17 Haziran 2026 - 18:58
Uluslararası basın G7 Zirvesi'nde derin görüş ayrılıklarına dikkat çekti

Uluslararası medya kuruluşları, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi'nin geçmiş yıllardaki diplomatik birlik görüntüsünden uzaklaştığı yönünde değerlendirmelerde bulunurken, özellikle ABD Başkanı Donald Trump'ın tutumunun zirvenin seyrini belirlediği kaydediliyor. Analistler, Washington'un son yıllardaki politikalarının Batılı müttefikler arasında dahi ciddi görüş ayrılıklarına yol açtığını belirtirken, ABD'nin saldırgan dış politika yaklaşımının küresel istikrar üzerindeki etkilerini eleştiriyorlar.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: Uluslararası medya kuruluşları, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde başlayan G7 Zirvesi'nin, küresel diplomatik uyumun sembolü olmaktan uzaklaşarak Batılı ülkeler arasındaki derin görüş ayrılıklarının sergilendiği bir platforma dönüştüğü yönünde değerlendirmeler aktardı.

Katar merkezli El Cezire televizyonunun derlediği uluslararası basın analizlerine göre, Amerikan New York Times gazetesi, geçmişte küresel diplomatik düzenin korunmasına yönelik çabaların sembolü olarak görülen G7 zirvelerinin, bu yıl uluslararası sistemde yaşanan çözülmenin yansıması haline geldiğini ifade etti.

Gazete, ABD Başkanı Donald Trump'ın tutumu ve Washington'un izlediği politikalar nedeniyle grup içerisinde ciddi görüş ayrılıkları yaşandığını belirtti.

El Cezire'nin aktardığı değerlendirmelerde, zirvenin başlangıcından itibaren uluslararası kamuoyundaki beklentilerin önemli ölçüde düştüğü kaydedildi. Politico'nun üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisine dayandırdığı haberde, zirvenin temel hedefinin artık büyük stratejik anlaşmalar üretmekten ziyade, büyük ekonomilerin birlikte hareket edebildiğini göstermek ve yeni krizlerin önüne geçmek olduğu ifade edildi.

Fransız La Croix gazetesi ise liderlerin vereceği birlik görüntüsünün perde arkasındaki gerilimleri gizlemekte yetersiz kalabileceğini aktarırken, olası sonuç bildirgesinin de önceki yıllardaki kadar net olmayabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Avrupa'nın önceliğinin Trump ile çatışmadan kaçınmak olduğu belirtildi

İsviçre basınından Le Temps gazetesi, Paris, Londra ve Berlin'in artık Trump'ı kendi politikalarına ikna etmeye çalışmaktan çok, Washington ile yeni krizlerin yaşanmasını engellemeye odaklandığını yazdı.

Haberde özellikle Ukrayna dosyası başta olmak üzere Avrupa başkentlerinin, ABD'nin ani politika değişikliklerinden kaynaklanabilecek sonuçları sınırlandırmaya çalıştıkları ifade edildi.

Uluslararası gözlemciler, ABD'nin son yıllardaki dış politika yaklaşımının, geleneksel müttefikleri arasında dahi güven krizine yol açtığını belirtirken, bu durumun Batı ittifakı içerisindeki görüş ayrılıklarını daha görünür hale getirdiğini değerlendiriyor.

İran ve Hürmüz Boğazı zirvenin ana gündemlerinden biri haline geldi

Fransız Liberation gazetesi, zirvenin teknik başlıklarının geri planda kaldığını ve gündemin büyük ölçüde ABD ile Siyonist rejimin İran'a yönelik politikalarının sonuçlarına odaklandığını aktardı.

Gazete, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek gelişmelerin dünya ekonomisi üzerindeki etkilerinin, enerji güvenliği ve küresel ticaret açısından liderlerin temel kaygılarından biri haline geldiğini belirtti.

Uzmanlar, İran'ın jeopolitik konumu ve enerji koridorları üzerindeki etkisinin, Tahran'a yönelik baskı ve yaptırım politikalarının sonuçlarını yeniden tartışmaya açtığını ifade ediyor. Analistler, uzun yıllardır sürdürülen "azami baskı" stratejisinin İran'ı izole etme hedeflerine ulaşamadığı yönündeki değerlendirmelerin uluslararası çevrelerde daha sık dile getirildiğini aktarıyor.

Bazı Batılı çevreler, söz konusu politikaların "bölgesel güvenlik" amacı taşıdığını savunurken, buna karşın eleştirmenler, Siyonist rejimin nükleer kapasitesi ve bölgedeki askeri operasyonları karşısında aynı hassasiyetin gösterilmemesinin uluslararası sistemde çifte standart tartışmalarını derinleştirdiğini belirtiyor.

Trump'ın kişisel gündeminin zirveye damga vurduğu öne sürüldü

Fransız Le Figaro ve La Croix gazeteleri, Donald Trump'ın İran ile olası anlaşmaya ilişkin açıklamalarının ardından Fransa'ya "barışın mimarı" görüntüsüyle geldiğini yazdı.

İtalyan basınında yer alan değerlendirmelerde ise Trump yönetiminin, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğine ilişkin yükün bir kısmını Avrupalı müttefiklerine devretmeyi hedeflediği öne sürüldü.

Cumhuriyetçi liderin, ticari ve teknolojik alanlardaki bazı imtiyazlar karşılığında Avrupa ülkelerinden Basra Körfezi'ndeki deniz güvenliğine daha fazla katkı talep edebileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Eleştirmenler tarafından, Washington'un uzun yıllardır sürdürdüğü müdahaleci politikaların bölgesel krizleri derinleştirdiği, buna bağlı olarak ortaya çıkan güvenlik maliyetlerinin ise müttefik ülkelere aktarılmaya çalışıldığı yönünde değerlendirmeler yapıldığı kaydedildi.

Batı kamuoyunda protestolar ve memnuniyetsizlik dikkat çekti

El Cezire'nin aktardığına göre, zirve çevresinde düzenlenen gösterilere on binlerce kişi katıldı. İsviçre basınında yer alan haberlerde, protestolar sırasında güvenlik güçleri ile göstericiler arasında zaman zaman çatışmalar yaşandığı ve polisin göz yaşartıcı gaz ile tazyikli su kullandığı ifade edildi.

Öte yandan bazı gözlemciler, ABD ile Avrupa arasındaki diplomatik görüş ayrılıklarının yalnızca hükümetler düzeyinde değil, kamuoyunda da giderek daha belirgin hale geldiğini değerlendiriyor.

Uluslararası medya kuruluşları tarafından yapılan analizlerde, birçok ülkenin artık ABD'yi öngörülebilir bir ortak olarak görmekte zorlandığı ve Washington'un dış politikasının giderek daha fazla kişisel tercihler ve kısa vadeli hesaplarla şekillendiği yönündeki değerlendirmelerin öne çıktığı kaydedildi.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha