Washington
-
Irak Başbakanı Ali Zeydi, Washington'dan 48 anlaşmayla döndü: Irak'ta "sömürge" krizi
Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin beş günlük ABD ziyaretinin sona erdi. Ekonomik, enerji, mali ve güvenlik işbirliğinin genişletilmesine odaklanan ziyaret kapsamında 48 anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı. Ancak Irak içinden yükselen eleştiriler, Başbakan'ı "Ortadoğu'nun lideri" olarak nitelendiren Trump'ın aslında Irak'ı bir "sömürü alanı" olarak gördüğü ve ülkeyi vesayet altına almayı hedeflediği uyarısında bulunuldu.
-
Washington’ın İran Planında Mühimmat ve Kara Harekâtı Endişesi
Washington Post, ABD yönetiminin İran’a karşı daha geniş kapsamlı bir savaş seçeneğini değerlendirdiğini yazdı. Haberde, Amerikan ordusunun mühimmat stoklarının uzun süreli çatışmayı destekleme kapasitesi ve muhtemel bir kara harekâtının doğuracağı ağır sonuçlar konusunda ciddi kaygılar bulunduğu aktarıldı.
-
Washington’da “Savaşın Sonu” Baskısı: Trump’ın İran Politikasına Sert Tepki
Amerikan askerlerinin hayatını kaybetmesi, Washington’ın siyasi iklimini kökünden sarstı. Başkentte yükselen “savaşı sonlandırın” çağrıları, Trump’ın İran politikasını doğrudan hedef tahtasına oturtuyor. Bölgedeki kaybın yarattığı şok dalgası, yönetim üzerindeki baskıyı benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı.
-
Irak Başbakanı Zeydi’nin Washington Ziyareti: ABD’nin Etkisini Artırma Çabalarının Gölgesinde
Uluslararası ilişkiler uzmanı el-Esad, Irak Başbakanı Zeydi’nin Washington’a gerçekleştirdiği kritik ziyareti değerlendirerek, sürecin ABD’nin Irak üzerindeki nüfuzunu artırma stratejilerinin gölgesinde kaldığına dikkat çekti.
-
Irak Parlamentosunda Washington Ziyareti Gerilimi: Hukuk Hareketi’nden Şartlı Mesaj
Ketaib Hizbullah’ın siyasi kanadı olan Hukuk Hareketi, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin Washington’a yapacağı ziyarete dair net bir tutum belirledi. Grup adına konuşan Milletvekili Mikdad el-Hafaci, ziyaretin ancak Irak’ın yüksek ulusal çıkarlarına hizmet etmesi durumunda desteklenebileceğini vurguladı.
-
Video / Eski CIA Görevlisi Andrew Bustamante: "İran Sadece Ayakta Kalarak ABD'nin Yenilmezlik Algısını Sarstı"
Eski CIA görevlisi Andrew Bustamante, İran'ın olası bir çatışmada yalnızca varlığını korumasının bile Washington açısından stratejik bir başarısızlık olarak değerlendirilebileceğini savunarak, bunun ABD'nin "yenilmezlik" algısını zedelediğini öne sürdü.
-
Washington'un İran politikası çıkmazda: Tehdit, müzakere ve geri adım arasında gidip gelen ABD
Trump yönetiminin İran politikası kapsamında verdiği çelişkili mesajlar, Washington'un stratejik bir çıkmaz yaşadığı değerlendirmelerine neden oluyor. Analizlerde, ABD'nin askeri gücünden ziyade caydırıcılık ve küresel itibar alanında krizle karşı karşıya olduğu belirtilirken, İran'ın karşılık kapasitesinin Washington'un hesaplarını değiştirdiği ifade ediliyor. Trump'ın tehdit ve müzakere arasında değişen söylemlerinin ise daha derin bir stratejik belirsizliğin göstergesi olduğu kaydediliyor.
