Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Son haftalara damgasını vuran bu hareketlilik, yalnızca Gazze Şeridi’yle sınırlı kalmıyor. İsrail Genelkurmayı’nın, aynı anda birden fazla cephede faaliyet yürütebilme kapasitesini test eden tatbikatları hızlandırdığı, keşif uçaklarının ve insansız hava araçlarının Gazze semalarındaki sorti sayısını gözle görülür biçimde artırdığı belirtiliyor.
Askeri kaynaklara göre, “Sarı Hat” olarak adlandırılan ara bölgedeki çatışma yoğunluğu, ordunun sahada önceden belirlenmiş pozisyonları güçlendirme stratejisinin bir parçası. Bu hattın çevresinde düzenlenen operasyonlarla, hem Hamas ve müttefik grupların lojistik hatlarının kesilmesi hem de yer altı tünellerinin tespiti amaçlanıyor. Uzmanlar, bu yoğunlaşmanın “kademeli bir kuşatma ve darbe operasyonunun” habercisi olabileceğine dikkat çekiyor.
İsrail’in dört farklı cepheye (Gazze, Batı Şeria, Lübnan sınırı ve Golan/Suriye hattı) eşzamanlı kuvvet yığması, bölgesel bir çatışma senaryosunu işaret ediyor. Ordu yetkilileri, bu hazırlıkların “savunmadan ziyade caydırıcı ve taarruza hazır” bir anlayışla sürdürüldüğünü vurguluyor. Buna karşın, bölge ülkeleri ve uluslararası toplum, tırmanışın diplomasi koridorlarını bütünüyle kapatmasından endişe ediyor.
Siyasi analistler, Tel Aviv’in bu süreçte iki farklı stratejiyi aynı anda güttüğü görüşünde. Bir yandan istihbarat ve askeri yığınağın baskısıyla rehine takası ve ateşkes müzakerelerinde elini güçlendirmek isteyen İsrail, diğer yandan da diplomatik süreçte tıkanma yaşanması halinde sahadaki tırmanışı genişletecek kapsamlı bir operasyonun son hazırlıklarını yapıyor. Bu belirsizlik tablosu, Gazze’deki sivil nüfus ve insani yardım hatları açısından da kritik bir sınav yaratıyor.
yorumunuz