Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Geçtiğimiz hafta Anadolu Ajansı, Suriye’de işkenceyle öldürülen on binlerce insanın fotoğrafını yayımladı.Türkiye’nin Suriye politikasının mimarı ve destekçileri için fotoğraflar çok değerli.Sanırım, Suriye’deki yıkım ne kadar korkunç olursa o kadar haklı çıkacaklarını düşünüyorlar.BM raporlarına göre ölenlerin sayısı 200 bini geçti. Evini barkını bırakıp göçenlerin sayısı 2 milyon civarında! Bundan dolayı, vahşetin büyüklüğünü gösteren fotoğrafları yayınlarken, heyecanlarını gizleyemediler.Haklı çıktığını düşünenlerin sevinci, sosyal medyaya, daha bariz şekilde yansıdı.Halbuki, Suriye’deki dehşetin boyutunu görmek için fotoğrafa ihtiyaç yoktu.Her şey, gözümüzün önünde.Bir ülke resmen yakıldı, yıkıldı, talan edildi. İnsanlar can korkusuyla ülkelerini terk ettiler. Komşu ülkelerde, çadırda yaşıyorlar.Suriye’de kalan nüfusun yarısı açlık sınırının altında, hayatta kalma savaşı veriyor.Çocuklar açlıktan ve ilaçsızlıktan ölüyor. Açlıkla mücadele eden kız çocuklar, komşu devletlerdeki zenginlerin cinsel malzemesi yapılmış.Türkiye’nin politikalarını savunanların aklı ise hâlâ haklı çıkmakta.Tablo böyleyken, yayınlanan fotoğraflardan kendilerine haklılık payı çıkaranları görünce gerçekten şaşırıyorum.Gelin şu soruya bir cevap arayalım: Türkiye, Suriye’nin yardımına koşmamış olsaydı Suriye bundan daha kötü mü olurdu?Buna gönül rahatlığıyla “Evet” diyebilir misiniz?Türkiye müdahil olmasaydı Suriye’de ne olurdu ya da ne olmazdı?Ya da Türkiye, Suriye’de iki tarafa da arabulucu rolü üstlenseydi daha çok insan mı ölürdü? Veyahut daha çok insan mı ülkesini terk ederdi?Türkiye’nin tutumu, felaketin boyutunu küçülttü mü?Bu meseleyi bu boyutuyla düşünmemizin vakti geldi sanırım.Çünkü gelinen yer bize gösteriyor ki evinde yangın çıkan komşuya yardım edelim derken yangını büyüttük.Yaptığımız hatanın farkına varıp biran önce politika değiştirmek gerekiyorken, haklı olduğumuzu ispata çalışmak ne tuhaf.Yazı yazmak üzere bilgisayarımın başına oturduğum saatlerde TSK’nın Suriye’de El Kaide konvoyunu bombaladığı haberleri geldi.Muhalifler kendi aralarında bölündüler. Daha önce Esad’a karşı desteklediğimiz insanların bir kısmının üzerine şimdi bomba yağdırıyoruz.Ne tuhaf bir durum. Ne anlaşılmaz bir yaklaşım. Ne akıl almaz bir sonuç.Hem Esad’ı istemiyoruz hem de muhalifleri.Ne “Esad kalsın” diyecek durumdayız ne de “Esad gitsin, muhalifler gelsin” diyecek durumda.Peki, açlıkla pençeleşen insanlar ne olacak? Zenginlerin cinsel eğlencelerine feda edilen kız çocuklarının hali ne olacak?“İyi niyetle” de olsa, yaptığımız yardımların sonucu ortada. Bu sonuca bakıp ölümleri azaltacak, yangını söndürecek bir politikaya dönmek çok mu zor?Geldiğimiz noktada açlıktan ölen çocuklar mı daha çaresiz, yoksa Türkiye mi?Buyurun siz karar verin.Üzülerek söyleyebilirim ki haklı çıkmanız, felaketteki sorumluluğunuzu azaltmıyor. Levent Gültekin / gazeteciler
Fotoğraflar bize neyi gösterdi?
Türkiye, Suriye’nin yardımına koşmamış olsaydı Suriye bundan daha kötü mü olurdu?
29 Ocak 2014 - 20:30
News ID: 501447
İçimiz-dışımız AK Parti-Cemaat kavgası oldu. Yatıyoruz, kalkıyoruz bu meseleyi tartışıyoruz. Fakat yanı başımızda bir ülke yok oluyor. İnsanlar açlık sınırında, her gün onar onar ölüyorlar.