Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Bugün İsrail'in Ortadoğu'nun çakma bir rejimi olduğu konusunda hiç bir kuşku yoktur. İslam ülkeleri de bu çakma rejimi, kurulduğu günden beri tanımadı ve bu strateji halen birçok İslam ülkesi tarafından izleniyor.
Fakat bu arada Katar gibi bazı İslam ülkeleri, korsan İsrail'le resmen ve açık bir şekilde diplomatik ve iktisadi ilişkileri bulunurken, Arabistan gibi bazı Arap rejimleri de İsrail'i tanımadıklarını ileri sürdükleri halde, perde arkasında Tel Aviv'le gizlice ilişki kuruyor ve bu ilişkiden bölgeye yönelik şom hedefleri doğrultusunda yararlanıyor.
Amerika'nın Ortadoğu bölgesinde en büyük müttefiklerinden biri olan Arabistan, Batı'dan puan almak ve Batılı güçlerce kendi güvenliğini güvence altına almak için İsrail rejimi ile olan ilişkilerinden yararlanıyor.
Öte yandan aşiret düzeni ile yönetilen Arabistan'da Suud hanedanı ne zaman bölgesel rakiplerine karşı zayıf konuma düştüyse, İsrail ile ilişkilerini geliştiriyor. Son yıllarda İsrail'in Gazze şeridine dayattığı savaşlar, İran'ın nükleer meselesi ve en son Yemen krizi, Tel Aviv ve Riyad'ın ortak çıkarları bulunan alanlardır, öyle ki bu konular bu şom ikilinin ilişkilerini resmen ve açıkça geliştirmelerine yol açtığı anlaşılıyor. Nitekim bazı Siyonist generaller bu resmi ilişkilerden ve hatta Arabistan'ın Gazze saldırılarında İsrail'e yardım ettiğinden söz ediyor.
Bu arada Suud rejiminin Tel Aviv ile ittifakının oldukça güçlendiği, öyle ki Riyad yönetiminin, İran'a saldırı durumunda İsrail'e Arabistan hava sahasını kullanma izni vereceği belirtiliyor.
Şimdi de Yemen krizi İsrail ile Arabistan'ın işbirliğini gün ışığına çıkaran bir başka alandır. Arabistan Yemen saldırısında Türkiye ve Pakistan gibi ülkelerden yardım bekliyordu, fakat bu beklentisi yerine getirilemeyince Yemen, Arabistan'ın bataklığına dönüştü. Bu şartlarda Suud rejimi yine İsrail'den yardım almaya ve İsrailli pilotlarını, Yemen'e hava akınlarında kullanmaya başladı.