Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, Avrupa ile ABD arasındaki geleneksel ittifakın doğasını yeniden tartışmaya açtı. Özellikle İran’la yaşanan gerilim ve Washington’un izlediği tek taraflı kararlar, Avrupa’daki birçok liderin daha bağımsız bir dış politika çizgisi arayışına yönelmesine neden oldu.
Avrupa Birliği içinde yapılan değerlendirmelerde, güvenlikten enerjiye kadar pek çok alanda ABD’ye aşırı bağımlı bir yapı oluştuğu görüşü giderek daha fazla dile getiriliyor. Bu nedenle bazı başkentlerde, savunma işbirliğinin Avrupa merkezli mekanizmalarla güçlendirilmesi ve diplomatik karar süreçlerinde Washington’dan daha bağımsız hareket edilmesi gerektiği konuşuluyor.
Diplomatik çevreler, özellikle İran savaşı sonrasında yaşanan gelişmelerin Avrupa’da bir “stratejik uyanış” yarattığını ifade ediyor. Birçok Avrupalı lider, ABD’nin bölgesel krizlere yaklaşımının Avrupa’nın güvenlik ve ekonomik çıkarlarıyla her zaman örtüşmediğini açıkça dile getirmeye başladı. Bu durum, Avrupa’nın kendi savunma kapasitesini artırma ve dış politika kararlarını daha özerk biçimde alma yönündeki tartışmaları hızlandırdı.
Uzmanlara göre, bu eğilim kısa vadede ABD ile Avrupa arasındaki ittifakı ortadan kaldıracak bir kopuş anlamına gelmiyor. Ancak Washington’un baskısına karşı daha mesafeli ve kendi önceliklerini önceleyen bir Avrupa profilinin ortaya çıkması, transatlantik ilişkilerin önümüzdeki yıllarda farklı bir dengeye oturabileceğinin işareti olarak görülüyor. Avrupa başkentlerinde giderek güçlenen bu yaklaşım, küresel güç dengelerinde de yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
yorumunuz