2 Kasım 2011 - 06:05

Bir süredir faaliyetlerimiz 'insani yardım' adı altında İslamisizleştirildi. Kaybolan insanlığımızı geri kazanabilmenin yolu; toplumu yeniden olması gereken çizgiye getirebilmenin, ortaya konan tavırları Allah'ın olmasını istediği gibi şekillendirebilmenin yolu İslami esasları olmayan salt insani bir mücadele değildir.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Filistin'e yardım edelim, Afganistan'a, Pakistan'a, Van'a yardım edelim elbette, ancak bütün uğraşımız, çabamız tek amacımız insanlara sıcak çorba götürmek, çadır taşımak değil. Eğer öyle olsaydı Peygamber efendimiz mücadelesini sosyal yardımlaşma teşkilatları kurarak sürdürürdü.

Peygamber efendimiz yoksula yardımı, hayvanlara yardım etmeyi, gayrimüslimlere dahi güven verecek bir dayanışma içinde olmayı öngörmüş, bunu öğütlemiş olabilir, ancak mücadelesinin özünü bunlar oluşturmuyordu. Efendimiz kötülükleri insanlara yardım ederek yıkmadı, zalimleri mazlumlara ekmek vererek alt etmedi, cahiliye adetlerini sade ve sadece insani yardımlar yaparak yok etmedi. Böyle bir yöntemle başarıya da ulaşılamaz zaten.

Peygamber efendimiz Allah'ı anlattı, onun kurallarını, insanlığın kurtuluşunu anlattı. “La ilahe illallah” davasını haykırdı, her köşede. O ve arkadaşları insanlara ekmek verdiği için değil “La ilahe illallah” dediği için taş yağmuruna tutuldu, işkencelere maruz bırakıldılar hatta şehid edildiler.

Çünkü efendimiz de biliyor ve göstermek istiyordu ki dünyadaki adaletsizlikleri, sömürüleri, bozgunları-bozguncuları, kötülükleri yıkmanın yolu çorba dağıtmaktan değil Allah'ı anlatmaktan geçer. Allah'ın buyruklarını insanlara öğretmek, Allah'a olan itaati-teslimiyeti ve sevgiyi yükselterek yaşanabilir bir dünya ve ebedi kurtuluş sağlanabilirdi.

Efendimizin toplumları ıslah etme yöntemi buydu. Efendimiz insanlara uğrunda ölecekleri bir dava gösterdi, kardeşlerini kendi nefsine tercih etmeyi öğretti, insanlığa doğruyu taşımak için yaşamayı ve bu uğurda bir ömür ter dökmeyi benimsetti.

Uzun bir süredir biz ne yapıyoruz?

'İnsani yardım' ve 'insanlık adına' mottoları altında İslami faaliyetlerden ve efendimizin mücadele metodundan, onun kavgasından uzaklaşıyoruz. İnsanlar artık sırtlarında hakkın mesajını taşımak yerine yardım kolisi taşıyor. Gıda yardımı taşımak ile ilahi yardımı taşımak arasındaki zahmet farkı belki de bizi buna itiyor. Ancak bu tercih Allah'ın davasını terk edenlerin vicdanlarını susturması için yapılıyor. Hayatları boyunca “La ilahe illallah” düsturu peşinde koşanların dünyalık elde edememesi onları bu yola itiyor. Dünyalık peşinde koşup kazandıkları dünyalığın bir kısmını insanlara verince kendilerini rahatlatıyorlar belki de. Çünkü biliyorlar ki Efendimizin koşturduğu dava, O’nun başına açtığı gibi kendi başlarına da zorluklar, belalar açacak.

Biz Allah'ın davasından vazgeçmeyelim Kur'an'ı ve Sünneti insanlara anlatmak için faaliyetler yapalım, ter akıtalım. Allah'ın mesajını en değerlilerimiz insanlara taşısın. Bu arada yardım yapmayalım mı, elbette yapalım ama Allah adına yapalım.

Van'a ne kadar yardım yaparsak yapalım insanların yüreğindeki ırkçılığı İslam panzehiri ile söküp almadıkça Van ile İzmir'in, Diyarbakır ile İstanbul'un yüreği birbirine ısınmayacak… Allah'ın koyduğu ilkelerden oluşan bir ilkeselliğimiz olmadıkça Filistin'de de Tunus'ta da Mısır ve Suriye'de de yenileceğiz. Tavizler verecek ve ilahi çözüm yolunu kaybedeceğiz. Çünkü bizi biz yapan temel ilkeler artık çocuklarımıza dahi ulaşmıyor.

Anadoluda bulunan İslami Hareketler kendilerini birer yardım kuruluşuna çevirdiler. Kur'an'ın koyduğu hedeflerin yerini kurumsal büyüme hedefleri aldı.

Biz yardım peşinde koşup asıl görevlerimizi unuttukça batıl ideolojiler meydan bulup at koşturmaya başladılar. Bu çözülme bu hızla sürdüğü için çocuklarımız da bu ideolojilerin ve onların dünyaya sunduğu sahte çözümlerin peşine koştular. Bugün sadece Allah rızası için yapabildiğimiz yardımları dahi yakın bir zamanda yapamaz hale geleceğiz çünkü tükettiğimiz kendi benliğimiz.

Müslümanların sadece 'insani yardım'a yatırım yapması zalimlerin işine geliyor. Müslümanlar İslami ilim çalışmaları yapanlara destek olmasın, eğitim çalışmaları güçsüz kalsın da varsın Somali'ye milyonlar gitsin, Van'a, İstanbul'a, İzmir'e İman gitmesin de varsın çadırlar, ayakkabılar, giysiler gitsin istiyorlar. İman hareketlerine olan maddi desteğin kesilmesi ebediyeti kaybetmemiz anlamına gelecektir.

Bu yüzden artık her fırsatta insanlara Allah'ı ve davasını anlatan İslami Hareketlere yardım yapalım. Kurban kesiyorsak büyük payı Allah'ın davasına ayıralım, yardım gönderiyorsak insanların yüreklerine iman taşıyanlara gönderelim… İslami Hareketler artık kendi görevlerine geri dönmeli ve vahyin mesajını peygamberin metodu ile yaymalı. Asıl görevimizi yapmak yardım faaliyeti de yapmamıza engel değil.

Cihad Kayaduman

cihadkayaduman@hotmail.com