Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Limasol bölgesinde patlak veren inşaat skandalı, adanın geleceğine ilişkin ciddi tartışmaları beraberinde getirdi. İsrailli bir gayrimenkul şirketinin Trozena köyünde satın aldığı arazide, yerel makamlardan gerekli izinleri almadan başlattığı inşaat çalışmaları, bölge sakinlerinin şikayetleriyle ortaya çıktı.
Limasol Belediye Başkan Yardımcısı Andreas Loizou, yerel televizyona verdiği demeçte durumun ciddiyetine dikkat çekti. “Sabah uyandığınızda köyünüzün tanınmaz hale geldiğini görmek nasıl bir duygu, bir düşünün. Hiçbir izin, hiçbir bildirim yok. Sanki kendi topraklarımızda misafiriz artık” dedi.
Rum basınında yer alan haberlere göre, söz konusu şirket son üç yıl içinde Limasol çevresinde 47 farklı gayrimenkul satın aldı. Şirketin, bölgedeki toplam arazi varlığının 230 dönümü aştığı belirtiliyor. Yerel gazeteler, bu rakamın bazı Rum köylerinin toplam yüzölçümünden daha büyük olduğunu vurguluyor.
AKEL Partisi milletvekili Giorgos Koukoumas, parlamentoda yaptığı konuşmada hükümeti sert bir dille eleştirdi. “İsrail sermayesi adayı sistematik olarak satın alıyor ve biz seyrediyoruz. Yarın uyandığımızda Limasol’un İsrail’in bir uzantısı olduğunu göreceğiz” ifadelerini kullandı.
Trozena köyü sakinlerinden Eleni Christodoulou, köyün sosyal dokusunun hızla değiştiğine dikkat çekiyor. “Eskiden herkes birbirini tanırdı, kahvelerde Rumca konuşulurdu. Şimdi köyün yarısı yabancılara ait. Marketlerde İbranice tabelalar görüyoruz. Bu bizim köyümüz mü, yoksa başka bir ülkenin parçası mı artık?” diye soruyor.
Rum medyasında yayınlanan araştırmalara göre, İsrailli yatırımcılar özellikle kıyı şeridine yakın bölgelerde yoğunlaşıyor. Uzmanlar, bu tercihin sadece turizm değil, stratejik konumla da ilgili olduğunu belirtiyor. Doğu Akdeniz’deki enerji keşifleri ve bölgesel gerginlikler, adanın jeopolitik değerini artırmış durumda.
GKRY Çevre Bakanlığı sözcüsü, yapılan açıklamada “Trozena’daki inşaatın durdurulması için yasal süreç başlatıldığını” bildirdi. Ancak yerel aktivistler, benzer vaatlerin daha önce de verildiğini ama somut adım atılmadığını savunuyor.
Kıbrıs Türk toplumu temsilcileri de gelişmeleri yakından izliyor. KKTC yetkilileri, “Rum tarafının İsrail’le kurduğu yakın ilişkinin adanın tamamını etkileyeceği” uyarısında bulunuyor. Türk tarafı, özellikle askeri iş birliği anlaşmalarının bölgesel dengeleri bozduğunu vurguluyor.
Hukuk uzmanları, mevcut yasaların yabancı yatırımları düzenlemekte yetersiz kaldığını söylüyor. Lefkoşa Üniversitesi’nden Prof. Dr. Marios Evripidou, “Yasalarımız 1980’lerden kalma. Bugünün küresel sermaye hareketlerini kontrol edemiyoruz. Acil reform şart” değerlendirmesinde bulunuyor.
Muhalefet partileri, hükümetin İsrail’le olan yakın ilişkileri nedeniyle konuya müdahale etmekten çekindiğini iddia ediyor. DIKO Partisi sözcüsü, “Siyasi hesaplar yüzünden vatandaşlarımızın haklarını koruyamıyoruz. Bu kabul edilemez” dedi.
Limasol’daki gelişmeler, Güney Kıbrıs’ta ulusal kimlik ve egemenlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Sosyal medyada #SaveCyprus etiketi altında binlerce Rum vatandaş, hükümeti harekete geçmeye çağırıyor. Önümüzdeki hafta başkent Lefkoşa’da düzenlenecek protesto yürüyüşüne geniş katılım bekleniyor.
yorumunuz