-
Afrika Boynuzu’nda “Stratejik Kilit”: Washington’ın Somaliland Planı
Afrika Boynuzu’nda küresel güçlerin nüfuz mücadelesi hız kazanırken, Washington’ın dış politika çevrelerinde Somaliland’ın diplomatik statüsü yeniden mercek altına alındı. Emekli bir ABD istihbarat yetkilisi, Washington’un Somaliland’ı resmen tanımasının bölgede Washington’a eşsiz bir askeri dayanak sağlayacağını, bu hamlenin Çin ile İran’ın bölgedeki etkinliğini kırmaya yönelik en güçlü kozlardan biri olacağını öne sürdü.
-
Tel Aviv-Washington Hattında Dikkat Çeken İtiraf: “İran Konusunda Tehdit Algımız Değil, Önceliklerimiz Farklı”
İsrail Genelkurmay Başkan Yardımcısı Amir Baram, İsrail ile ABD arasında İran’a yönelik yaklaşımda ortak bir tehdit tanımı bulunsa da iki ülkenin stratejik öncelikler noktasında ayrıştığını söyledi.
-
Washington-Tahran Hattında Diplomatik Hareketlilik: Katar ve Umman “Mutabakat” İçin Devrede
İran ile ABD arasındaki mutabakat zaptının çökme riskiyle karşı karşıya kalması üzerine bölgesel diplomasi trafiği yeniden hız kazandı. Katar ve Umman, gerilimi düşürmek ve kırılgan anlaşmayı korumak amacıyla taraflar arasında kritik bir arabuluculuk sürecini başlattı.
-
Merendi’den “Yeni Sömürgecilik” Uyarısı: Irak’taki ABD Varlığı Egemenliği Aşındırıyor
Tahran Üniversitesi Öğretim Üyesi Profesör Muhammed Merendi, İngiliz siyasetçi George Galloway’in programına konuk olarak, ABD’nin Irak’taki varlığını ve bu ülkenin yönetim merkezi olan “Yeşil Bölge”ye yansıyan dış müdahaleleri sert bir dille eleştirdi. Merendi, Washington’un bölge politikalarını “neo-kolonyalizm” olarak tanımlayarak, bu durumun Irak’ın bağımsızlık sürecini baltaladığını savundu.
-
Pezeşkiyan: ABD mutabakata uyarsa İran da taahhütlerini yerine getirir
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Washington’un mutabakatlara bağlı kalması hâlinde Tahran’ın da yükümlülüklerini yerine getireceğini belirtti. Açıklamada, tek taraflı baskı ve tehdit söylemlerine karşı diplomatik akıl ve ulusal onur temelinde hareket edildiği vurgulandı.
-
Hizbullah’tan Washington’daki Çerçeve Anlaşmasına Sert Tepki: “Sahada Karşılık Vereceğiz”
Hizbullah’ın üst düzey isimlerinden Mahmud Kamati, Washington’da imzalanan çerçeve anlaşmasını “hükümsüz” ilan ederek, örgütün anlaşmanın uygulanmasını engellemek için sahada tüm seçenekleri değerlendireceğini açıkladı.
-
Tel Aviv ve Washington Hattında “İran Dosyası”: Kapalı Kapılar Ardında Stratejik Koordinasyon
İsrail savunma mekanizmaları ile ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) arasındaki askeri iş birliğinin en üst seviyede yürütüldüğü bir dönemde, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile CENTCOM Komutanı Amiral Brad Cooper arasında gerçekleşen gizli görüşme, bölgesel güvenlik mimarisinin merkezine “İran dosyasını” yerleştirdi. Kamuoyuna yansımayan bu temas, iki ülke arasındaki operasyonel koordinasyonun kritik bir evreye girdiğini ve İran’ın bölgesel faaliyetlerine karşı ortak bir strateji geliştirildiğini ortaya koyuyor.
-
Washington’da İmzalanan “Çerçeve Anlaşması”: Direniş Alimleri’nden “Boyun Eğme” İthamı
Dünya Direniş Alimleri Birliği, Lübnan hükümetinin Washington’da yürütülen süreçte onay verdiği “çerçeve anlaşmasına” karşı tutumunu sert bir dille kamuoyuna açıkladı. Söz konusu metnin bölgedeki jeopolitik güç dengelerini İsrail ve ABD lehine dönüştürdüğü savunularak, bu adım “ulusal iradeye yönelik bir boyun eğme” olarak nitelendirildi.
