Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Lübnan’ın güneyinde son günlerde yaşanan sahadaki gelişmeler, Hizbullah’ın askeri stratejisinde önemli bir taktik değişime işaret ediyor. Direniş, artık yalnızca asker ve tankları hedef almakla yetinmiyor; doğrudan İsrail ordusunun saha komutanlarını “avlamaya” yönelmiş durumda. Son operasyonlarda bir tugay komutanının ağır yaralanması, bir bölük komutanının hedef alınması ve birime bağlı karargâhlara yönelik hassas saldırılar, Hizbullah’ın “düşmanın komuta kademesini yıpratma” odaklı yeni bir strateji uyguladığını gösteriyor.
El-Ahbar gazetesinin analizine göre, Hizbullah ile İsrail ordusu arasında büyük bir istihbarat savaşı yaşanıyor. Hizbullah’ın özel birimleri, düşmanın üst düzey komutanlarının hareketlerini sürekli izliyor, ardından hedefin imhası için insansız hava araçları (İHA) ve özel kuvvetler devreye giriyor. Bu yeni yetenek, sadece sahadaki vuruş gücüyle sınırlı değil; aynı zamanda gelişmiş hava savunma sistemleri ve elektronik karıştırma (parazit) teknolojilerini de kapsıyor.
Dünkü Operasyon: Bir Tugay Komutanı Ağır Yaralandı
Dün yaşanan önemli bir operasyonda, Hizbullah, İsrail ordusunun 401. Zırhlı Tugay Komutanı Albay Meir Biderman’ı hedef aldı. İbranice basına yansıyan haberlere göre, bir intihar dronu, İsrailli subayların bulunduğu bir binanın içine sızarak infilak etti. Saldırıda Albay Biderman ve bir yedek asker ağır yaralandı. İsrail medyası ayrıca 8 askerin daha yaralandığını duyurdu. Hizbullah aynı gün içinde, işgal bölgelerinde faaliyet gösteren 601. Mühendislik Taburu’na bağlı bir bölük komutanını da hedef aldı ve İsrail ordusu sözcülük biriminde faaliyet gösteren bir askeri birime ağır bir darbe vurdu.
Bu operasyonlar, Hizbullah’ın hedef havuzunun nitelik değiştirdiğinin ilk göstergeleriydi. Daha önce, Şomira kasabasında İsrail’in 300. Tugay Komutanı da bir intihar dronuyla hedef alınmıştı. Şomira, İsrail ordusunun Lübnan sınırına yakın en önemli komuta ve kontrol noktalarından biridir; bünyesinde operasyon odaları, keşif sistemleri ve lojistik destek merkezleri bulunmaktadır. Üçüncü bir operasyonda ise batı kesimindeki bir askeri araç hedef alındı; İsrail ordusu, aracın içindeki komutanın kimliğini resmen açıklamazken, İbrani basını saha komuta kademesinde zayiat verildiğini duyurdu.
“Komuta Yapısını Yıpratma” Stratejisi: Neden Şimdi?
Kısa süre içinde aynı operasyonel modelin tekrarlanması, Hizbullah’ın yeni bir savaş doktrinine geçtiğini gösteriyor. Bu doktrin, sadece düşmanın asker ve teçhizatını değil, doğrudan onun karar alma ve koordinasyon mekanizmasını hedef alıyor. Saha komutanları, sınır çatışmalarını yönetmek, direnişin İHA’larına, pusularına ve roket saldırılarına hızlı yanıt verebilmek açısından hayati öneme sahiptir. Onların devre dışı bırakılması, İsrail ordusunun tepki süresini uzatmakta ve saha koordinasyonunu bozmaktadır.
Ayrıca Hizbullah’ın kullandığı silahların türü – özellikle hassas intihar dronları – direnişin istihbarat ve operasyonel kabiliyetindeki ilerlemeyi göstermektedir. Bu dronlar, nispeten korunaklı ve güçlendirilmiş olduğu varsayılan noktalarda bile komutanların izlenip hedef alınmasını mümkün kılmaktadır. Bu durum, İsrail askeri kurumu içinde komuta odalarının ve sınırdaki subayların güvenliğine ilişkin artan bir endişe yaratmıştır.
