29 Mayıs 2016 - 19:19
Akaras "Lübnan Örneğiyle" Mesaj Verdi

Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras,Türkiye'de terörle mücadele ve Irak ile Suriye'de IŞİD'e karşı gerçekleştirilen operasyonlara değindi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Her cuma akşamı Hayatın Ekranı ON4'te yayınlanan 'Haftanın Yorumu' adlı programda gündemi değerlendiren Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras,Türkiye'de terörle mücadele ve Irak ile Suriye'de IŞİD'e karşı gerçekleştirilen operasyonlara değindi.

Terörle mücadele kapsamında gerçekleştirilen operasyonlar ve gelen şehit haberleri hakkında değerlendirme yapan Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras, yaşanan süreci Lübnan örneğiyle anlattı. İngiltere'nin, Fransa'nın ve daha sonra Amerika'nın sömürgeciliğinde birçok devletin sömürülme yöntemlerini vurgulayan Akaras, Lübnan'a dikkat çekerek: "Lübnan'da İngiltere'nin çekilmesiyle birlikte yine İngiltere'nin eliyle öyle bir anayasa koyuldu ki 1980'li yıllara kadar orada huzur asla olmadı. Lübnan milleti hiçbir zaman huzur yüzü göremedi. İçeride Hristiyanlar ile Müslümanlar, Müslümanların içerisinde Şiiler ile Sünniler, Şiilerin içerisinde Emel ile Hizbullah gibi birçok iç savaşlar yaşandı. Bütün Lübnanlılar bu iç savaşları ve verdiği acıları çok iyi hatırlıyor. 1980'li yıllardan sonra Hizbullah'ın Lübnan'a gelişiyle önemli ölçüde istikrar sağlandı ve bugüne kadar da bu istikrar kısmi bir şekilde devam ediyor. Her ne kadar dışarıdan müdahaleler de olmuş olsa...

İngiltere'nin, Amerika'nın genel anlamda Batı dünyasının ve sömürgecilerin bu planı sadece Lübnan için değil Türkiye için de böyleydi. Sömürgeciler Suriye için de ,Irak için de, İran için de yani bütün bölge ülkeleri için böl-parçala-yönet siyasetini sürekli uygulamışlardır" dedi.

Ehlader Genel Başkanı Kadir Akaras sömürgecilerin bölge ülkeleri karşısındaki tutumunu Lübnan ile örnekleyerek Türkiye'de de benzer şeylerin yapılmaya çalışıldığına işaret ederek şöyle devam etti:

"Türkiye'de özellikle Doğu ve Güneydoğu'da olup bitenleri, bir ırk üzerine Türk-Kürt kavgasının geniş bir şekilde yayılmasını isteyen odakların, sürekli terörü desteklediğini hep söylemişizdir. Yani bugün Güneydoğu'da olup bitenler bu toprak bütünlüğünü bozmaya yönelik, Türkiye'deki vatandaşların Lübnan'ın eski tarihi gibi –hiçbir zaman huzur görmesin, sürekli tüketen olsun- isteklerin neticesidir. Bunun maşası olarak ise PKK terör örgütü çıkarılarak; o gün bu gündür sürekli 5 bin tane,4 bin tane, 3 bin tane militanı vardır söylenmektedir. Öldür öldür de bitmiyor. Bunlar nereden destekleniyor? Arkasında hangi güçler var? O güçleri görmeden hiçbir şekilde bu akan kanlar, Güneydoğu'daki sorunlar ciddi bir şekilde çözümlenmeyecektir.

Evet terörle mücadele edilmesi gerekiyor, bunda hiçbir şüphemiz yoktur. Hiçbir isteklerine boyun eğilmemesi lazım ve taviz verilmemesi gerekir. Bunlarda bütün millet olarak hemfikiriz. Ama terörle mücadele, sadece oradaki teröristi yok etmekle, etkisiz hale getirmekle 40 yıldır bitmiyor. O zaman bunun arkasındaki gücü bulmamız lazım."

Konuşmasına terör örgütü PKK'nın şehirde neden savaştığını tekrar hatırlatıp terörü bitirme yollarını açıklayarak devam eden Akaras: "Bugün bölgemizin analizinde, PKK'nın şehir savaşlarıyla istediği şey olarak devleti birtakım şeylere mecbur etmek, taviz koparmak olduğu biliniyor. Başarabildiler mi? Tabi ki başaramadılar. Şehir savaşlarıyla halkın devlete karşı bir isyan başlatmasını da amaçlıyorlardı. Başaramadılar.

O zaman millet olarak, o bölgede yaşayan insanlar olarak devletine destek verildiyse, teröristlere destek verilmediyse; bu sorunu orada yaşayanları cezalandırarak değil, terör örgütü PKK'nın arkasındaki güçleri bulup onlarla mücadele ederek bitirebiliriz. Bütün emir komutamızı onlara vermemeliyiz. Türkiye de bu güçleri çok net biliyor. Cumhurbaşkanımızın, İstihbaratın ve çeşitli bakanların da bu konuda açıklamaları mevcuttur. Bununla birlikte 'Teröriste taviz vermeyelim ama terörün arkasındaki İsrail'e Amerika'ya taviz verelim' diyerek bu terörü bitiremeyiz.

Evet, Brüksel'de Birleşmiş Milletler binasının yanında o çadır ne arıyor? Sorusunu soruyoruz. Lakin bu soruyu sorduğumuz gibi onlarla hesaplaşmasını da bilmemiz lazım. Teröristi etkisiz hale getirirken onların da politikasını etkisizleştirecek bir tutum içinde olmamız lazım. Milletimiz güçlüdür, ordumuz güçlüdür, yani Türkiye olarak güçlüyüz. Brüksel'in karşısında, AB'nin karşısında, Amerika'nın karşısında bu kadar tavizkar bir tutum Türkiye'nin dış siyasetine de Türkiye milletine de yakışmıyor." şeklinde konuştu.

Türkiye'de teröre karşı mücadele verilirken, IŞİD'e karşı da Suriye ve Irak'ta operasyonlar yapıldığını hatırlatan Ehlader Genel Başkanı Akaras, IŞİD'in kalbi olarak ifade edilen Rakka'ya gerçekleştirilen operasyonları şöyle değerlendirdi: "Daha önce de söylediğim gibi Suriye olayı bir bütünlük içerisinde dış destekli bir terör olaylarıdır. Şuan IŞİD'e terör örgütü demeyen bir ülke de kalmadı. Ancak burada gözden kaçmaması gereken bir şey var. İçinde ülkemizde yaşayanların da olduğu bir takım insanlar 'IŞİD ve Suriye Rejimi' ya da 'IŞİD ve Irak Rejimi' şeklinde ikisinin arasında tercih yaparken, IŞİD'in kazanmasını istiyor. Gönlü bundan yana!

Irak'ta IŞİD'e karşı geniş katılımla gerçekleştirilen Felluce operasyonları da dahil olmak üzere terör örgütlerine karşı gerçekleştirilen birçok operasyonda medya organları bir manipülasyon yoluna gidiyor. Örneğin; Felluce operasyonlarında onlarca IŞİD militanlarının etkisiz hale getirilmesini gündemine almayan bazı medya organları, aynı haberi 6 sivil öldürüldü şeklinde duyuruyor."