Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Geçen hafta Yemen'de Ensarullah hareketinin Cumhurbaşkanlığı Konseyi'in kurulduğunu açıklaması, bu hareketin Yemen'e tam hakim olduğunu ortaya koyarken, son aylarda Yemen'in siyasi geleceğini belirleme bakımından da bir dönüm noktası sayılıyor.
Husilere bağlı Ensarullah hareketi geçen cuma günü Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin kurulduğunu ilan etmekle beraber Yemen meclisini de feshetti. Ensarullah hareketinin yayınladığı anayasa bildirgesine göre, beş kişiden oluşan Cumhurbaşkanlığı Konseyi yeni hükümet kuruluncaya kadar iki yıllık bir süre için ülkeyi yönetecek. Ensarullah hareketi ayrıca feshedilen meclisin yerine 551 üyelik yeni bir meclis kurulacağını açıkladı.
Gerçekte Ensarullah hareketi bu kararı, rakip siyasi gruplar ve ayrıca Yemen'in azledilen Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'ye bağlı hareketin, Ensarullah hareketinin milli diyalog sürecinde sağlanan anlaşmayı ve hareketin üç günlük süresini göz ardı etmeleri, BM Yemen özel temsilcisi Cemal bin Ömer'in çabaları ve istişarelerinin başarısızlıkla sonuçlanması ve Cemal bin Ömer'in Cuma günü Yemen'den ayrılarak Arabistan'a gitmesinin ardından aldı.
Ensarullah hareketi, Yemen'de siyasi sürecin bazı siyasi grupların ve özellikle eski rejim kalıntılarının olumsuz siyasi davranış ve tutumu yüzünden çıkmaza girmesi ve bazı eyaletlerin dış entrikalara kapılarak özerklik ve hatta ayrılıktan söz etmeye başlamasının ardından ülke yönetimine el koymaya karar verdi. Gerçekte söz konusu siyasi hareketlerin bu tür girişimlerle hedefleri, Yemen'in dört yıllık inkılabının başına geçen Ensarullah hareketini mücadeleyi sürdürmekten vazgeçirmekti.
Yemen'de yaşanan son olaylar aslında Yemen halkının dört yıl önce eski diktatör Ali Abdullah Salih'e karşı başlattıkları ve Salih'i devirmekle sonuçlandırdıkları inkılabın devamı sayılır.
Yemen halkı ve özellikle önceki rejimde her türlü siyasi, sosyal ve iktisadi adaletsizliğe maruz kalan kesimler başlattıkları ayaklanmayla Ali Abdullah Salih diktatörlüğünü devirdi. Aslında Yemen halkı bundan sonra Yemen'de tüm kesimlerin ve etnik grupların haklarını eşit bir şekilde güvence altına alacak halkçı bir yönetimin ülkenin başına geçmesini umuyordu. Fakat Ali Abdullah Salih devrildiği ilk günden itibaren başta Fars Körfezi'nde yer alan bazı ülkeler olmak üzere bazı yabancı devletlerin Arabistan'ın elebaşılığında Yemen'in siyasi sürecine nüfuz ederek, Yemen halkının başlattığı inkılabın tam zafere ulaşmasını ve halkın kendi kaderini belirleme hakkına kavuşmasını ve Yemen'de halkçı bir yönetimin işbaşına gelmesini engellemeye başladı.
Yemen'in içişlerine müdahale eden yabancı devletlerin nihai amacı, eski rejimin yapısının tamamen çökmesini engellemekti. Bu yüzden eski rejimin piyonlarını değiştirerek halkı başlattıkları kıyamdan vazgeçirmeye çalıştılar. Bu hedefin gerçekleşmesi doğrultusunda devrik lider Salih'in yardımcısı Mansur Hadi yeni cumhurbaşkanı olarak atandı ve böylece devlet erkânlarında bir çok eski yetkili görevlerinin başında kaldı.
