26 Mart 2012 - 07:49

Bu yazı, Amerika, İsrail veya batı bloğunun hep birlikte İran’a saldırması halinde İran’ın bu saldırıya vereceği muhtemel cevabı konu etmektedir. Bu yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Devrim Muhafızlarının Amerika ve müttefiklerine vereceği cevap dünyayı en az bir on yıl karanlığa gömecektir. Devrim Muhafızları Komutanları en son yaptıkları görüşmelerinde, İsrail’e karşı saldırı plan ve projeleri hazırladıklarını beyan ettiler. Komutanlar, beyaz sarayın “İran’a karşı askeri seçenek masadadır ve kaldırmamıştır” sözüne karşılık “Bizler de bu seçeneğe karşı vereceğimiz cevabı hazır bekletiyoruz” yanıtını verdiler. Bu yazıda İran Devrim Muhafızlarının vereceği muhtemel cevabın ne veya neler olacağına dair bazı öngörülerde bulunulmuştur.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Bir an İran İslam Cumhuriyetinin üst düzey yetkilileri ile askeri komutanlarının bir araya geldiğini ve batıyla girişilecek bir nihai savaş hakkında strateji belirlediklerini düşünün. Bu savaşın ölüm kalım savaşı olacağını doğal olarak çok iyi bilmektedirler. Şöyle ki bu büyük savaş eğer kaybedilirse artık geriye ne İslam Cumhuriyetinden, ne İslam’dan ve ne de nizamın yöneticilerinden geriye bir eserin kalmayacağı çok açıktır.  

Bu varsayıma göre bu yazının okuyucuları nihai savaş için belirlenen stratejinin ne olacağını çok rahat bir şekilde tahmin edebilirler. Evet, tahminleriniz doğrudur. Eğer İran İslam Cumhuriyetinin olmaması kararı alınmışsa, başkaları da olmamalı! Eğer İran’ın kuyuya düşürülmesi kararı alınmışsa, onların yakasından tutularak kuyunun dibine doğru onlar da çekilmelidir.

İran’ın askeri stratejisitleri ve analistleri, ikinci dünya savaşından bu yana Amerika ve İsrail’in bugüne kadar yaptıkları tüm askeri operasyon ve savaşları incelemişlerdir. Onlar, şu ana kadar uygulanan taktik ve yöntemleri çok iyi bilmektedirler. Özellikle balkan, Afganistan, Irak… savaşlarında kullanılan teçhizatları yeteri kadar incelemişlerdir. Onlar çok iyi bilmektedirler ki batının tüm askeri kudreti şöyle özetlenmektedir: “Karşı tarafa yeniden yapılanma ve savunma fırsatı vermeden kısa bir sürede kapsamlı ve derin bir saldırıdırı.”

Onlar, üstün bir askeri taktikte elektronik ve radar savunma sistemlerinin her şeyden önce ortadan kaldırılması gerektiğini çok iyi bilmektedirler.  

Onlar, krizin başlamasıyla birlikte iletişim ve medya seçeneklerinden hiçbiri üzerinde küçük bir hesabın bile açılamayacağını çok iyi bilmektedirler.

Onlar, bir yıkım için en temel operasyonun önceden hazırlanmış, satılmış gruplar tarafından yapılması gerektiğini çok iyi bilmektedirler.

… ve daha bir çok şeyi İran askeri yetkilileri çok iyi bilmektedir. Ve tabiidir ki verecekleri cevapta bunların hepsi hesaba katılmıştır.

Ancak burada verilecek “Siyah Cevap” üzerinde durmak istiyor ve savaş hakkında bilinen genel şeylerin üzerinde durmak istemiyoruz.

Çünkü şu anda dünya medyasının neredeyse tamamı, tam anlamıyla tek taraflı olarak batının yapmak istediği yönde analiz ve tahliller yapmakta ve İran’ın buna karşı vereceği yanıt üzerinde durulmamakta ve sessizliğe bürünmektedirler.

Elbette bu sessizliğin nedeni açıktır. Çünkü onlar dünya kamuoyunun İran’a karşı girişilecek bir askeri operasyonun ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bilmelerini istememektedirler. Askeri saldırı durumundaki bir sessizlik kesinlikle facianın boyut ve hacmini örtecektir.  

