27 Şubat 2013 - 20:30

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Konyalıların yoğun ilgi gösterdiği Mevlana Kültür Merkezi’ndeki gecede; Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk, Recai Kutan, Şevket Kazan, Ahmet Tekdal, Fehim Adak, Temel Karamollaoğlu gibi 40 yıllık yol arkadaşları Erbakan ile ilgili hatıralarını anlatarak O’nun mücadele azminden örnekler verdiler. Yasin Hatiboğlu’nun telefonla katıldığı programda, aile adına da Dr. Fatih Erbakan babasıyla ilgili anılarını paylaştı.

Ehlibeyt Haber AjansıABNA- Dr. Fatih Erbakan: Ya Siyonizm Beni Yenecek, Ya Ben Siyonizmi Demişti.

“Bu akşam, Belde-i Muhayyerenin, imanın, inancın merkezi, Selçuklu payitahtı Konyamızda 2. Viyana kuşatmasından beri sürekli olarak ezilen kayıplar içinde olan, Osmanlı ‘nın çöküşüyle dağılan bir İslam Aleminin yeniden toparlanması için çalışan kahraman bir lideri anıyoruz..  Erbakan demek, bütün engellemelere ve bütün sıkıntılara rağmen hakkın batıla galebe çalması demektir. Bizler bu toplantıları ağıt yapmak için yapmıyoruz. Bütün milletimize ve bütün dünyaya Erbakan hocanın arkasından onun davasına, prensiplerine bağlı olduğumuzu ilan etmek için yapıyoruz. Erbakan Hoca, “Ya siyonizm beni yenecek, ya da ben siyonizmi yeneceğim” diyerek yürüdü bu yolda. Erbakan Hoca’nın öğrencileriyiz diyen biz Milli Görüşçüler de, bütün sıkıntılara rağmen siyonizmi yok edebilmek için yola çıkmalıyız.”

Recai Kutan: Konya Sevdalısıydı

ESAM Konya Şube Başkanı Ahmet Tire ve Saadet Partisi Konya İl Başkanı Mehmet Şen’in açılış ve hoş geldin konuşmalarının ardından Konyalıların adeta akın ettiği ‘Hocamız Erbakan: Yeni Bir Dünya ve Erbakan’  konulu gecede ilk sözü 64 yıllık yol arkadaşı olan ESAM Genel Başkanı Recai Kutan aldı. Kutan şöyle konuştu: “Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine ilk çıktığı Konyamızda Erbakan Hocamızı anmak bizlere farklı duygular veriyor. Erbakan Hocamız bir Konya sevdalısıydı. İlim, sanat ve sanayi merkezi Konya onun hayaliydi. Erbakan Hocamızla 1947’de  İTÜ’de tanışmıştık. Erbakan hocamızın eğitim hayatı hep birinciliklerle geçti. Çok iyi bir manevi eğitim aldı. Erbakan Hocamızın hayatındaki başarılara bakarsanız, O’nun çocukluğundan itibaren adım adım nasıl liderliğe yükseldiğini görürsünüz. 1969’da Konya’dan bağımsız milletvekili olarak parlamentoya girdi. Mecliste öylesine bir hava meydana getirdi ki, siyasi mücadelesinde yepyeni mesajlar verdi. En etkili çalışmayı yaptı. Çok farklı bir dil ve çok farklı yorumlar kullandı.”

Oğuzhan Asiltürk: Büyük Bir Mücahit Olarak Tarihe Geçti

“Erbakan Hoca’mızın Allah’a güven ve teslimiyeti o kadar güçlüydü ki, en büyük musibetlerde dahi yılgınlık göstermez biz işimize bakalım derdi. Erbakan hocamız üstün nitelikleri olan bir devlet adamı ve aynı zamanda bütün ilim camiasının takdirini kazanmış bir ilim adamıydı. Özel hayatında çok şefkatli ve merhametliydi. Kendisine kötülük yapanlara bile iyilik yapmaktan kaçınmazdı. Asıl büyüklüğü İslam’ın dünya ve ahiret saadetini sağlayacak tek yol olduğunu gösterebilmek için yaptığı mücadeledir. Büyük bir mücahit olarak tarihe geçti. Erbakan hocamız bütün ömrü boyunca ırkçı emperyalizmin zulümlerinin önüne geçmekle uğraştı. Erbakan’ı sevmek, onun yaptığını yapmakla, onun davasına bağlı kalmakla olur.”

Prof. Dr. Mustafa Kamalak: Takatinin Sonuna Kadar Cihat Etti

“O bir aksiyon adamıydı. Onu sadece bir aksiyon adamı olarak nitelendirmek eksik olur. O aynı zamanda bir teorisyen, bir fikir ve bilim adamı ve aynı zamanda dünya çapında bir lider ve devlet adamıydı. O herşeyden önce samimi bir Müslüman’dı. Kendisini İslam dinine adamış bir mücahitti. İslamı savunduğu için partileri kapatıldı. Erbakan Hocamız, sizin inancınızı yani İslam nizamını hayata geçirebilmek için, gönülleri bir araya getirebilmek için, yani İslam birliğini teslim edebilmek için ömrünü adamıştı.  Ankara dışı son seyahati olan Trabzon programında, adeta kendisini sürükleterek cihada koştuğuna şahidim. Son nefesini verinceye kadar da cihat faaliyetlerini sürdürdü ve iyi bir mücahit oldu. Bizler de onun yolunda yürümeye devam ediyoruz. Bu yolda karşıma mezar taşımı da çıkarsalar, ben de bu yolda yürümekten dönmeyeceğim.”

