12 Eylül 2014 - 10:59
Ehlibeyt, İslami Vahdetin Kıstası Olmalıdır

İslam'ın asıl düşmanları Siyonist İsrail ve Amerika'dır...

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Misbah Yezdi, El-ezher Üniversitesi Fıkıh İlimleri Karşılaştırma Üstatlarından Şeyh Ahmet Mahmut el-Kerime ile bir araya geldi. Samimi bir ortamda geçen görüşmede Şeyh Ahmet: 

"Irk, kültür, inanç ve düşünce farklılıkları insanlar arasında doğal bir meseledir. Ancak İslam, bu konuda en doğru kriterleri belirlemiştir. İslam ümmetinin Kuran, Ehlibeyt ve Sünneti Nebevi etrafında toplanarak vahdete amel etmelerini ümit ediyorum" diye konuştu.

Ayetullah Misbah Yezdi ise;

"El- Ezher üniversitesi âlimlerinin mezhepler arası yakınlaştırmaya yönelik çabaları sevindirici ve takdire şayandır. İslam mezhepleri arasındaki karşılıklı saygı, âlimler arasında özel bir irtibatın kurulmasına sebep olmaktadır. Âlimler arasında kurulacak bu bağın da İslam âlemine büyük getirileri olacağına inanıyorum.

Geçen yıllarda El-Ezher âlimleriyle yapmış olduğum toplantılarda ve özellikle de Şeyh Abdul Helim ile olan görüşmemde çok faydalı konular konuşuldu. Ama en dikkat çekici noktada Şeyh Abdul Helim'in Ehlibeyte olan özel muhabbetiydi. Ona, Ehlibeyte karşı olan bu aşırı sevgisinin benim için şaşırtıcı olduğunu söyleyince bana, "bizler Ehlibeyti yalnızca sevmiyoruz, bizler o yüce şahsiyetlere âşık ve hayranız" dedi.

Ehlibeyte olan sevgi, İslam ümmetinin özellikle de İslami Uyanışın mimarı olan âlimlerinin kalbinde dalgalanıyor. Bu sevgi, İslami vahdeti teşkil etmek için kıstas olarak kullanılmalıdır. Kuran ve Ehlibeyti ölçü alarak İslam ümmetinin düşmanı olan Siyonizm'e karşı koymalıyız. Onlar Şia, Sünni ve diğer İslam mezhepler arasında fitne ve fesat çıkarmak isteyen şeytanlardır. İslam'ın asıl düşmanları Siyonist İsrail ve Amerika'dır. Müslümanlar arasında vahdet düşüncesini yaygınlaştırarak bu fitnelerin yakın zamanda ortadan kalktığını göreceğimiz günlerin çok yakın olduğuna inanıyorum.

İnsan kılıklı Şeytanların Müslümanlar arasına zehirli tohumlarını serpiştirerek filizlenip dallanması için özen gösterdikleri yanlış anlayış ve yaklaşımları minimize etmek hatta ortadan kaldırmak başta âlimler olmak üzere tüm İslam ümmetine vaciptir. Maalesef yapılan yalan yanlış iftiralar ve bu iftiraların gerçekliğini araştırmadan dillendirilen sözler, Müslümanlar arasındaki farklılıkları bir diğer inancı ötekileştirme bahanesi olarak kullanılmakta.

Yazık ki bazıları Şiaları hedef alarak şöyle diyorlar: "Şialar her namazdan sonra üç defa 'Cebrail Peygamberlik makamını Hz Ali (as) yerine Hz. Muhammed'e vererek Hz. Ali (a.s) ve Allah'a ihanet etmiştir." (Hâşâ) bu sözler bizlerden uzaktır. Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir Şia ne böyle bir inanca sahiptir ne de bu iftirayı kabul eder. Kuran ve Ehlibeyt'i ölçüt kabul eden bir Şia'nın bunları söyleyeceğini akılda kabullenmez.

Ekler