SİYAH CEVAP

1. Savaşın başlamasıyla birlikte otomatik olarak İran İslam Cumhuriyetinin politik ve görülen liderleri geçici olarak ülke hakkında alınacak kararlar konusunda geri plana itilecek ve her şey, çok önceden hazırlanarak görev ve sorumlulukları belirlenmiş olan siyah devletin (askeri devlet) eline geçecektir. Dolayısıyla bu liderlerden her hangi birinin savaşın başında veya daha sonra ortadan kaldırılması savaşın kaderine ve gidişatına her hangi bir etki bırakmayacaktır.

2. Büyük bir ihtimalle önceden görevler taksimi yapılmıştır. Ülke sınırlarını koruma görevi İran İslam Cumhuriyeti ordusuna ve Besiçe (gönüllü birlikler) bırakılmış, İran sınırları dışında kalan dünya genelindeki karşı saldırı ve savunma görevini Devrim Muhafızları Ordusu, Devrim Muhafızları Ordusu karşı istihbarat birimleri ve üçüncü orduya (Avrupa ve Amerika’daki Devrim Muhafızları Ordusunun çekirdek operasyonel timleri) bırakılmıştır.

3. Savaş başlar başlamaz, ‘tüm klasik savaşlarda askeri kuvvetler bir komutanlıktan komuta edilir’ stratejisinin aksine İran’ın üç ordusu tam olarak karar alma ve uygulamada bağımsız olarak hareket edeceklerdir.  

4. Düşmana verilecek tüm operasyonların yanıtı muhtemelen iki aşamaya bölünmüş olacak. Birinci aşamada caydırıcılık ve mat etmek, ikinci aşamada ise saldırgan güçleri yok etmek olacaktır.

5. Bağımsız güçlerin savaş meydanında bağımsız hareket etmesini dikkate aldığımızda karşı taraftan komuta alınmayacaktır, bilakis bu komuta otomatik olacağından düşmanın saldırısından en fazla kırk beş dakika sonra tüm savaş birlikleri çeşitli savaş cephelerindeki yerini alarak sıfır noktasına yerleşeceklerdir.

6. İran, savaş başlar başlamaz (İran’a saldırması için) batılı ülkelerin askeri birliklerini barındıran askeri üsleri bulunan başkentlere saldıracağını duyuracaktır.

7. Büyük bir ihtimalle savaş başlar başlamaz kırk sekiz saat içinde Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’in İran tarafından işgal edilme planı yürürlüğe konulacaktır. Savaşın ikinci merhalesinin icrasında ise bu ülkelerin işgal edilmesi hayati öneme sahip olacaktır. Devrim Muhafızları Ordusu kara birlikleri ve saklı yedek birliklerle bu operasyonda ana rolü oynayacaktır.    

8. Caydırıcılık merhalesi başladığında saldırgan güçlerle, destek birlikleri ve tedarik birliklerinin irtibatının koparılması için çalışılacaktır.

9. (İran taarruz birliklerinin odaklanacakları) öncelikli hedefleri şunlar olacaktır: Fars Körfezi, Umman Denizi ve Hint Okyanusunda bulunan Amerika, İngiltere, Fransa… uçak gemileri; Afganistan’da bulunan NATO komutası, Irak’ta bulunan Amerika ve İngiltere’ye ait Merkez Komutanlıkları; İsrail nükleer santralleri; İsrail’in askeri ve mühimmat depoları, havaalanları, su ve elektrik üretim tesisleri ve ekonomik olarak önemli sanat kuruluşlarına ve büyük bir ihtimalle şimdiden 2000 kilometrelik menzile giren Amerikan müttefiklerine ait nükleer santraller Şahap-3 Füzeleri tarafından hedef alınmış durumdadır.

10. Büyük bir ihtimalle, İran’ın taarruz birlikleri Batılı askeri birliklere ve İsrail’e saldırmasıyla birlikte Suriye, Lübnan, Irak ve Afganistan cepheleri genişleyecek ve İran’a gönül vermiş güçler Devrim Muhafızları kara birlikleri mesabesinde savaşa katılacaktır. Lübnan Hizbullah’ının savaşa girmesiyle birlikte Hamas, İslami Cihat… gibi güçlerin İsrail topraklarına gireceği bu planda öngörülmüştür.

