Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı -ABNA- ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran’a atıfla kullandığı “Make Iran Great Again” ifadesiyle verdiği poz, Washington’un uzun süredir sürdürdüğü baskı ve algı operasyonlarının sembolik bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Söz konusu görüntünün, savaş yanlısı çıkışlarıyla bilinen Senatör Lindsey Graham tarafından paylaşılması ve İran’daki iç gelişmelere gönderme yapılarak servis edilmesi, mesajın tesadüfi olmadığını net biçimde gösterdi.
Bölgeyi yakından izleyen çevreler, bu tür provokatif görsellerin İran toplumuna dönük psikolojik baskının bir parçası olduğunu vurguluyor. Trump yönetiminin, doğrudan diplomatik kanallar yerine alaycı ve aşağılayıcı semboller üzerinden mesaj vermesi, İran halkının iradesini hedef alan eski müdahale politikalarının güncellenmiş bir versiyonu olarak okunuyor.
İran cephesinde ise bu tür girişimlerin ters etki yarattığı görüşü hâkim. Tahran’a yakın kaynaklar, dış müdahaleyi çağrıştıran her söylemin toplumsal refleksi güçlendirdiğini ve İran halkının bağımsızlık vurgusunu daha da pekiştirdiğini belirtiyor. Trump’ın şapka hamlesi, bu açıdan bakıldığında Washington’un bölgeyi yanlış okuma ısrarının yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Analistler, ABD’li siyasetçilerin İran’daki gelişmeleri iç politika malzemesine dönüştürme çabasının, yalnızca gerilimi derinleştirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle Graham gibi isimlerin, krizleri körükleyen açıklamalarla öne çıkması, ABD yönetiminin İran’a karşı yapıcı bir yaklaşım benimseme niyetinde olmadığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Ortaya çıkan tablo, Washington’un İran’a yönelik baskı ve tehdit dilini semboller üzerinden sürdürdüğünü; buna karşılık İran cephesinin, direniş söylemini ve egemenlik vurgusunu daha güçlü bir zeminde yeniden ürettiğini gösteriyor. Bu son provokasyon da, iki ülke arasındaki gerilimin yakın vadede düşmeyeceğine işaret eden yeni bir halka olarak kayda geçti.
yorumunuz