19 Eylül 2026 - 16:30
Washington’ın Lübnan’da “Plan B” Arayışı: UNIFIL’in Kısıtları ve Alternatif Güç İhtimali

UNIFIL’in görev süresinin dolmasına sayılı günler kala sahada değişen güvenlik dengeleri, Washington’ı stratejik bir politika değişikliğine zorluyor. İsrail-Lübnan sınırındaki gerilimin tırmanmasıyla birlikte mevcut barış gücünün sahadaki hedeflerine ulaşamayacağını öngören ABD yönetimi, bugüne kadar kategorik olarak karşı çıktığı “alternatif BM gücü” veya görev tanımı genişletilmiş uluslararası bir yapıyı kapalı kapılar ardında değerlendirmeye başladı.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), kuruluşundan bu yana en zorlu sınavlarından birini veriyor. Güney Lübnan’daki İsrail-Hizbullah çatışmalarının şiddetinin artması, 1701 sayılı karar uyarınca bölgede tampon görevi gören UNIFIL’in etkinliğini tartışmaya açtı. Washington yönetiminin, Tel Aviv ile Hizbullah arasındaki ateş hattında tıkanan süreci aşmak için daha önce “kabul edilemez” bulduğu seçenekleri masaya yatırması, sahadaki krizin derinliğinin bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre Washington, UNIFIL’in Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini kısıtlama veya sınır bölgesini silahsızlandırma konusundaki “yetki alanı kısıtlılığını” artık bir engel olarak görüyor. İddiaya göre Beyaz Saray, UNIFIL’in sadece gözlemci statüsünde kalmasının, İsrail’in kuzey sınırındaki güvenlik kaygılarını gidermediğine ve Lübnan’ın egemenliğinin korunması noktasında caydırıcı bir güç teşkil etmediğine ikna olmuş durumda.

Washington’ın rotasını değiştirmesindeki temel neden, sahadaki gerçeklik ile BM kararları arasındaki makasın açılmasıdır. Bir tarafta İsrail’in “güvenli bölge” oluşturma ısrarı, diğer tarafta ise UNIFIL’in mevcut kuralları gereği güç kullanma yetkisinin bulunmaması, bölgeyi bir “çatışma sahipsizliğine” itiyor. ABD’nin değerlendirmeye aldığı alternatif modelin, daha geniş yetkili, "barış koruma"dan ziyade “barış dayatma” kapasitesine sahip veya NATO destekli bir koalisyon gücü ile entegre bir yapıyı içerebileceği konuşuluyor.

Ancak bu planın önünde ciddi engeller bulunuyor. Öncelikle, Lübnan hükümeti ve Hizbullah, UNIFIL yapısının değişmesine veya yerine başka bir gücün gelmesine egemenlik ihlali gerekçesiyle şiddetle karşı çıkıyor. Analistler, Washington’ın bu çıkışının, UNIFIL’i tamamen işlevsiz bırakarak bölgede “güç boşluğu” yaratma riski taşıdığına dikkat çekiyor. Ayrıca, BM Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin gibi veto hakkı olan aktörlerin, ABD öncülüğünde kurulacak yeni bir askeri yapıya onay vermesi oldukça düşük bir ihtimal.

Washington’ın bu adımı, nihai bir çözümden ziyade, İsrail üzerindeki baskıyı hafifletmek ve Hizbullah’a karşı diplomatik bir koz üretmek olarak okunabilir. UNIFIL’in görev süresinin uzatılması oylaması yaklaştıkça, ABD’nin bu “alternatif” söylemini bir şantaj aracı olarak kullanıp kullanamayacağı ise önümüzdeki haftaların en önemli diplomatik konusu olacak. Şu aşamada Washington, UNIFIL’i tasfiye etmekten ziyade, ona “diş” geçirecek yeni bir yetki tanımı veya destekleyici bir yan güç arayışıyla bölgesel statükoyu zorluyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha