Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Rusya Devlet Atom Enerjisi Şirketi Rosatom’un Genel Direktörü Aleksey Lihaçov, İran’ın güneyindeki Buşehr Nükleer Güç Santrali’nin ikinci ünitesinde inşaat faaliyetlerinin kademeli olarak yeniden başladığını duyurdu. Lihaçov’un açıklamasına göre sahaya dönen yaklaşık 2 bin 200 yerel personel, uzun süredir askıya alınan inşaat sürecini yeniden hareketlendirdi.
Buşehr-2 ünitesinin inşaatı, bölgedeki jeopolitik gerilimler, yaptırım baskıları ve lojistik güçlükler nedeniyle defalarca sekteye uğramıştı. Rosatom yetkilileri, çalışmaların şimdilik kademeli ve kontrollü bir tempoda ilerlediğini, ilerleyen aşamalarda Rus uzman ve mühendislerin de sahaya katılmasının planlandığını belirtti.
Açıklama, İran ile Batılı güçler arasındaki nükleer müzakerelerin hassas bir dönemeçte sürdüğü bir zamana denk geldi. Tahran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesini artırdığına dair IAEA raporlarının gündemde olduğu bu süreçte Buşehr-2’nin yeniden canlanması, Batılı başkentlerde dikkatle izleniyor.
Enerji analistleri, Buşehr-2’nin tamamlanmasının İran’ın sivil nükleer kapasitesini önemli ölçüde artıracağını ve ülkenin enerji bağımsızlığı hedefleri açısından stratejik bir adım oluşturacağını vurguluyor. Santralin birinci ünitesi 2011’den bu yana faaliyette olup İran’ın elektrik üretimine katkı sağlamaya devam ediyor.
Washington ve Avrupa Birliği, Buşehr’in sivil niteliğini kabul etmekle birlikte Rusya-İran nükleer iş birliğinin genişlemesini yakından takip ettiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın konuya ilişkin resmi bir değerlendirme yapmadığı öğrenildi.
Rusya ise projeyi, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın ve enerji alanındaki uzun soluklu iş birliğinin somut bir yansıması olarak sunuyor. Moskova’nın Batı yaptırımlarına rağmen İran ile nükleer enerji iş birliğini sürdürme kararlılığı, Kremlin’in bölgesel nüfuzunu pekiştirme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Rosatom, inşaatın tamamlanmasına ilişkin kesin bir takvim açıklamazken, projenin önümüzdeki yıllarda tam kapasiteye ulaşması hedefleniyor.
yorumunuz