliğinin yorumlarının takipçileri azınlıktadır. Rejim, sadakat satın almak için oldukça geniş servetini kullanmaktadır. Bir yaklaşıma göre rejim, bireyleri, grupları ve organizasyonları kendi tarafında tutmak için 1975'ten beri yaklaşık 100 milyar dolar harcadı. Bunlar Vahhabi olmadılar, ama Suudilerin suçları karşısında sessiz kalmaya ikna edildiler. Müslüman dünyasının çoğunluğunun hayatı bu denli zor iken bahşişinin kesilmesini kim ister ki?
Necd palyaçoları, Husileri hava bombardımanıyla alt edemeyeceklerinden kara birliklerini gönderme hatasına düşerler mi ? Muhtemelen başlarına geleceği öngörüyorlardır. Husiler, Suud askerlerini veya kendi gibi dikta Arap rejimleri olan Mısır veya Ürdün'den gelen paralı askerlerin etini kıyma haline getirir. Belki, devrimci Müslümanlar, Necd Bedevilerinin Yemen'e kara harekatı yapmak gibi ahmakça bir hata yapması için dua ediyordur. Bu belki de Müslümanlara onlarca yıldır felaket getiren bu köhnemiş rejimin sonunu hızlandırır. Necd Bedevileri kendi mezarlarını kazmış olurlar.
Zafer Bangaş/Crescent
Çev. Rozan Genç
Makalenin orijinal ismi: Necd Bedevilerinin Yemen'deki Saldırganlığı