Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Lübnan'daki "Curud Arsal" ve "Batı Kalemun" bölgeleri Şubat 2017'de terör örgütleri işgalinden kurtarılmıştı. Lübnan ordusu ve Hizbullah Hareketi güçleri Suriye ordusu ile birlikte Curud Arsal ve Batı Kalemun bölgesinin kurtarılmasında ortaklaşa rol üstlendiler.
Bu bölgelerin kurtarılmalarının ardından ise Lübnan pratikte teröristler ve terör saldırılarından arındırıldı. Bu yüzden söz konusu bölgelerin terör işgalinden kurtarılması Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasının da önemli bir parçası idi. Bunun yanı sıra Hizbullah Genel Sekreteri'nin konuşmalarının önemli bir kısmı da Siyonist Rejim İsrail'in Lübnan'da ve diğer noktalarda direniş ekseni aleyhindeki saldırıları ile ilgili idi.
Haberlere göre iki Siyonist rejim İHA'sı Pazar günü sabah saatlerinde Lübnan hava sahasını ihlal ederek Güney Zahiya bölgesine düştü.
Seyyid Hasan Nasrullah'ın konuşmasındaki belirgin ve öncelikli konulardan biri de İsrail'in bu saldırılarına göz yumulmaması gerektiği ve kesin şekilde karşılık verilmesi hususu idi. Seyyid Hasan Nasrullah'ın bu konuya vurgu yaparken sergilediği kararlılık, Siyonist Ordusunun Lübnan Hizbullah'ının karşılıklarına hazır olması gerektiğini göstermiş oldu.
Gerçekte Siyonist Rejim saldırıları karşısındaki pasiflik, hem benzer saldırıların tekrarlanmasına hem de direniş ekseninin zafiyetinin göstergesi olacaktır. Buna esasen Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah İsrail'e sert bir uyarıda bulunarak şöyle dedi:
"Biz, Lübnan direniş hareketi olarak ne pahasına olursa olsun bu sürecin tekrarlanmasına izin vermeyeceğiz. Artık Siyonist İsrail uçaklarının Lübnan hava sahasına girip Lübnan mevzileri ve bölgelerine saldırdığı ve Filistin topraklarında güvende olduğu dönem sona ermiştir."
Nasrullah'ın konuşmasında dikkat çeken bir başka konu da Siyonist Rejim İsrail'in Irak ve Suriye'ye yaptığı saldırılar ve Lübnan egemenliğinin ihlali arasında görülen ilişki ve bağlantıdır. Başka bir ifade ile gerçi Nasrullah, Hizbullah'ın Lübnan'a karşı İsrail saldırısına tepki göstereceğini ilan ediyor fakat korsan rejimin son tecavüzlerini doğru algılayarak Lübnan'a saldırı ile Irak ve Suriye'ye tecavüz arasında bir fark görmeyerek tüm bunların Siyonist rejim tarafından bir çerçevede planlandığını belirtiyor.
Burada önemli olan üçünü husus ise Nasrullah'ın 2006 savaşı sonrasında Lübnan'ın izzeti ve bağımsızlığı elde ettiğini düşünmesi ve bu iki önemli kazanımın şimdi de korunması ve pekiştirilmesine yaptığı vurgudur.
Buna esasen Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreteri, "Açlık çekmeye ancak aziz ve kerametli olmaya hazırız. Hiçbir zaman kimseye kerametimiz ve onurumuza darbe indireceğine, bunları tehdit edeceğine müsaade etmeyiz." Diyor.
Seyyid Hasan Nasrullah'ın Pazar gün konuşması ile ilgili dikkat çeken bir başka nokta da Siyonist İsrail elebaşı Netanyahu'nun direniş ekseni aktörlerine yaptığı saldırılar ile seçim hedeflerinin peşinde koşmasıdır.
Gerçekte Siyonist rejimin, Irak, Suriye ve Lübnan'a saldırıları, iç piyasada kullanılacaktır nitekim Seyyid Hasan Nasrullah'ın tabiri ile "Netanyahu'nun Eylül seçimlerinden korkusundan kaynaklanıyor".
Görünen o ki direniş Seyyid'inin son uyarılarının ardından, eğer Siyonist Rejim Lübnan, Irak ve Suriye'ye yönelik saldırgan tavrını sürdürürse, çok ağır bedeller ödemesi kesindir.
.......
340