-
İran: ABD barış teklifimizi teslim belgesi olmadığı için reddetti
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Garibabadi, ABD’nin Tahran’ın barış teklifini “teslim belgesi olmadığı” için reddettiğini belirterek, Washington’un gerçek barış değil, tehdit ve baskı yoluyla iradesini dayatma peşinde olduğunu söyledi. İran’ın şartları arasında savaşın kalıcı sonu, tazminat ve yaptırımların kaldırılması yer alırken, uzmanlar bu tablonun emperyalist politikalardaki değişmez dayatmacı zihniyeti gösterdiğini vurguluyor.
-
Tahran’dan Washington’a bataklık uyarısı: Haklarımızı tanımazsanız çıkamazsınız
İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Talai-Nik, ABD’nin İran’ın makul haklarını tanımaması halinde içinde bulunduğu bataklıktan çıkamayacağını, diplomatik alanda boyun eğilmemesi durumunda askeri yenilgilerin tekrarlanacağını belirtti. Sözcü, her yeni tehdit veya saldırganlığın “kesin, nihai ve pişmanlık verici” bir yanıtla karşılanacağı uyarısında bulundu.
-
CNN: İran'la savaşın maliyeti 1 trilyon doları aştı
ABD Savunma Bakanlığı, İran savaşının şu ana kadarki maliyetini 29 milyar dolar olarak güncelledi. Bu artışa rağmen, Harvard'lı uzman Linda Bilmes gerçek rakamın uzun vadede 1 trilyon doları aşacağını öngörüyor. Kongre’de artan şeffaflık talepleri ve bütçe baskıları, emperyalist politikaların giderek daha ağır bir yük haline geldiğini gösteriyor.
-
İran Meclis Başkanı Kalibaf: Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya cevap vermeye hazır
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ülkesinin olası tüm saldırılara hazır olduğunu belirterek, "Silahlı kuvvetlerimiz her türlü saldırıya ders verici şekilde cevap vermeye hazır." dedi.
-
ABD’de anket: Yüzde 63 Trump’ın İran savaşını ‘hatalı’ buldu
ABD’de yapılan ulusal anketler, Trump yönetiminin İran’a karşı başlattığı savaşa halkın büyük tepkisini ortaya koyuyor: Yüzde 63 savaşı “hata” bulurken, yüzde 80’e yaklaşan kesim enerji fiyatlarındaki artıştan şikayetçi. Ekonomik memnuniyetsizliğin zirve yaptığı ve küresel gıda krizinin kapıda olduğu bu tablo, emperyalist savaşların faturasının önce kendi vatandaşlarına kesildiğini bir kez daha gösteriyor.
-
İran'dan NPT Vurgusu: Maksimalist taleplere boyun eğmeyeceğiz
İran, NPT kapsamındaki barışçıl nükleer hakkını savunarak ABD'nin maksimalist taleplerini reddetti. İsrail'in nükleer silahlarının görmezden gelindiği emperyalist çifte standart, İran'ın barışçıl enerji girişimlerini hedef alırken uluslararası hukuku hiçe saymaktadır; Tahran ise Pakistan arabuluculuğunda yeni bir değerlendirme sürecine hazırlanıyor.
-
Mossad Şefi savaşın ortasında 2 kez BAE'ye gitti
Mossad Direktörü David Barnea, İran'a karşı savaş sırasında Mart ve Nisan 2026'da BAE'ye iki gizli ziyaret düzenleyerek askeri ve istihbarat koordinasyonu sağladı. Bu gelişme, ABD destekli emperyalist ittifakların bölgeyi nasıl daha derin bir çatışmaya sürüklediğinin ve Arap ülkelerinin kendi halklarının çıkarlarını değil, dış güçlerin ajandasını hizaya koyduğunun en son kanıtıdır.
-
ABD'nin İran savaşı hegemonya mitini çökertti: Askeri güç sona erdi
ABD’nin İran’a karşı savaşı, askeri üstünlüğün hegemonya kurmaya yetmediğini kanıtlayarak Amerikan gücünün sınırlarını gözler önüne serdi. Irak ve Afganistan’dan sonra bir kez daha çuvallayan emperyalist strateji, yerini yorgunluğa ve müzakere sinyallerine bırakırken, bu savaşın sonuçlarının Irak’ı bile geride bırakabileceği uyarısı yapılıyor.
-
Tahran’dan ‘yüzde 90’ hamlesi: Nükleer kırmızı çizgi çizildi
İran, süregelen ambargo ve tehditlere karşı nükleer programını egemenlik alanının merkezine yerleştirirken, olası bir saldırı durumunda yüzde 90 zenginleştirme seçeneğini açıkça masaya koydu. Batı’nın tarihsel müdahaleleri ve ABD’nin anlaşmalardan çekilmesi, Tahran’ın diplomasiden caydırıcılığa evrilen bu sert dönüşünün arkasındaki temel nedenler olarak gösteriliyor.
