Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Açıklamada 2012 yılında Şeyh Nemir’in sebebi bilinmeyen ve bugüne kadar da net olarak ortaya konulamayan sözde suçtan dolayı tutuklanıp alıkonmasının son derece tahrik edici bir tutum olduğu kaydedildi.
Âlimler Birliği yönetim kurulu başkanı Şeyh Ahmet Zeyn, Arabistan yönetiminin bu ülkede yaşayan Şii ve Sünni Müslümanlara yönelik ayrımcı tutumunun kabul edilemez bir durum olduğunu söyledi ve şöyle konuştu: Bu tutum kendisini “Haremeynin Hizmetkârı” olarak takdim eden zengin ve güçlü bir ülkeye hiç yakışmıyor. Devlet yetkilileri ülkedeki çeşitli mezheplerin inançlarını yaşamaları önündeki engelleri kaldırmalı ve bu ülkenin vatandaşı olan her inanç mensubu kendisini güvende hissetmelidir. Bu ülkede yaşayan Şiiler de Arabistan vatandaşıdır ve her Arabistan vatandaşının sahip olduğu haklara sonuna kadar sahip olmalıdır. Kral Fahd zamanında Arabistan devleti müzakerenin şiddetten daha iyi olduğunu anlamıştı. Konuşma ve diyalogun kalpleri birbirine yakınlaştırdığı anlaşılmıştı. Ancak bu durum fazla sürmedi, tekrar mezhepçilik politikası bu ülkenin politik yaklaşımına hâkim oldu.
Lübnan’ın güneyindeki Sayda kasabasındaki İsa b. Meryem Camiinde imamlık yapan Şeyh Hessam Aylani de bir kişinin sırf mezhebinden dolayı işkence görmesinin hiçbir İslami öğreti ve insan hakları kanunuyla izah edilemeyeceğini söyledi. Aylani şöyle konuştu: Arabistan yönetimi Müslümanlara karşı bir önder gibi davranmalı ve farklı mezheplerden olan herkesle müzakere edebilmelidir. Kendisini bir polis gibi görüp tek mezhebi kanun gibi sunmak ve farklı mezhebi suç saymak Arabistan’a hiç de yakışmıyor. Biz Arabistan’ın bu tutumuna şiddetle karşı olduğumuzu duyuruyoruz ve derhal Şeyh Nemir’in serbest bırakılmasını istiyoruz. Böylece Siyonistler ve batılı güçlerin peşinde olduğu mezhepçilik fitnesinin ateşinin söndürülmesine büyük bir katkı sağlanacağına inanıyoruz.