Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Suriye ile barış, Türkiye’ye yönelik tehditleri bertaraf etmek için artık kaçınılmaz hale geldi. ABD’nin yaptırımlarıyla karşı karşıya olan Türkiye, aynı tehditlerle yüz yüze olan Rusya ve İran ile işbirliğini, Suriye ile anlaşarak derinleştirmek zorunda.
Türkiye önce 24 Temmuz 2015’te PKK’ya karşı operasyonlara başladı. Bir yıl sonra, 24 Ağustos 2016’da Fırat Kalkanı Harekatı ile ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde oluşturmaya çalıştığı terör koridorunu kesti. 20 Ocak 2018’de de Suriye’nin Afrin iline yönelik Zeytin Dalı Harekatı ile PKK’nın işgali altında olan alanı yaklaşık 2 aylık bir sürede temizledi. Fırat Kalkanı Harekâtı, Türkiye’nin Rusya ve İran ile doğrudan anlaşmasıyla başlamıştı. Arkasından gelen Astana süreciyle, masaya dördüncü ortak olan Suriye de oturdu.
PKK DEVLETÇİĞİ PROJESİNİ YOK ETMEK İÇİN
Ancak, Erdoğan yönetiminin Esad düşmanlığı devam etti. Ankara’nın, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayacak yegane güç olan meşru Suriye yönetimine karşı düşmanlığı, Astana süreciyle zemin kaybeden ABD’nin elini güçlendiriyor. Washington bu durumu, Astana ortakları arasında güvensizlik yaratmak için kullanıyor. Bir yandan da, Fırat’ın doğusundaki PKK güçlerini tahkimata devam ediyor. Türkiye’nin Suriye ile sahada birlikte davranmaması, ABD’nin PKK devletçiği projesini güçlendirmesine olanak sağlıyor.
BAŞKA ÇÖZÜM YOK
Fırat Kalkanı Harekatı ile başlayan sahadaki askeri gerekliliğin siyaset düzleminde uygulanması gereği bugün her zamankinden daha fazla kendini dayatıyor. Rusya ve İran ile sahadaki eşgüdümün Suriye ile de yapılması zorunlu. Suriye ile dolaylı ilişkiyle üstesinden gelinemeyecek bir tehdit sözkonusu. Artık Suriye’nin toprak bütünlüğünün tek güvencesi olan Esad yönetimi ile el sıkışmak dışında bir çözüm kalmadı.
KRİZ İÇİN DE ÇIKIŞ YOLU
Türkiye’nin Esad yönetimi ile ilişkiye geçmesi yaşanan ekonomik kriz için de zorunlu. Suriye Ortadoğu ülkelerine yapılan ihracat yolu. Suriye hattı açılırsa Hatay’dan Antalya’ya kadar uzanan bölgede yetiştirilen tarım ürünleri için yeni pazar açılmış olacak. Gaziantep, Maraş, Adana, Mersin ve çevre illerdeki sanayi ürünlerinin bölgeye ihracatı gerçekleşebilecek. Bölge halkı da bir an önce Suriye ile doğrudan ilişki kurulmasını, Suriye ve Ortadoğu pazarının açılmasını istiyor. Alanyalı turfanda sebze üreticilerinden Yaşar Köse, Mehmet Yıldız, Hüsamettin Toprak ve Resul Dağ Aydınlık’a yaptıkları açıklamada 1970’li yıllardan bu yana turfanda sebze yetiştirdiklerini belirterek, “Eskiden bütün Akdeniz bölgesinin ürünlerini Arap tüccarlar alırdı. Suriye’de olaylar başladıktan sonra hepsi çekildi. Arap tüccarlar çekilince hem malımızı satmakta zorlandık, hem de fiyatlar düştü. Suriye ile ilişkiler düzelirse eski günlere döneriz. Ortadoğu Arap ülkeleri pazarlarına yeniden gireriz” dediler. Gaziantepli sanayiciler de Suriye ile temasa geçilmesinin ve Suriye hattının açılmasının fabrika kapatma noktasına gelen ekonomik krizi hafifleteceğini ifade ettiler.