Fakat gerçekleştirdikleri inkılap için ağır bedel ödeyen Yemen halkı başlatılan komployu fark etti, sahadan çekilmedi ve bu kez Husilere bağlı Ensarullah hareketinin yanında yer aldı. Ensarullah hareketinin lider kadrosu mücadeleye ve inkılap çerçevesinde halkın taleplerinin tam olarak yerine getirilmesine vurgu yapıyordu.
Ensarullah hareketinin lideri Abdulmelik Husi, bundan dört ay önce Yemen'de tüm kesimlerin haklarının ihya edilmesini istediğini açıkladıktan sonra, Yemen'in kuzeyinde Sada eyaletinde hareketini başlattı ve halkın desteği sonucunda hızla inisiyatifi eline aldı. Harekete bağlı güçler kısa bir sürede başta başkent Sana olmak üzere ülkenin bazı önemli kentlerinde hakimiyeti ele geçirdi.
Gerçi o günlerde Ensarullah hareketi Mansur Hadi hükümetini devirerek iktidarın başına geçebilecek güce sahipti, fakat hareketin taleplerini barışçıl yollardan elde etmek istediklerini açıkladı. Bu stratejiye göre Ensarullah hareketi Sana yönetimi ile müzakere etmeye başladı. Sonunda geçen Ekim ayında önemli meselelerin üzerine uzlaşma sağlandı, fakat Sana yönetimi varılan anlaşmaya bağlı kalmadı.
Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin bu sinsi tutumunun ardından Ensarullah hareketi geçen ay ani bir çıkış yaparak cumhurbaşkanlığı sarayını kuşatma altına aldı. Ama yine de hükümeti devirmek istemediklerini, hükümet imzalanan anlaşmada yer alan Ensarullah hareketini hükümete ortak etme gibi maddelere bağlı kaldığı takdirde sorun olmayacağını açıkladı. Fakat Sana yönetimi ve yabancı destekçileri Yemen'in inkılapçı halkının talepleri olan Ensarullah hareketinin taleplerine karşılık vermek yerine bazı aşiretleri özerklik talebi ile kışkırtmaya ve öte yandan el-Kaide terör örgütünü de Ensarullah hareketine karşı harekete geçirmeye başladı. Gerçekte Sana yönetimi bu hareketi marjinal konularla uğraştırmak ve baskı altında tutmakla kendi planlarını uygulamak istiyordu.
Şimdi ise Ensarullah hareketinin cuma günü yaptığı açıklama, karşı tarafın komplolarını etkisiz hale getirmek için atılan bir adım olduğu anlaşıldı. Gerçekte azledilen Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin yabancı destekçileri beklendiği gibi geniş çapta harekete geçerek Yemen'de durumu kendi çıkarları doğrultusunda değiştirmeye çalıştı. BM güvenlik konseyinin Amerika'nın kışkırtmasıyla Ensarullah hareketini ve liderlerini yaptırımla tehdit etmesi ve yine FKİK üyelerinin Sana'daki büyükelçiliklerini kapatma tehdidini bu çerçevede değerlendirmek gerekir.
Bugün Yemen'de Arap gerici akımına bağlı grupların Yemen'in yeni bir sürece girdiğini ve bu sürecin geri dönüşü olmadığını anlama zamanıdır. Öte yandan müdahaleci devletler de artık Yemen'de hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını, kurdukları komploların Yemen halkının kanının akması ve buna sebebiyet verenlerin rezil rüsva olmalarından başka hiç bir sonucu olamayacağını anlamaları gerekiyor.
Yemen'de siyasi gruplar da her türlü dış komploya karşı uyanık olmaları ve bu ülkede krizden çıkış için tek yolun milli çıkarları gözetleyen bir hükümetin kurulması, bu hükümette tüm grupların temsil edilmesi ve dört yıl önce kıyam eden bu halkın taleplerinin yerine getirilmesinden ibaret olduğunu anlamaları gerekiyor.
Tüm bunlar Ensarullah hareketinin de üzerinde vurgu yaptığı konulardır ve bu şartlarda Yemen milletinin bu zorlu aşamayı da geride bırakacağı söylenebilir.