Kale Şkif’te Tıkanan İsrail İlerlemesi
Komutan avı stratejisiyle eş zamanlı olarak, Hizbullah kara harekatını da başarıyla durduruyor. İsrail ordusunun güney Lübnan’daki stratejik Kale Şkif bölgesine yönelik ilerleme çabaları, direnişin yoğun ateşi ve coğrafi zorluklar nedeniyle tıkanmış durumda. Son günlerde İsrail, Arnum, Yahmar eş-Şkif ve kaleye bakan tepeleri yoğun topçu ve hava saldırılarına tutuyor. Aynı anda Dayr Siryan – Zuvtar eş-Şarkiyye aksından, daha zorlu güzergahları bypass ederek kale bölgesine yanaşmaya çalışıyor. Ancak Hizbullah, tüm bu hareketliliği roketler ve intihar dronlarıyla hedef alarak İsrail’in ilerleme noktalarında tutunmasını engelliyor.
Kale Şkif, güney Lübnan’ın en hassas noktalarından biridir; çünkü işgal altındaki Filistin topraklarının geniş bir alanına doğrudan hakimdir. Bu kontrol noktasına yaklaşmak veya ele geçirmek, İsrail için hayati bir askeri hedef olmuştur. Ancak Hizbullah’ın direnişi şimdiye kadar bunu başaramamıştır.
Hadatha’da Başarısız Taarruz: 4 Merkava Tankı İmha Edildi
Hizbullah’ın bir diğer önemli başarısı, Hadatha kasabasındaki savunmadır. Açıklamaya göre, İsrail ordusu günlerce süren hava ve topçu bombardımanının ardından, Hadatha’ya girmek için dozerler ve mühendislik ekipmanlarıyla Reşaf aksından ilerlemeye çalıştı. Ancak her seferinde Hizbullah pusularıyla karşılaştı. Taarruz, takviye tanklar ve yoğun hava desteğine rağmen defalarca geri püskürtüldü. Çatışmalar sonucunda 4 Merkava tankı imha edildi, saldıran birliklere doğrudan zayiat verdirildi. Nihayetinde İsrail güçleri, yoğun duman perdesi altında Reşaf kasabasına geri çekilmek zorunda kaldı ve Hadatha’da hiçbir varlık gösteremedi.
Stratejik Dönüşüm: Fiber Optik İHA’lar ve Yıpratma Savaşı
Bu operasyonların altında yatan en önemli teknolojik unsur, Hizbullah’ın kullandığı fiber optik kontrollü İHA’lar. Bu İHA’lar sadece yeni bir silah değil, aynı zamanda “çözülme fikrinin” sembolüdür. Uzun yıllar boyunca İsrail’in askeri doktrininin temel taşını oluşturan “hızlı çözüm” anlayışı, Hizbullah’ın bu düşük maliyetli akıllı silahları karşısında ciddi şekilde aşınmaktadır.
Burada emperyalist savaş mantığı ile yerli direnişin farklı bir denklemi devreye giriyor: Yüksek maliyetli savunma ile düşük maliyetli tehdit arasında bir yıpratma savaşı. İsrail ordusu, bu tür İHA’larla mücadele için pahalı savunma sistemlerini 7/24 çalıştırmak, gelişmiş izleme ve müdahale araçlarını sürekli kullanmak zorundadır. Bu durum başlı başına bir yıpratma biçimidir. Daha da tehlikelisi, Hizbullah’ın İHA’ları sadece saldırı aracı olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli bir yıpratma silahı olarak kullanmaktadır.
Netanyahu’nun geçtiğimiz günlerde “Hizbullah’ın İHA’larıyla mücadele sabır gerektiriyor” sözü, aslında bu yapısal sorunun itirafıdır. Sorun, geçici bir güvenlik olayı değil; İsrail sistemini giderek aşındıran, her gün tekrarlanan bir yapısal meydan okumadır. Hizbullah’ın İHA’ları, İsrail iç cephesi, ekonomisi ve ordusu üzerinde eşzamanlı baskı oluşturmakta ve savunma kaynaklarını tüketmektedir.
Bugün yaşananlar, sadece sınırlı bir saha muharebesi olarak okunamaz. Bu, daha geniş stratejik bir dönüşümdür: Lübnan İslami Direnişi, İsrail’in “teknoloji üstünlüğü” ve “caydırıcılık” iddialarını, düşük maliyetli ama etkili yeni yöntemlerle yıpratmaktadır.
yorumunuz