Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Sünni dünyası ne zamandan beri teröristlerden medet umar duruma geldi?
Sünni dünyası ne zamandan beri haricilerin fetvalarına onay veriyor? Muaviye dahi haricilerden uzak durup kaçarken zamanımız haricileri IŞİD’i sünnilerin kurtarıcısı olarak görmek Ehli Sünnete yakışıyor mu?
Sahi Sünni dünyasının dini otoritesi kim? Fetva mercii kim? Kim fetva verme yetkisine sahip? Kim cihad emri verebilir? Hangi makam kimin kafir, kimin mümin olduğuna karar veriyor?
Mısır’da el-Ezher mi?
Türkiye‘de Diyanet mi?
Hicaz’da Suudiler mi?
Amerika’da Pentagon mu?
Yoksa Kuzey Irak’da IŞİD mi?
Ellerinde Amerikan ve İsrail yapımı silahlarla, Şii/Alevi avına çıkmış; onların namuslarını helal gören, canlarına kıyıp kanlarının dökülmesini caiz hatta farz gören IŞİD’ın katliamlarını başarı görüp övünenlerin ne kadar aciz duruma düştüklerini görünce hayrete düşmemek elde değil.
Sözde cihatçı diye tanıtılan IŞİD askerlerinin verdikleri fetvalar sünni dünyasının yüz karasıdır. Şiilerin kızları ve hanımlarının nikahsız cariye olarak alınacağına fetva veriyorlar. Tarihi okuyanlar bilirler, Yezid, Kerbela katliamından sonra Ehlibeyt‘in çocuk ve hanımlarını „haricilerin çocuklarını esir aldık“ deyip diyar diyar dolaştırmıyor muydu?
Sünni dünyası; alimleri, aydınları siyasetcilerin ve teröristlerin gölgesinde İslam’ı tanıtma aczinden kurtulmalıdır.
IŞİD’a destek veren, cinayetleri karşısında susarak onaylayan, onlara terörist diyemeyen, onların yaptıklarıyla övünenler çocuklarına bu teröristlerin kahramanlıklarını mı anlatacaklar? Rahatlık ve refah içinde evlerinde, koltuklarında oturup Ramazan ayında iftarlarını yaparken , çocukları „baba biz de bu IŞİD gibi mi sünniyiz?“ diye sorunca ne cevap verecekler merak ediyorum?
Veya, „baba bizim okulda bir Şii var, o da benim gibi namaz kılıyor, oruç tutuyor, babası-annesi hacca gitmiş, şimdi bunlar kafir mi oluyor, onları öldürmek caiz midir?“, diye sorduğunda babanın yüzündeki ifadeyi ve vereceği cevabı çok merak ediyorum.
Şiiler tekfir edilmekten korkmazlar çünkü Hz. Ali, hariciler tarafından tekfir edilmedi mi?, Şiiler bu imamın takipcileri olarak imanlarından emindirler.
Şiiler öldürülmekten korkmazlar çünkü Kerbela’da yarenleriyle, akrabalarıyla birlikte şehid edilen İmam Hüseyin’den şehadeti miras almışlar.
Milyarlık Ehli sünnet dünyası! Kendinize gelin bu teröristlerden safınızı ayırın, siz bunlarla beraber olamazsınız, siz Hanefi‘nin takipcilerisiniz, siz Şafii‘nin, Hanbeli‘nin, Maliki‘nin yolunda gidenlersiniz, siyonistlerin güdümünde olan bir avuç teröristlerin sizi temsil etmesine izin vermeyin!
Ey Sünni dünyası! Harici zihniyeti IŞİD ve onları destekleyenlerin elleri mazlumların kanına bulaşmıştır, buna ortak olmayın.
Ey kıble Ehli Ehli Sünnet! Mezhebinizi, dini şehvetleri doğrultusunda kullanan satılmış alimlerin elinde oyuncak etmeyin; kıble ehli, tevhide inanan Şiileri tekfir etmek sizin mezhebinizin fetvaları olamaz.
Ey Muhammed ümmeti Ehli Sünnet! Siyasi çıkarlar için susan siyasetçi ve devlet adamları bir gün bunun bedelini ödeyecekler, siz de onlarla bu zillete ortak olmayın.
Ey Sünni kardeşim! Biz şehidlerimize üzülmüyoruz bilakis seviniyoruz çünkü Allah bizim kanımızla İslam‘ı ayakta tutmayı irade etmişse canımız, kanımız, malımız ve herşeyimiz feda olsun O’nun yoluna. Bu bizim için iftihar vesilesidir üzülme gerekçesi değil. Ama IŞİD gibi teröristlerin yanında yer alan, kandırılmış müslüman kardeşlerimize üzülüyoruz. Emperyal medyanın etkisinde kalıp gerçekleri göremeyen kardeşlerimizin acizliklerine acıyoruz.
Bize göre IŞİD ne ehli sünnettir, ne de sünnilerin dirilişi ve uyanışını temsil ederler. Size göre böyle değilse o zaman onların bütün cinayetlerine ortaksınız, eğer bizim gibi düşünüyorsanız o zaman geç olmadan onlardan safınızı ayırın!
Hidayet yolunu seçenlere selam olsun!
Abdullah Özgür/rasthaber