Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: ABD Dışişleri Bakanlığı, Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirilecek kritik görüşmelerin programlandığını açıkladı. Washington’ın arabuluculuğuyla masaya oturulacak olan müzakerelerin, aylardır süren kırılgan ateşkes döneminin kalıcı bir düzene kavuşturulması açısından belirleyici bir işlev üstleneceği değerlendiriliyor.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında görüşmelerin gündeminin güney Lübnan’daki İsrail askeri varlığının çekilme takvimi, UNIFIL’in yeniden konuşlandırılması ve Lübnan Silahlı Kuvvetleri’nin bölgedeki etkinliğinin güçlendirilmesi başlıklarını kapsadığı belirtildi. Bunların yanı sıra ateşkes ihlallerinin önlenmesine yönelik denetim mekanizmalarının da müzakere gündemine alınacağı ifade edildi.
Görüşmelerin, ABD’nin bölgeye atadığı özel temsilci koordinasyonunda yürütüleceği öğrenildi. Lübnan heyetinin Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri Bakanlığı düzeyinde temsil edileceği bildirilirken İsrail tarafının müzakere heyetinin bileşimi henüz netleşmedi.
Lübnan cephesinde görüşmelere temkinli bir iyimserlikle yaklaşıldığı gözlemleniyor. Beyrut yönetimi, İsrail’in güney Lübnan’daki bazı mevzilerden çekilmemesini ve ateşkes döneminde sürdürülen hava saldırılarını müzakere önündeki en büyük engel olarak tanımlamaya devam ediyor. Lübnanlı yetkililer, kalıcı bir çözümün ancak İsrail’in BM kararlarına tam uyum sağlaması koşuluyla mümkün olduğunu vurguluyor.
İsrail tarafı ise güvenlik garantilerinin somutlaştırılmadan herhangi bir geri çekilme takvimini kabul etmeyeceğini açıkça ortaya koymuş durumda. Tel Aviv, Hizbullah’ın ağır silahlardan arındırılması ve Litani Nehri’nin kuzeyine çekilmesi konusunda denetlenebilir güvenceler talep ediyor.
Washington’ın bu görüşmelere verdiği öncelik, bölgedeki daha geniş diplomatik tablonun bir parçası olarak okunuyor. ABD’nin İran nükleer müzakerelerini sürdürdüğü ve Gazze’de kalıcı ateşkes arayışını devam ettirdiği bir dönemde Lübnan-İsrail hattının istikrara kavuşturulması, Washington’ın bölgesel stratejisinin kritik bir halkasını oluşturuyor.
Diplomatik kaynaklar, 14-15 Mayıs görüşmelerinin somut bir mutabakat metniyle sonuçlanmasının güç olmakla birlikte taraflar arasında güven inşasına katkı sağlayacak ara adımların atılabileceğini belirtiyor. Görüşmelerin ardından ABD’nin her iki tarafla ayrı ayrı ikili temaslarını sürdüreceği öngörülüyor.
yorumunuz