-
İran'dan BM’ye: Washington’un saldırganlığına karşı sorumluluğunuzu yerine getirin
İran Dışişleri Bakanlığı, ABD ordusunun ülkenin güney kıyılarındaki kıyı gözetleme tesislerine yönelik hava saldırılarını “vahşi” ve “BM Şartı’nın açık ihlali” olarak nitelendirerek şiddetle kınadı. Açıklamada, saldırının 28 Haziran tarihli savaşı sona erdirme mutabakatının birinci maddesini açıkça ihlal ettiği belirtilirken, İsrail’in Lübnan’a yönelik eş zamanlı saldırısının da aynı mutabakata aykırı olduğu kaydedildi.
-
ABD-İsrail ve Lübnan arasında çerçeve anlaşması imzalandı
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’da yapılan görüşmelerin ardından İsrail ve Lübnan arasında bir çerçeve anlaşmaya varıldığını duyurdu
-
Rutte’den Washington Stratejisi: Avrupa’nın Savunma Harcamaları Trump İle İlişkilerde Yeni Koz
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin, ABD Başkanı Donald Trump ile yürüttüğü temaslarda Avrupa’nın Amerikan savunma sanayisine sağladığı ekonomik katkıyı öne çıkaran bir diplomatik strateji izlediği belirtiliyor.
-
Batı medyasından çarpıcı analiz: İran savaşı petrodolar sistemini yeniden şekillendiriyor
Batılı analist çevrelerinde, 40 gün süren İran-ABD çatışmasının, Washington’un küresel konumunda 1956’daki Süveyş Krizi’nin Britanya İmparatorluğu’nda yarattığına benzer bir aşınmaya yol açıp açmadığı tartışılıyor. Artan borç yükü, Pasifik’teki stratejik zaafiyet ve müttefiklerin bağımsız adımları, ABD hegemonyasının sınırlarını yeniden gündeme getiren unsurlar olarak sıralanıyor. Tahran yönetiminin ise bu tabloyu “direniş ve diplomatik zafer” şeklinde yorumladığı belirtiliyor.
-
İtalya’dan Washington’a: İran saldırılarında üs desteği verilmedi
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto’nun, ABD’nin İran’a yönelik hava operasyonlarında İtalyan topraklarının kullanıldığı iddiasını yalanladığı belirtiliyor. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’nin açıklamalarına karşılık olarak yapılan bu çıkış, yalnızca lojistik ve teknik faaliyetlere izin verildiğini ortaya koyarken, ittifak içindeki derin görüş ayrılıklarını gün yüzüne çıkarıyor.
-
İran’ın yıpratma stratejisi Washington’u köşeye sıkıştırdı: 39 trilyon dolar borç
Uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Mitra Rahb'ın değerlendirmesine göre, ABD'nin hegemonyası askeri ve mali açıdan sürdürülemez bir noktaya ulaştı. Washington'un İran karşısında yıpratma savaşında maliyetlerin kontrol edilemez boyutlara ulaştığı, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının küresel ticaret ve ABD iç ekonomisi üzerinde doğrudan etkiler yarattığı belirtiliyor. Analizde, ABD'nin ya stratejik geri çekilme ve bölgesel güçlerle uzlaşı yoluna gitmesi ya da mali açıdan çöküş değerlendiriliyor.
-
Tahran-Washington süreci: ABD-İsrail ayrışması ve kırılgan diplomasi dikkat çekiyor
İranlı siyasetçi Ahmed Şerif’in açıklamalarına göre, İran ile ABD arasında varılan mutabakatın en kritik özelliğinin savaşın durdurulması olduğu ve anlaşmanın büyük ölçüde ABD’yi daha fazla yükümlülük altına soktuğu ifade edildi. Şerif, ABD’nin yaptırımları kaldırma kapasitesi konusunda soru işaretleri bulunduğunu, buna rağmen sürecin diplomatik bir fırsat penceresi oluşturduğunu belirtti.
