ABD’de Donald Trump’ın İran’a karşı kısa sürede sonuç almayı hedefleyen stratejisinin beklenen etkiyi yaratmadığı yorumları yapılıyor. Analistler, Washington’ın hızlı bir “zafer” beklentisiyle Çin’e karşı daha sert bir diplomatik baskı kurma planının şimdilik karşılık bulmadığını belirtiyor.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, İran ve bölgedeki müttefiklerine yönelik belirlenen savaş hedeflerinde ilerleme sağlanamadığı yönündeki eleştiriler nedeniyle seçim öncesinde artan bir kamuoyu baskısıyla karşı karşıya olduğu bildiriliyor.
El-Meyadin’de yayımlanan analizde, İran’a yönelik baskı ve çatışma sürecinin ani bir gelişme değil, uzun yıllara yayılan çok katmanlı bir yıpratma stratejisinin sonucu olduğu; Direniş Ekseni’nin ise bu süreçte uyum ve caydırıcılık kapasitesiyle ayakta kaldığı ifade edildi.
Lübnan eski bakanlarından Mustafa Bayram, orduyu ulusal savunma rolünden uzaklaştırmayı amaçlayan dış yönlendirmeli planlara karşı sessiz kalınmaması gerektiğini belirterek, bu girişimlerin ülkenin egemenliğini doğrudan hedef aldığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın “Make Iran Great Again” yazılı bir şapkayla verdiği pozun ABD’li Senatör Lindsey Graham tarafından servis edilmesi, Washington’un İran’a yönelik müdahaleci ve kışkırtıcı yaklaşımını bir kez daha açığa çıkardı. Fotoğrafın İran’daki protestolarla ilişkilendirilerek dolaşıma sokulması, diplomatik teamüllerin bilinçli biçimde hiçe sayıldığını ortaya koydu.
Venezuela yönetimi, ülke sınırları yakınında yoğunlaşan ABD askerî hareketliliğini “egemenliğe yönelik açık bir tehdit” olarak nitelendirerek ulusal direniş çağrısını bir üst aşamaya taşıdı.
ABD’nin Karayipler’e donanma sevkiyatını artırması üzerine Venezuela, 5 bin 600 askerini yemin ederek göreve başlattı. Bu gelişme, bölgedeki askeri gerilimin tırmandığını gösteriyor.
İngiltere'deki en büyük Yahudi kuruluşu, Siyonist rejime benzeri görülmemiş eleştirel bir bildiri yayınlayarak Gazze Şeridi'ne "derhal, engelsiz ve sürdürülebilir yardımın artırılması" çağrısında bulundu.