Zaman'dan Ali Ünal, Orta Doğu'da yaşananlar ile IŞİD ve 7 Haziran seçimlerinin ardından Türkiye'de gelişen terör eylemleri ile kaos hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
İşte, Ünal'ın yazısı:
Aynada Yansıyan Beş Manzara
1. Artık herkes biliyor ki, “Orta Doğu” yeni haritalara gebe.
Oded Yinon'dan naklen I. Shahank 1982, Amerikalı yazar R. Schoenman 1988'de yayınlanan kitaplarında Irak'ın üçe, Suriye'nin ise kuzeyde ve merkezde birbiriyle çatışan iki Sünnî, Lübnan sınırında Dürzî ve Lazkiye bölgesinde Alevî dört devlete bölüneceğini ifade ediyordu (s. 9). Ve bu, “eşbaşkanı olduğumuz” BOP'un planları dâhilinde.
PKK, konu hakkında yazan pek çok yazarın da ifade ettiği üzere, başlıca varlık sebebi olarak, Türkiye içinde siyaseti dizaynda ve bölgenin yeniden şekillenmesinde bir enstrüman.
Oslo görüşmelerinde PKK'ya Güneydoğu'da terörle savaşan güvenlik güçlerinin yargılanacağı, kendilerine zorluk çıkaran resmî görevlilerin değiştirilecekleri ve Güneydoğu'ya BM gücünün yerleştirilebileceği sözlerinin de verildiği medyada defalarca yer aldı.
Güneydoğu'da teröre ve teröristlere karşı en başarılı mücadeleyi veren Emniyet mensuplarının nerdeyse tamamı bugün hapiste.
Erdoğan, Davutoğlu ve B. Atalay, “Çözüm Süreci”nde asker ve polisin kilitlenip, PKK'nın güçlendiğini; Oslo'da da dönemin MİT müsteşar yardımcısı Afet Güneş,PKK'nın MİT'in gözü önünde bütün büyük şehirleri patlayıcılarla doldurduğunuitiraf etmişti.
“Çözüm Süreci”nde dağdan şehirlere inen PKK, “mücadele stratejisi”nde şehir ayaklanmaları merhalesine (serhildan) ulaşma yolunda; bu da, açıkça Türkiye'de iç savaş demek. Ve BM'in 1973 sayılı kararında “Bir ülke kendi halkı da olsa sivilleri ve direnişçileri bastırmaya kalkarsa BM'nin buna müdahale yetkisi vardır.” deniyor.
2. IŞİD. Birkaç yıl önce türeyiveren bu örgüt, bir hamlede Irak'ın ortasından Suriye'nin merkezine doğru bir alanda yayılıverdi. Bugün ne devletlerden, özellikle büyük güçlerden habersiz böyle bir örgüt kurulup güçlenebilir, ne de istihbarat servislerinden habersiz büyük terör eylemleri yapılabilir.
IŞİD, Irak'ın üçe, Suriye'nin birbirine düşman ikisi Sünnî olmak üzere dörde bölünmesine hizmet ediyor. Anlaşılıyor ki aynı IŞİD, Türkiye'de çıkarılacak bir iç savaşın bir diğer enstrümanı. Ve AKP iktidarı, Suriye'de IŞİD'e silah taşıdığı belgelenen MİT TIRları gibi, el-Kaide'yi, Tahşiye'yi soruşturan Emniyet ve Yargı mensuplarını, hattâ konu hakkında yazan Gültekin Avcı gibi gazetecileri de hapse tıkmış durumda.
3. 17‒25 Aralık'la sarsılan ve bazı yetkililerinin iktidar olmaya mahkûm bulunduklarını itiraf ettiği AKP, 7 Haziran'da tek başına iktidar olamadı. Erdoğan, “400 milletvekili verin, bu iş huzur içinde çözülsün;” bazı AKP yetkilileri, “7 Haziran'da tek parti iktidarı gerçekleşmediği için istikrarsızlık doğdu... Artık çözüm süreci yok; çünkü reyleri HDP aldı....” diyordu. İnsan, “PKK da bölgede planların hedefine ulaşması için AKP tek başına iktidar olsun diye mi terörü yeniden başlattı? IŞİD de Türkiye içinde aynı maksada mı hizmet ediyor?” diye sormadan edemiyor.
4. Erdoğan, ABD'de 3 Müslüman genç öldürülünce Obama ve Biden'e “Biz siyasîler, ülkemizde işlenen cinayetlerden sorumluyuz. Çünkü halk size oylarını verirken ‘Benim can güvenliğimi, mal güvenliğimi sağlayacaksın' diye veriyor.”; Fransa'ya da Charlie Hebro'ya yapılan terör saldırısı karşısında “Sizin istihbarat teşkilatınız çalışmıyor mu?” diye sesleniyordu. Erdoğan, Türkiye'deki terör eylemlerinin asıl sorumlusunu ilan etmiyor mu?
5. Türkiye, 2002 Kasım'ından beri, 1950-1960, 1965-1980, 1983-2001 yılları arasında yaşadığı manzaranın dördüncüsünü yaşıyor. Ve bugün AKP, bir zaman MİT kontraterör dairesi başkanlığı yapmış Mehmet Eymür'ün fabrikatör, yani ülkesinde kendisine çalıştığı yabancı ülke adına kaos çıkarmakla görevli ajan olarak nitelediği ... dahil darbecilerle, “Ülkede oluk oluk kan akıtacağız” diyen ve çetecilikten hüküm giymiş kişi ve organizasyonlarla el ele.Ama maalesef AKP'li halkımız, dördüncü defa yaşadığımız sürecin iradî sürükleneni ve dolayısıyla “Yazılan, yazıldığına varacak.”
ERDOĞAN YILLAR ÖNCE BOP'U BÖYLE ANLATMIŞTI
4 Mart 2006. Erdoğan AK Parti Bayrampaşa ilçe kongresinde:
“Türkiye’nin Ortadoğu’da bir görevi var. Nedir o görev. Biz Geniş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesinin eş başkanlarından bir tanesiyiz. Biz bu görevi yapıyoruz.”
16 Şubat 2004. Başbakan Erdoğan, Kanal D’de Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında konuk. Büyük Ortadoğu Projesi ile ilgili konuşuyor. Diyarbakır ile ilgili hedefini anlatıyor:
“Ben özellikle Diyarbakır’a çok farklı bakıyorum. Diyarbakır istiyorum ki, şu anda Amerika'nın da düşündüğü Büyük Ortadoğu Projesi var ya Genişletilmiş Ortadoğu. Yani bu proje içerisinde Diyarbakır bir yıldız olabilir. Bir merkez olabilir. Bunu başarmamız lazım".