-
Trump’tan Senato kararına tepki: İran politikası Washington’u bölüyor
ABD Başkanı Donald Trump’ın, Senato’da kabul edilen ve İran’a yönelik askeri yetkilerini sınırlayan karara tepki gösterdiği aktarıldı. Trump’ın, Senato’nun adımını “düşmanlara yardım” olarak nitelendirdiği ve buna rağmen politikalarını sürdüreceğini ifade ettiği belirtildi. Açıklamaların, ABD iç siyasetinde İran politikası üzerinden yürüyen güç mücadelesini daha da görünür kıldığı kaydedildi. Sürecin, Kongre ile yürütme arasındaki savaş yetkisi tartışmalarını yeniden yoğunlaştırdığı ifade edildi
-
Washington Görüşmeleri Öncesi Yeni Hesap: İsrail Güney Lübnan’da Sınırlı Çekilmeyi Tartışıyor
ABD’de yapılması planlanan diplomatik temaslar öncesinde İsrail’in, Güney Lübnan’daki bazı noktalardan sembolik nitelikte çekilmeler ilan etme seçeneğini değerlendirdiği bildirildi. Bu adımın, müzakere atmosferini yumuşatmaya yönelik taktik bir hamle olabileceği ifade ediliyor.
-
Trump’tan Küstahça Hürmüz Boğazı Uyarısı: Washington‑Tahran Hattında 60 Günlük Kritik Süre
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a Hürmüz Boğazı’nı kapatmaması konusunda sert bir mesaj gönderdi. Washington yönetimi aynı zamanda iki ülke arasında gerilimi düşürmek amacıyla 60 günlük bir müzakere sürecinin başlatıldığını duyurdu.
-
Şeyh Kabalan’dan Washington Sürecine Tepki: “Lübnan’ın Egemenliği Pazarlık Konusu Olamaz”
Lübnan Caferi Başmüftüsü Şeyh Ahmed Kabalan, Washington’da yürütülen temaslara sert sözlerle tepki gösterdi. Kabalan, Lübnan’ın egemenliğini ve direnişin rolünü hedef alabilecek herhangi bir siyasi ya da askeri taahhüdün kabul edilemeyeceğini vurguladı.
-
Mearsheimer: Washington İran Karşısında Geri Adım Attı
Prof. John Mearsheimer, ABD ve İsrail’in İran ile yürüttüğü askeri mücadelenin beklenen sonucu vermediğini söyledi. Mearsheimer’a göre Washington, daha büyük bir küresel krizi önlemek için Tahran’la anlaşma yoluna gitmek zorunda kaldı.
-
ABD‑İran Uzlaşısı Sonrası Bölgesel Dengeler Tartışılıyor
Washington ile Tahran arasında varıldığı belirtilen mutabakatın ardından Orta Doğu’daki güç dengelerine ilişkin yeni değerlendirmeler yapılırken, bazı analistler gelişmelerin İsrail’in bölgesel etkisi ve savaşın stratejik sonuçları konusunda tartışmaları artırdığını belirtiyor.
-
Washington-Tel Aviv Hattında İran Ayrışması
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la bir anlaşmayı stratejik öncelik haline getirmesi, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun savaş sonrası bölgesel düzen planlarıyla Washington arasında görüş ayrılığına yol açtı.
-
Tahran’ın Dondurulmuş Varlıklarına Erişimde Yeni Formül: Washington ve Doha’dan Mekanizma Hazırlığı
ABD ve Katar, Tahran’ın dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığına kontrollü bir şekilde erişimini sağlamayı hedefleyen yeni bir finansal mekanizma üzerinde uzlaştı. İnsani yardımlar ve temel ihtiyaçlar için kullanılması planlanan bu model, ABD-İran arasında uzun süredir devam eden yaptırım odaklı gerilimde bir yumuşama işareti olarak değerlendiriliyor.