Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Güven inşa etmek zor iştir.
Güven öyle bir günde elde edilen bir duygu değildir. Evet, güven, bir günde, bir olayda birden kaybedilebilir.
Güven uzun sürede elde edilen, kısa sürede kaybedilen bir husustur. Duygudur.
Kişi iş güvenliğim olsun, varsın düşük ücret alayım, der.
Güvenlik bazen, paradan ve başka şeylerden daha öne geçer.
Güven elde edilirken de, bedel ödenir, kaybedilirken de …
Tüccarlar veya para ile uğraşanlar, güven paradır, derler. Duruma göre değeri değişen bir para…
Kişiler güvendiği insanlara, kendini teslim eder. Hakkını-hukukunu savunacağına inandığı insanlara, hukukunu teslim eder.
İktidarların oluşumu bir temsil, bir güven konusudur. Bana iktidarı verin, ben sizin hukukunuzu savunacağım anlamındadır.
İktidar inşası; halkta bir güven inşasıdır.
Bir de yarım-yamalak güven vardır. Güvenmeyle, güvenmeme arsında gidip gelir.
Aslında bu durum güven değil, bir tedirginliktir.
Devletler, halkının, yöneticilerine güvensizliği sonucunda, yıkılır. Devletin arkasından, halkı aldığınızda, devlet artık yoktur.
Devlet, “ortak-rızanın” oluşturduğu bir organizasyondur. Ortak-rıza ortadan kalkarsa, devlet fiilen kalkar.
Öte yandan, güçlü tekeller, devletin kullanacağı yetkilerin, önemli bir kısmını kullanıyorsa, ortak-rıza, bir de, oradan yara alır.
İçinde yaşadığımız güven bunalımı, aslında bir devlet krizidir.
Güçlü devlet, halktan ortak-rıza almış bir devlettir.
Bu kadar güvensizliğin üzerine, partilerin halktan değil de, güçlü tekeller ve onların arkasındaki, Amerika’dan destek arayınca, güvensizlik daha da artar.
Mevcut siyasi iktidarın halkın güvenini yitirmiş olması, yukarıda anlatmaya çalıştığım sebeplerden ötürü çok doğaldır.
Muhalefetin güven kaybetmesi ise, muhalefetin iktidara benzemekte sarf ettiği gayrettendir.
AKP’nin büyük güven kaybettiğini çıplak gözle görebiliyoruz.
Sizce, AKP’ye kaybedilen güven, neden muhalefet partilerine gitmiyor? Eğer siz, gittikçe güven kaybeden bir kuruma benzemeye çalışırsanız, siz de güven kaybedersiniz.
CHP, AKP’li yöneticileri hırsızlıkla tanımlıyor. Peki, sen neden bir hırsıza dahi alternatif olamıyorsun?
Sadece hırsızlık söylemi ile alternatif olunmuyor da ondan…
Güvensizliğin kol gezdiği bu ortamda, Amerika’ya söz etmeyip de, orduyu suçlu makamına koyuyorsan, güven kazanamazsın.
Halk seni AKP’den farklı bir örgüt olarak görmüyor.
AKP de, CHP de dış politikada Amerikancıdır.
AKP de, CHP de Açılımcıdır.
AKP de, CHP de ekonomide, kurallarını yabancı tekellerin belirlediği piyasadan yanadır…
Zengin tekellerden yana olacaksınız, sonra da, halka dönüp, halktan yanayız diyeceksiniz.
Partilere güvensizliğin temel nedeni budur.
AKP, halkı dinle kandırabileceği kadar kandırdı. Dinle kandırmanın güçleştiği bir yere geldik. Artık düşüşe geçti.
CHP antiemperyalist(anti-tekel) bir söylem geliştirebilseydi. Altı ok’a biraz sahip çıkabilseydi, gün onun günüydü.
Olmadı. Amerika’nın ve onun desteklediği bölünme politikalarına sahip çıkarak ebediyen güven kaybetmiş oldu.
Halk şimdi, Amerikancı olmayan bir iktidar arıyor.
bulentesinoglu@gmail.com