11. İran’ın savaş sırasında tüm askeri gücünü düşmanın silah beslenme ana merkezlerine vereceği öngörülmektedir. Bu doğrultuda şöyle bir düşünmek yeterlidir: Amerika ve müttefiklerine ait savaş gemilerinin İran’ın bombardıman ve intihar uçakları ile yer altı ve karadan denize füzelerle yok edilmiş… bu durumda Fars Körfezi’nin ne kadar büyük bir ateşin içinde olduğunu düşünün. Artık Hürmüz boğazından petrol sevkiyatının yapılması en az on yıl gerçekleşmeyecektir. İsrail’de artık nükleer tesislerinin yok edilmesiyle konuşacak bir sözü kalmayacaktır. Ve muhtemelen İsrail batılılar için tatlı bir hatıra olarak tarihteki sayfasında yer alacaktır.  

12. Büyük bir ihtimalle, İran’a ait saldırı uçakları, aynı anda Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerine (Bahreyn, Kuveyt, Umman, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliklerine) ait petrol ihracat merkezleri ve kuyularını ve aynı şekilde bu ülkelere ait rafinerileri bombardımana tutacak ve bu merkezlerin tamamen ortadan kaldırılması için çalışacaktır. Fars Körfezi, Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi açıklarında bulunan bu ülkelere ait petrol gemileri de Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından saldırıya uğrayacaktır. Bu saldırılar büyük bir ihtimalle savaşın başlamasıyla 24 saat içinde gerçekleştirilecektir.

13. (Muhtemelen savaş başlar başlamaz İran sınırları Pakistan ve Afganistanlı gönüllü savaşçılar için açılacak) ve Irak’taki Amerikan ve İngiltere’ye ait güçler bunlar tarafından ortadan kaldırılacaktır. Bu doğrultuda Taklit Mercilerin fetvalarıyla Irak’taki savaşçı Şiiler bu gruplarla işbirliği yapacaklardır.

14. İran’ın üçüncü ordusu (İran’ın Amerika ve Avrupa’da bulunan özel birlikleri) savaş başlar başlamaz Devrim Muhafızlarının saldırgan düşmana karşı operasyonunun başlamasıyla birlikte buradaki birlikler de İran’a karşı savaşta Amerika’yla birlikte hareket eden ülkelere ait enerji kaynakları, elektrik ve su tesisleri, ana sanayi, havayolları, köprüler, yollar… imha edilecektir. Büyük bir ihtimalle Batılı ülkelere ait kimyasal, biyolojik ve nükleer silah üretim tesisleri bu imha saldırısında öncelikli hedef olarak belirlenecektir.

15. Ülke sınırları ve şehirler arası savunmayı İran Ordusu uhdesine alacak ve şehirlerin ve yerleşim alanlarının savunmasını ise Devrim Muhafızlarına ait üç milyonluk seferberlik güçleri sağlayacaktır.

Bir milyonluk Besiç güçleri ihtiyaç halinde Devrim Muhafızlarına destek güçleri olarak devreye sokulacaktır. Diğer askeri birlikler büyük bir ihtimalle Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’i ele geçiren taarruz birliklerinin yerine sevk edilecektir.

16. İran’a saldırıya karşı tüm operasyonlar sınır dışında ve muhtemelen en fazla on gün içinde gerçekleştirilecek ve operasyon sonrası tüm Ortadoğu saldırgan düşman birliklerinden temizlenecektir.

Şayet okuyucular bu yazında ele alınanların bir fanteziden ibaret olduğunu sanabilirler, ancak bu bir hakikattir ki eğer İran’la Batı arasında tam ölçekli bir savaş olacaksa Batılı ülkeler bilmelidir ki eğer İran’ın ortadan kaldırılması düşünülüyorsa İran onlar için bir kukla olmayacak ve batılılar için acıma duygularını yitireceklerdir!

Batılılar bilmelidir ki muhtemel bir savaşta İran halkı İran İslam Cumhuriyetinin arkasında yer alacaktır. Bunu karinesi ise çok basittir. Çünkü Batılı ülkelerin İran’a saldırısı, İran halkına, varlığına, ilke ve değerlerine bir saldırıdır. Dolayısıyla ülkelerini savunan güçlerle birlikte kendi varlıklarını ve değerlerini savunmak için düşmanın karşısına çıkacaklardır.

Allahumme Accil liveliyyikel ferec… inşallah.  

ABNA24.COM

Ekler