-
Hizbullah’tan İHA salvosu: Merkava, D9 dozeri ve onlarca askeri araç vuruldu
Hizbullah, bugün sabah saatlerinden itibaren İsrail ordusuna ait çok sayıda askeri aracı, toplanma noktasını ve mevziyi İHA, güdümlü füze ve roket salvolarıyla vurdu. Operasyonlar, İsrail’in bölgedeki işgal varlığının ancak ABD’nin koşulsuz askeri ve diplomatik desteğiyle sürdürülebildiğini bir kez daha gösterdi.
-
İşgalci İsrail’den Trump’a İran uyarısı
İsrail, Trump’ın İran’la varacağı olası bir anlaşmada nükleer programın temeline dokunulmamasından ve füze ile vekil ağlarının pazarlık dışı bırakılmasından endişe ediyor. Bu tutum, emperyalist müdahale geleneğinin bir yansıması olarak değerlendirilirken, tarihsel örnekler İran’a yönelik baskıların tam tersi sonuçlar doğurduğunu gösteriyor.
-
Hizbullah Lideri Naim Kasım: Direniş asla teslim olmayacak
Hizbullah lideri Naim Kasım, İran’a gönderdiği mesajda direnişin asla teslim olmayacağını vurgulayarak 2000, 2006 ve son savaşlardaki zaferleri hatırlattı. Ayrıca İran’a yönelik son ABD-İsrail saldırısını kınayarak, İran milleti ve liderliğinin bu aşamayı da zaferle geçeceğini belirtti.
-
İran: Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirdik
İran Ordusu Sözcüsü, Hürmüz Boğazı’nın tam kontrolünün ele geçirildiğini ve ABD silahlarının geçişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Düşmanın 20 yıllık planlarının başarısız olduğunu, savunma doktrininin saldırıya dönüştüğünü belirten Ekrami-Niya, “ABD’nin bölgeden sonsuza dek çıkarılacağını” söyledi.
-
Demokrat Vekil Krishnamoorthi’den Trump’a sansürsüz Epstein belgeleri çağrısı
Demokrat Vekil Raja Krishnamoorthi, Başkan Trump’tan Epstein belgelerinin sansürsüz şekilde yayınlanmasını ve suç ağına yardım eden herkesin yargılanmasını talep etti. Adalet Bakanlığı’nın mağdur mahremiyeti gerekçesiyle yaptığı ağır sansür ve sonrasında yaşanan teknik hata skandalı, belgelerin tam anlamıyla şeffaflaştırılması taleplerini daha da güçlendirirken, siyasi tartışmalar ve Beyaz Saray’ın itirazları dosyanın hassasiyetini koruyor.
-
Siyonist İsrail hapishaneleri işkence ve cinsel saldırı laboratuvarına dönüştü
BM, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve İsrail’in kendi insan hakları örgütü B’Tselem’in raporlarına göre İsrail hapishaneleri, Filistinli tutuklulara yönelik cinsel işkence, tecavüz, aç bırakma, tıbbi ihmal ve köpeklerle saldırı gibi yöntemlerin sistematik bir devlet politikası olarak uygulandığı birer işkence laboratuvarına dönüşmüştür. Ekim 2023 ile Kasım 2025 arasında en az 98 Filistinli bu koşullarda şehit oldu
-
Putin: Rusya, stratejik nükleer gücünü geliştirmeye devam edecek
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ülkesinin stratejik nükleer kuvvetlerini modernize etmeye ve geliştirmeye, tüm modern ve gelecekteki füze savunma sistemlerini alt edebilecek füze sistemleri oluşturmaya devam edeceklerini söyledi.
-
İran petrodolar sistemini hedef alan Hürmüz planını açıkladı
İran Meclisi Milli Güvenlik Komisyonu, ABD ve İsrail gemilerinin geçişini yasaklayan, bu ülkelerin yetkililerine dava açılması için yasal ve mali teşvikler öngören bir Hürmüz Boğazı yönetim planını nihai hale getirdi. Plan, aynı zamanda geçiş ücretlerinin İran Riyali ile alınmasını zorunlu kılarak petrodolar sistemine meydan okurken, Batılı ülkelerden seyir serbestisinin ihlal edildiği yönünde tepkiler gelmeye başladı.
-
Eski Başbakan Barak: Netanyahu, tuzağa sıkışmış hayvan gibi
İsrail eski Başbakanı Ehud Barak, Netanyahu'nun seçim yenilgisi durumunda İran'a karşı yeni bir savaş başlatma, sahte videolarla dezenformasyon yapma ve hatta Trump yanlılarının Kongre baskınına benzer bir kriz çıkarma senaryoları da dâhil olmak üzere her yola başvurabileceğini öne sürdü. Netanyahu'nun siyasi hayatta kalma içgüdüsü, emperyalist siyasetin klasik bir yansıması olarak bölgesel istikrarı riske atarken, anketler seçimlerin iktidar bloku için hiç de iç açıcı olmadığını gösteriyor.