20 Ekim 2013 - 20:30
ABD’nin tek yanlı yaptırımları AB’yi de isyan ettirdi

Fransa’nın Lomond gazetesi Amerika’nın İran’a dayattığı tek yanlı yaptırımları konusunda yayınladığı yorumunda Amerika’nın küresel mali ve ekonomik durumlarda tek yanlı tutumunu ve AB ülkelerini kendi çıkarları doğrultusunda sömürmesini eleştirdi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Gazete Amerika’nın General Motors firması, Pegeuet firmasını, Fransa’nın otomotiv sektörü piyasasının %30’unu oluşturan İran’daki faaliyetlerini durdurmaya zorladığını, Fransa yönetimi ise sırf Amerika Başkanı emir verdiği iin bu işe zorlandığını yazdı. Gazete Obama’nın dünya ticaret örgütünün tüm kurallarına aykırı davranarak İran’ın otomotiv sektörü ile çalışan bütün firmaları yaptırımla tehdit ettiğini, bu durumun 1996 yılında İran’ın petrol sektörüne dayatılan Damato yasasına benzediğini belirtti. Amerika’nın mantıksız politikasını eleştiren Lomond ayrıca AB ülkelerinin Washington’un dikte ettiği yasalara karşı pasifliğini de sert bir dille eleştirdi. Gazete, AB’nin tüm iktisadi detaylarının denetiminin gizlice Washington’a havale edilmesinin katlanılmaz bir durum olduğunu vurguladı. Lomond’a göre Amerika akılcı bir şekilde tek yanlı tutumundan kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda yaralandığını, Amerika’nın dünyayı dolarla doldurması ve aynı zamanda tüm mali işlemlerin tek aracı yapmasının zalimane bir dayatma olduğunu, Amerika’nın karşısında hiç bir tepki vermeyen AB yetkilileri durumun siyasi öneminin bilincinde olmadığını vurguladı. Gerçekte AB de 2010 yılından beri Amerika’nın baskıları altında İran’a yönelik tek yanlı yaptırımlarını sürekli ağırlaştırdı. Bu yaptırımların başında ise petrol ve bankacılık sistemine dayatılan yaptırımlar yer alıyor. Fakat şimdi AB İran ile bir çok ekonomik işbirliği fırsatını kaybettiğini ayrıca bir çok hukuki sorunla da karşı karşıya kaldığını görüyor. Bazı AB mahkemeleri İran bankalarına dayatılan yaptırımları lağvetmesi bunun en somut örnekleridir. Aslında Amerika’nın İran’a dayattığı tek yanlı yaptırımlar hiç bir zaman AB tarafından derinden onaylanmadı. Gerçi Fransa ve İngiltere her zaman 5+1 grubunda ve BM güvenlik konseyinde İran’a karşı hareketlerde Amerika’nın yanında yer aldı, ancak şimdi İran ile 5+1 müzakereleri AB’ye yeni bir fırsat oluşturduğu anlaşılıyor. Bu yüzden AB’den İran ile yeni bir ilişki dönemini başlatmasını düşünmesi bekleniyor. Bu durumda iki tarafın kazan – kazan politikası çerçevesinde ortak çıkarlara doğru ilerleyebilir.