Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Wall Street Journal’ın aktardığına göre, İran ile ABD arasında imzalanması beklenen mutabakatın, Tahran’a yaptırım muafiyetleri sağlayacağı ve bu sayede İran’ın petrol satışlarına derhal yeniden başlayabileceği ifade ediliyor.
Gazetenin iddiasına göre, söz konusu muafiyetlerin sadece petrol satış iznini değil, aynı zamanda İran petrol ihracatını kolaylaştırmaya yönelik bankacılık, nakliye ve sigorta gibi alanları da kapsayacağı belirtiliyor. Bu adımın, Washington ile Tahran arasındaki diplomatik sürecin ekonomik boyutunu oluşturduğu kaydediliyor.
“Kağıt üzerinde” rahatlama endişesi
Ancak bazı analistlerin, Trump yönetiminin muafiyetleri yalnızca “kağıt üzerinde” bırakabileceği ve İran’ın anlaşmadan fiili olarak yararlanmasını engelleyebileceği yönünde uyarılarda bulunduğu ifade ediliyor. Bu endişenin temelinde, Barack Obama döneminde uygulanan ve Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) çerçevesinde yaptırımların kaldırılmasına rağmen İran’ın uluslararası bankacılık sistemine erişiminde yaşanan fiili kısıtlamaların hatırlatılması yer alıyor. Analistlerin, Trump yönetiminin de benzer bir strateji izleyerek İran’ın petrol gelirlerine erişimini sınırlayabileceği değerlendirmesinde bulunduğu aktarılıyor.
İran’ın abluka öncesi konumu
Söz konusu iddiaların, İran’ın ABD deniz ablukası öncesinde petrolünü hiçbir sorun yaşamadan ihraç edebildiği gerçeğiyle birlikte ele alındığı belirtiliyor. Tahran yönetiminin, abluka döneminden önceki ihracat kapasitesine dönüş hedeflediği ve bu nedenle muafiyetlerin kapsamının hayati önem taşıdığı ifade ediliyor. İran’ın, petrol satışlarının yeniden başlamasını ekonomik toparlanmanın anahtarı olarak gördüğü kaydediliyor.
Washington’daki muhalif sesler
Wall Street Journal’ın iddiasının, Washington’daki muhafazakâr çevrelerde de endişe yarattığı belirtiliyor. Kongre’deki bazı milletvekillerinin, İran’a verilecek her türlü yaptırım muafiyetinin Tahran’ı daha da güçlendireceği ve bölgesel istikrarsızlığı artıracağı gerekçesiyle karşı çıktığı ifade ediliyor. Buna karşın, Beyaz Saray’ın anlaşmayı “bölgesel gerilimi azaltma” ve “enerji piyasalarını istikrara kavuşturma” çerçevesinde sunduğu belirtiliyor.
Anlaşmanın diğer boyutları
Mutabakatın yalnızca petrol muafiyetlerinden ibaret olmadığı, aynı zamanda İran’ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine ilişkin taahhütleri de kapsadığı kaydediliyor. Ancak anlaşma metninin henüz kamuoyuyla paylaşılmadığı ve ayrıntıların belirsizliğini koruduğu ifade ediliyor. Gözlemciler, bu belirsizliğin piyasalarda ve diplomatik çevrelerde tedirginliğe yol açtığını, yatırımcıların ve bölgesel aktörlerin anlaşmanın uygulanabilirliğine ilişkin soru işaretlerini koruduğunu belirtiyor.
yorumunuz