Fehim Adak: Havuz Sistemi Ve Denk Bütçenin Mimarı

“Erbakan Hocamız, faiz belasını ortadan kaldıracak, Türkiye ekonomisini onaracak, perişan edilmiş millet evlatlarına ilave imkanlar sağlayacak ve Yeniden Büyük Türkiye’nin kuruluşunu temin edecek bir düzen öngörmüştür. Bu ekonomik düzende en mühim konu faize, düşük taban fiyatına değil, kendi öz varlıklarımıza bağlanan kaynaklar olacaktı. Bu kaynakların en önemlisi havuz sistemidir. Denk bütçe yapınca, borç para almaya gerek kalmadı. Bunun yanında Hocamız, bu ekonomik görüşü ile, rantiyeye giden birçok şeyleri önledi. Bunları önleyerek, millete yönlendirdi. Hocamızın geliştirdiği ekonomik düzen ile kalkınmak ancak mümkündür.”

Şevket Kazan: Yola Tek Çıktı, Milyonları Peşine Taktı

“1969 yılında hepinizin bildiği gibi Konya’dan İslam’ı yeryüzüne hakim kılma idealine sahip bir insan bağımsız aday oldu. Bizler de kendisinin yanında yer aldık. O siyasi yasaklı olduğunda ben de siyasi yasaklı oldum. Onunla birlikte hapse girdim. Böyle bir kader birliğini birlikte yaşadığım için Allah’a hamd ediyorum. Nazikti. Kimseye bağırmaz, kimseyi azarlamazdı. Benlik duygusundan uzaktı. Kendisi düşünür, kendisi yapar ama hiçbir zaman yaptıklarına ben demezdi. İstişareye çok büyük önem verirdi. Şahsiyetli bir duruşu vardı. Bugün yaptığı her işte, Amerika’nın ağzına bakan kişilere karşı Erbakan Hoca, Meclis konuşmalarında izlediğiniz gibi, Bana ne Amerika’dan, bana ne Amerika’dan! diyor. Hiçbir siyasi liderde görülmeyen bir siyasi diyalog yeteneğine sahipti. Yola çıktığında 1969’da tekti. Ama dünyadan giderken, milyonları peşine taktı. Hâlâ daha o milyonlar zincir gibi devam ediyor.”

Temel Karamollaoğlu: En Önemli Adımı D-8’i Kurmaktı

“Türkiye’de yürüttüğü politikaların temelinde dünyaya huzur ve barışı getirecek olan adalete dayalı bir dünyayı kurma düşüncesi yatıyordu. Bu doğrultuda en ciddi adımı D-8’i kurmaktı. Savaşarak değil barışarak, çatışarak değil diyalog yoluyla sorunlarımızı çözeceğiz demişti. Çifte standardı, baskıyı zulmü değil, insan haklarını getireceğiz demişti. Önemli olan Hocamızı tek başına anmak değil, dediklerini kabul edip tatbikata koymaktan geçiyor. Bizim 5 senelik bir iktidarımız olsaydı, hele bugünkü iktidar gibi tek başına bir iktidarımız olsaydı bu gün bambaşka bir Türkiye olurdu. Hocamız, manevi değerlerin ihyası insana mücadele azmi vereceğinden, bu yönde en önemli çalışmaları yaptı.”

Ahmet Tekdal: Çok İyi Bir Teşkilatçıydı

“Hocamız iyi bir teşkilatçıydı. D-8 ile zalim dünyanın zulmünü daha fazla sürdürememesi için 8 ülkeyi bir araya getirerek büyük bir deha örneği sergilemiştir. Aynı şekilde sömürücülerin sömürüsüne engel olmak için adil düzeni kurmuştur. Ülke ve dünya insanını zulümden kurtarabilmek için çalıştı ve bize bu emanetleri bıraktı. Bir dünya lideri olan Erbakan’ı ifade edebilmek için bu kısa süreler yeterli gelmez. Daha uzun süreli programlar yapmak lazım.”

Yasin Hatiboğlu: Yolunda Yürümeye Devam Ediyoruz

Programa rahatsızlığı nedeniyle telefon bağlantısı ile katılan Yasin Hatipoğlu da, “Hocamızın yolunda yürümeye devam ediyoruz. Hocamıza sahip çıktıkları için Konyalılara teşekkür ediyorum. Bir çiçekle baharın gelmeyeceği de Konya’da kendisine söylenmiş, Hocamız da baharın bir çiçekle başlayacağını söylemişti. Hocamızın diline virt edindiği bir söz vardı, ‘ben ne yaptımsa Allah rızası için yaptım’ demişti. Her yerde bunu söylemişti” dedi.